Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

GENÇLER, KADINLAR VE GENÇ KADINLAR

 

Her yeni gün, benim için yeni bir umuttur.

İnsanın, zamanın ve mekanın sonsuzluğunda algıladığı hiçliğine karşı bir çare olarak ürettiği takvimin bölünmelerine göre oluşan her hafta, her ay, her yıl, her yeni yüzyıl, ve tabii yeni binyıl da öyle.

Şu sıralarda "21. Yüzyılda Türkiye" adlı kitabımı bitirmek üzereyim.

Türkiye'nin hemen hemen tüm rakamları beynime kazılmış durumda.

Aslında bugün için pek umut verici rakamlar değil gibi bunlar.

Ama, insan zihninin sınırsızlığında çok kısa bir geçmişe dönüp, "1923 yılında Anadolu'da ne vardı, bugün ne var?" diye bakınca, yine de umut doluyor insan.

Yeter ki aynı gelişme ivmesi önümüzdeki yıllarda da sürsün.

Türkiye yarı-sömürge bir çevre ülkesi kimliğinden, gelişmiş bir merkez ülkesi konumuna doğru yavaş ama, güvenli adımlarla yol alıyor.

Önümüzdeki haftalarda bu konuda, elimdeki rakamlara dayalı bazı öngörülerimi değerli okuyucularımla paylaşmak niyetindeyim.

* * *

Bir de toplumsal ve kültürel gelişme boyutu var Türkiye'nin.

Cumhuriyet, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde hemen hemen dünya üzerinde görülmemiş bir dönüşümü gerçekleştirmiş.

Küçüklüğümde ve gençliğimde, "Cumhuriyet ve Atatürk Edebiyatını" içeriğini pek de anlamadan ve önemini hiç farketmeden, sanki yaşananlar çok olağanmış gibi algılardım.

Oysa biraz toplumbilim öğrendiğimde, Atatürk'ü incelemek ve anlamak, O'nun eseri olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin toplumsal yapısını irdelemek bende bir tutku halini aldı.

Akademik yaşamımda, tüm zamanımı okuma ve yazmaya ayırma fırsatı bulduğum için, önce Türkiye'yi sonra da Atatürk'ü araştırarak, öğrendiklerimi kitap haline getirip, okuyucunun hem dikkatine hem de eleştirisine sundum.

Bunları yaparken de insanlık tarihinin nasıl bir değişme ve gelişme çizgisini izlediğini yakalamaya çaba gösterdim: İnsanlık tarihini anlayabilirsem, Türkiye'yi ve Atatürk'ü daha iyi değerlendirebileceğim kanısındaydım çünkü.

* * *

Bugün sadece çok basit bir gerçeği dile getirmek istiyorum:

Türkiye'nin gelecekteki umudu, gençlerdedir, kadınlardadır ve özellikle de genç kadınlardadır.

Bakın neden?

Her toplum, Avrupa'da da, Asya'da da, Afrika'da da, Amerika'da da, ister Müslüman, ister Hıristiyan, ister Musevi isterse Budist olsun, tarımsal yapıdan endüstriyel yapıya ve, köy kültüründen kent kültürüne doğru gelişiyor ve değişiyor.

Tarımsal yapıda ve köy kültüründe, genellikle erkekler ve yaşlılar egemen.

Yani gençler ve kadınlar bu yapıda, bu kültürde eziliyor.

Dolayısıyla, endüstrileşme ve kentleşme, doğrudan doğruya, isteseler de istemeseler de, nesnel olarak, gençlerin ve kadınların özgürleşmesine, kimlik ve kişilik kazanmasına, toplumdaki yerlerinin değerlenmesine yol açıyor.

İşte bu nedenle de, bilincine varsalar da varmasalar da, gençler ve kadınlar, evrensel değişme ve gelişmeden, doğrudan yararlanıyorlar.

Hele hele, hem genç hem de kadın olanlar!

İşte onlar tam bir "öncü".

Ben bu nedenle gençlere, kadınlara ve özellikle de genç kadınlara güveniyorum, inanıyorum.

Pek doğal olarak, bir toplumdaki değişme ve gelişme bütün kesimlerde aynı hızla gerçekleşmiyor. Bu nedenle de örneğin, kırsal alanlarla kentsel alanlar, ya da kadınlarla erkekler, veya gençlerle yaşlılar arasında arasında pek çok uyumsuzluk yaşanıyor.

Örneğin, çevrenizdeki genç evlilerin pek çoğunun mutsuzluğunun altında, gelişme ve değişmeyi yani çağdaşlamayı sindirmiş genç kadınlarla, içlerindeki feodal egemenlik dürtülerinden kurtulamamış çağdaş görünüşlü genç adamlar arasındaki nesnel çelişki yatıyor.

Örneğin, siyasal yozlaşma olarak hepimizi umutsuzluğa sevkeden politikacı-bürokrat-mafya çeteleri olayının altında, feodal değerlerin erozyona uğramış, ama endüstriyel değerlerin de henüz yerleşememiş olması olgusu yatıyor.

Ben bütün bu olumsuzlukları, 21. yüzyılda gençler, kadınlar ve özellikle de genç kadınlar aracılığıyla aşacağımıza inanıyorum.

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional