Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MİLLİYETÇİLİĞİ AŞARKEN: DEMİREL VE YAZARLAR

 

20. yüzyıl ulus-devletler çağı idi.

21. yüzyıl ulus-devletlerin değişimine gebe.

Nasıl bir değişim bekliyor ulus-devletleri?

Bu sorunun yanıtı verilmeden, Türkiye 21. yüzyıla hazırlanamaz.

21. yüzyıl dünyasında Türkiye'nin yeri, bu arada "milliyetçilik" ideolojisi de tartışılırken, ipuçlarını bugünde ve geçmişte arayacağız.

Hemen belirteyim: Şöven milliyetçilik, kan dökücü milliyetçilik aşılırken, sığınağımız yine "Atatürk Milliyetçiliği" oluyor.

Çünkü Atatürk Milliyetçiliğinin temelinde, başka milletleri hor görmek değil, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tanımlanmış olan Türkleri", çağdaş milletler düzeyine çıkarmak hedefi vardır.

* * *

Demirel Cumhurbaşkanı olduktan sonra, milliyetçilik konusunda iki kez çok önemli şeyler söyledi.

Önce "Anayasal milliyetçilik" kavramını öne sürdü.

Bu kavram, ırkçılığı, şöven milliyetçiliği reddeden, "Türk" kavramını yeniden tanımlayan, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi Türk sayan" bir görüştü.

Bu kavram pek çok yazarın dikkatini çekmedi.

Dikkat edenler ise, bu anlayışa çok olumlu bakmadılar.

Demirel yılmadı.

Aradan aylar geçtikten sonra, bu kez "Anayasal vatanseverlik" kavramını ortaya attı.

Böylece, özü "milliyetçilik ideolojisine" bağlı olan "vatanseverlik" kavramını, kan dökücü, ayrımcı, insanlığı küçültücü özelliklerinden arındırıyor ve "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Anayasası'na saygılı herkesi" "vatansever" sayan bir anlayışı vurguluyordu.

Demirel bu tanımla, hiç kimsenin kendisinin seçmediği, yani "doğuştan gelen" bağlara dayalı, bu nedenle de akılcı değil, duygusal nitelik taşıyan ırkçı ya da şöven milliyetçi anlayışları reddediyordu.

Reddettiği bu kavramların yerine, bireyin kendi iradesini ve bu iradesi ile seçtiği (ve/veya oluşturduğu) "Anayasal düzeni" koyuyordu.

Anayasal düzen ise esasta, "laik ve demokratik, sosyal hukuk devletini", yani bütün vatandaşlarını din, dil, ırk ve milliyet farkı gözetmeksizin eşit sayan bir hukuk anlayışını belirliyordu.

İşte Türkiye'yi 21. yüzyıla taşıyacak olan "milliyetçilik" anlayışı da budur.

Cumhurbaşkanı Demirel söylediği için değil, insanlık tarihi ve dünya konjonktürü bu yönde geliştiği için doğrudur bu ifadeler.

Üstelik daha yüzyılın başında, henüz ortaya çıkmamış bir Türk milliyetçiliğini, tüm faşist ve ırkçı oluşumlarla çağdaş yaşadığı halde, bunları reddederek, "Cumhuriyetçi" esaslar üzerinde oluşturan Atatürk de, insanları bölücü değil birleştirici, başka ulusları aşağılayan değil eşit gören, çağdaş bir milliyetçiliğin temellerini atmıştır.

* * *

21. yüzyıldaki Türk Milliyetçiliğini anlamak için, önce İlhan Selçuk'un, milliyetçilik ile sosyalizm arasındaki sentezi Anadolu Aydınlanmasında oluşturduğu kitaplarını okumalısınız.

Mümtaz Soysal'ın milliyetçilik ile solculuğun ilişkisini belirleyen yazılarını, Toktamış Ateş'in, neredeyse duygusal boyutlara varan bir milliyetçiliği, hoşgörü ve hukuk devleti ile birleştirdiği kitaplarını, Baskın Oran'ın Türk Milliyetçiliğini soğukkanlı bir biçimde irdelediği incelemelerini de, geçen hafta önerdiğim Abadan-Unat'ın ve A.T. Kışlalı'nın kitaplarına ek olarak okumak gerekiyor.

Türkiye'yi, insanların "doğuştan gelen" ve bu nedenle de "tesadüfi olan" kimlikleri değil, iyi eğitilmiş bireylerin özgür iradeleriyle yaptıkları tercihlere dayalı bir "Anayasal Milliyetçilik" anlayışı yüceltecektir.

Bütün sorun, yüzyılın başında Atatürk'ün "Ne mutlu Türküm diyene" (olana değil) biçiminde formüle ettiği, ırkçılığı reddeden ve birey iradesine dayanan "milliyetçilik" anlayışını, O'ndan neredeyse bir yüzyıl sonra "Ne mutlu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım diyene" biçiminde ifade ettiğimizde, alay mı ediyoruz, ciddi mi söylüyoruz diye yüzümüze bakılmayacak bir devlet düzeni ve bir toplum üretmektedir.

Ne yazık ki, bu işler "devlet yönetimi çetelere ihale edilerek" ya da "Yaşar Kemal'e küfrederek" olmuyor.

İşte ben bu nedenle "İhalesiz iş yapacak politikacı arıyorum!"


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional