Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

21. YÜZYIL TÜRKİYESİ VE um:ag

21. yüzyıl Türkiyesi'nin en önemli sorunu "Temsili Demokrasi" olacaktır.

Tüm toplumu, politikacılar aracılığı ile bir ahtapot gibi sarmış bulunan yolsuzluk, rüşvet olayları ve çeteler, önümüzdeki yüzyılda Türkiye'nin baş sorunudur.

Türkiye'nin sorunlarının çözüm yeri Meclis'tir.

Peki son günlerde gündeme geldiği gibi bizzat Meclis yönetimi, sorun çözmek yerine sorun üretirse ne olur?

* * *

Meclis'i siyasal kadrolar oluşturmaktadır.

Daha da net olarak, kimin Meclis'e gireceğini, Parti Genel Başkanları kararlaştırmaktadır.

Parti Genel Başkanları bu kararları verirken, esas olarak kendilerinin partileri içindeki ilişkilerini ve çok az da olsa, partilerinin kamuoyundaki imajlarını dikkate almaktadırlar.

Genel Başkanların "parti içi ilişkileri" genellikle, yerel kadrolar, daha da spesifik olarak "delegeler" tarafından belirlenmektedir.

Delege seçimlerini ise il ve ilçe başkanları belirlemektedir.

Bir lider, delegeler tarafından genel başkan seçildikten sonra, kendisini seçecek olan delegeleri ve bu delegelerin seçimlerini yönlendirecek olan il ve ilçe başkanlarını belirlemektedir.

Bu mekanizma içindeki temel soru şu: Bu karşılıklı belirleme süreci neden tüm partilerde yağmacılığı, rüşveti ve yolsuzluğu beslemektedir?

Ve tabii ikinci önemli soru hemen bunun arkasından gelmektedir:

Bu kısır döngüden kurtulmanın yolu yok mudur?

* * *

Uğur Mumcu, hem akıllı, hem dürüst, hem de çalışkan bir yazar idi.

Ne yazık ki, günümüz Türkiyesi'nde bu üç özelliği de kişiliğinde birleştirmiş çok insan yok.

Bu toplum Uğur'u kaldıramadı.

O'nu katletti.

Ama Uğur, ölümünden sonra da, insanların öldürülerek, düşüncelerinin ve hatta üretimlerinin engellenemeyeceğini göstermek suretiyle, tarihe ve Türkiye'ye ışık tutuyor.

Güldal Mumcu zihni berrak, yüreği pek, asil bir kadın.

Uğur'un öldürülmesinden sonra, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik (um:ag) adı ile bir vakıf kurdu.

Bu Vakıf, Mumcu'nun tüm yapıtlarını yayınlıyor. Bugüne dek biri 23 ciltlik öteki 39 ciltlik iki dizi çıkardı.

Özenle basılmış, dışı da içi gibi güzel kitaplar. Tam armağanlık. İster yılbaşı, ister bayram, isterseniz sadece saygı armağanı olur.

Vakıf, Uğur'un tüm yapıtlarını yayınlamanın yanında pek çok başka etkinlik de yapıyor.

Bunlardan biri, Türkiye'yi tanımaya ve anlamaya yardımcı olabilecek kritik alanlarda araştırma yaptırmak.

İşte bugünkü yazıda size asıl sözünü etmek istediğim olay, böyle bir araştırmanın sonunda um:ag yayını olarak çıkmış bir kitap.

Kitabın adı Kentsel Gerilim.

Kitabın yazarı Sema Erder.

Yayımlayan um:ag. 1997, Ankara.

Erder bir toplumbilim profesörü.

Daha önce de Ümraniye adlı bir kitabı yayınlandı ve geçen yıl,bu kitabı ile, benim de üyesi olduğum bir jüri tarafından Sedat Simavi Sosyal Bilim Ödülü'ne layık görüldü.

Bugün Türkiye'de gecekonduyu en iyi bilen ve yorumlayan bir kaç kişiden biri. Mübeccel Kıray'ın izinde ilerleyen bir biliminsanı.

Bu yazıda kitaptan iki cümle aktarmakla yetineceğim:

"Bu yeni yerleşmelerin (gecekonduların) kimi zaman ‘mafya' diye adlandırılan ticari amaçla örgütlenmiş; kimi zaman ‘dinci', kimi zaman ‘etnik', kimi zaman farklı ‘ideolojik' grupların öncülüğünde üretildiği gözlenmektedir."

"Türkiye'deki kentsel mekanın, kent hukuku ve açık piyasa kuralları dışında üretilmesi, bu alanlarda kendine özgü bir ortak yaşamın, ilişkiler sisteminin, yönetcilerin ve piyasa kurallarının da üretilmesi anlamına gelmektedir."

Benim Türkiye için teşhisim şu: Erder'in sözünü ettiği "kent hukuku ve piyasa dışı ilişkiler", Türkiye'de politika ile bütünleşti.

Bugün yaşanan yozlaşmanın temelinde de, bu yerel ile ulusal arasındaki yozlaşmanın ve yağmanın bütünleşmesi sürecinin, özellikle Özal döneminde tepeden de desteklenmesi sonunda, tüm Türkiye'yi pençesine almış olması olgusu yatıyor.

Tabii konu bu denli basit değil.

"Yolsuzluk ve Rüşvet Ahtapotunun Beyni ve Kolları", haftaya.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional