Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
AHTAPOT'UN BEYNİ VE KOLLARI

 

Türkiye'yi bir "rüşvet ve yolsuzluk ahtapotu" sarmış bulunuyor.

Buna ek olarak cinayet, gasp ve uyuşturucu şebekeleri devletle iç içe.

Ayrıca "faili meçhul" cinayetler de cabası.

 

* * *
 

Belki size garip gelecek ama, bunların içinde en önemlisi, "rüşvet ve yolsuzluk ahtapotu". Çünkü devletle ilgili olan bütün öteki sapmaların altında bu ahtapot yatıyor. Çünkü bu ahtapot, "sosyal-hukuk devletini"nin kanını emdi, onu yedi bitirdi. Bütün öteki münasebetsizlikler de bu yüzden ortaya çıktı.

Bakın neden:

Türkiye'de yolsuzluğun, rüşvetin, cinayetin, gaspın, uyuşturucu kaçakçılığının, "faili meçhullerin" önlenmesi neye bağlı.

Sosyal-hukuk devletinin işlemesine

Peki sosyal-hukuk devletinin işlemesi neye bağlı?

Yasalara.

Yani hem iyi yasalarınız olacak, hem de bunları iyi uygulayacaksınız.

Peki yasaları kim yapacak?

Meclis.

Yasaları kim uygulayacak?

Meclis'in seçtiği hükümet.

Meclis ve hükümet kimlerden oluşuyor?

Politikacılardan.

Şimdi soru şu: Politikacıların tümü, parti farkı olmaksızın yağma ahlâkını benimsemişse ne olacak?

Ne olacağı açık: Bugün Türkiye'de neler oluyorsa onlar olacak.

Peki bu düzelmez mi?

Bugünkü siyasal ahlâk ve bu siyasal ahlâkın pençesindeki siyasal yapı sürdükçe "Hayır".

Peki bu "yaygın yağma kültürü" nereden kaynaklanıyor?

Politikacıların hepsi mi ahlâksız?

Yani bu ülkede hiç mi ahlâklı kimse yok?

Ya da sadece ahlâksızlar mı politikaya giriyor, veya sadece ahlâksızlar mı seçiliyor?
 

* * *
 

Sema Erder'in iki hafta önce sözünü ettiğim, "İstanbul'a Bir Kent Kondu, Ümraniye" ve Uğur Mumcu Vakfı tarafından yaptırılan bir araştırmanın sonucu olarak yine aynı vakıfca bastırılan "Kentsel Gerilim" adlı kitapları ile, Mübeccel Kıray'ın daha önce bu sütunlarda üç hafta boyunca özetlediğim görüşleri, bu sorunun yanıtını veriyor.

1950 yılından başlayarak büyük bir ivme kazanan kente göç olgusu, kentsel alanların yasa dışı yollarla yağma edilmesine yol açtı.

Siyasal iktidarlar, bu yasa dışı yağmayı destekledi ve bir süre sonra da Özal döneminde doruk noktasını yaşadığımız gibi, bu yağmayı meşrulaştırdı.

Böylece bu alanlarda yaşayanların arasında, kaba kuvvete dayanarak yasalara karşı gelen ve bunun sonunda zenginleşen bir kitle ve bu kitlenin "arabesk bir ahlâk" anlayışı gelişti.

Bu "arabesk ahlâkın" en önemli niteliği, yasa tanımazlığı ve yırtıcılığı.

Sema Erder'in "yükselen aileler" dediği bir kesim, hem kentte tutunabilmek hem de yağmalarını meşrulaştırmak için yerel politikaya girdi ve Mübeccel Kıray'ın "patronaj ilişkisi" dediği mekanizmaları işleterek, bir yandan belediyelerdeki, öte yandan partilerin il ve ilçe örgütlerindeki politikacılarla bütünleşti. Çok yırtıcı olduklarından da bunu herkesten daha başarıyla yaptı. Belediye meclislerini, imar komisyonlarını ve daha da önemlisi, ulusal politikayı belirleyecek olan partilerin, delegeliklerini ele geçirdi.

"Yağma kültürü", bu yolla tüm siyasal partilerin hem yerel hem de ulusal örgütlerine egemen oldu. Böylece de ülkeyi ele geçirdi.
 

* * *
 

İşte "ahtapotun beyni" bu süreçtir.

Yani Türkiye'yi pençesine alan "rüşvet ve yolsuzluk" ahtapotunun yol açtığı hastalık öyle basit bir ameliyatla düzeltilecek bir hastalık değildir,

Bu "ahtapotun kolları" ise, siyasal partilerdir.

"Kent hukuku dışı gelişmiş alanlarda" yükselen aileler ve bunların "arabesk yağma kültürü" tüm yerel yönetimleri ve tüm partileri ele geçirmişlerdir. Hangi parti iktidara gelirse gelsin, onlar için farketmemektedir. Belediye meclislerindeki güçleriyle yerel politikayı, delegeliklerdeki ve örgütlerdeki güçleriyle de ulusal politikayı bütünüyle denetlemektedirler.

Türkiye'nin kurtuluşu, "demokratikleşme sürecinin", sosyal-hukuk devletinin güçlendirilmesi doğrultusunda gelişmesine, ve bunun için de siyasal partilerin kendilerini "ahtapotun beyninden" kurtarmalarına bağlıdır.

Ben umutluyum.

 

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional