Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

ECEVİT; BAYKAL VE BLAIR

 

Ecevit, Türkiye'nin en deneyimli ve en birikimli politikacılarının başında gelir.

Baykal da, Ecevit'e nisbeten daha kısa bir siyasal yaşama sahip olmakla birlikte, Türkiye'deki pek çok politikacının ve liderin hocası olabilecek derecede birikimlidir.

Ecevit ve ailesi, siyasal yaşamları boyunca (son günlerde ne yazık ki "olağanlığını" yitirip artık bir "erdem" haline gelmiş olan) "hırsızlığa bulaşmama" konusunda başarılı bir sınav vermiştir.

Baykal ve ailesi de öyle.

Ecevit, Türkiye'de felsefeyi en iyi bilen kişilerden biridir.

Baykal bir siyaset bilimcisidir. Gençliğinde parlak bir akademisyen, yetenekli bir hatip, başarılı bir örgütçüdür.

Ecevit ozandır. Mükemmel İngilizcesi yanında Sanskirtçe de bilir. İyi bir gazeteci geçmişine sahiptir. Çok da iyi bir hatiptir.

İsmet Paşa gibi tarihsel ve anıtsal bir siyasal kişinin elinden, Parti liderliğini alabilmiştir.

Kıbrıs Fatihi'dir. Türkiye'nin, Cumhuriyet tarihi içindeki ilk ve tek (ve inşallah son) savaşına girmiş ve bu savaşı kazanmıştır.

Baykal, Ecevit'in, ve Erdal İnönü'nün Genel Sekreterliğini yapmış, bu dönemlerde Parti'nin en büyük oy oranlarına ulaşmasına yardımcı olmuş, daha sonra her iki liderle de ters düşerek, sonunda bugünkü CHP'nin Genel Başkanlığını almıştır.

Baykal'ı politikaya sokan Ecevit'tir.

Ecevit'in "Ortanın Solu" hareketi ile Parti'yi ele geçirmesinde de, sonradan "Karaoğlan efsanesi"nin yaratılarak, CHP'nin iktidara taşınmasında da Baykal, sürekli olarak başrol oyuncularından biridir.

Ecevit Baykal'ı parlamentoya sokarken, yıpranmasını önlemek için, her zamanki zerafeti ile, O'nu kontenjan adayı olarak göstermemiş, önseçim yaptırmış, ama, bizzat kendisi Antalya'ya giderek, Baykal'ın liste başı olması için, Genel Başkan sıfatıyla çaba sarfetmiştir.

* * *

Ecevit yaklaşık 40, Baykal yaklaşık 30 yıldır Türkiyedeki politikanın lider kadrosu içindedir.

Bir kuşağın politik ömrünü fazlasıyla aşan bu süreler içinde her iki liderin de "fanatik destekçileri" oluşmuştur.

Ecevit, hiziplere ve öteki politikacılara duyduğu tepkiden dolayı en zor yolu, doğrudan tabanla etkileşimi seçmiştir. Böylece "duygusal destekçileri" tabanda oluşmuştur. Bu nedenle, bugünkü siyasal gücünü, yani liderlik konumunu sürdürmek için kendisinden (ve eşinden) başka kimseye muhtaç değildir.

Baykal ise, uzun savaşımını, az sayıda "güvendiği" arkadaşı ile bir "hizip" çalışması içinde sürdürmüş, bu nedenle "duygusal destekçileri" tabandan çok, "yakın çevresinde" oluşmuştur. Bugünkü konumunu, büyük ölçüde "yakın çevresi"ne borçludur.

Sonunda Ecevit, yeniden oluşturduğu yüzde 15 dolayında bir kitlenin, Baykal da, çeşitli siyasal manevralarla ele geçirdiği CHP'nin yüzde 10'lara düşmüş bir oy potansiyelinin sahibi konumuna gelmiştir.

* * *

Her iki lider de bir insanın siyasal ömrünü aşan çok uzun bir süre, her türlü politik mücadelenin içinde olmuş, çeşitli başarıları ve başarısızlıkları tatmış, sonunda, biri salt kendi çabası, öteki çevresi ile birlikte, bulundukları yere gelmiş ve orada "kadiri mutlak bir genel başkan" konumuna kavuşmuştur.

Bu anlamda, her iki lider de, partileri içinde "dikensiz bir gül bahçesi"nin konforunu yaşamaktadır.

Bana kalırsa, Ecevit kişisel olarak tamamen, Baykal da "hizbi ile birlikte" kısmen, bu konumu "haketmişlerdir" de.

Ama bugün Türkiye'nin ve Partilerinin içinde bulunduğu durum onlara, geçirmiş oldukları destansı serüvenleri, acı ve tatlı taraflarıyla yeniden, bir kez daha, belki de daha şiddetli olarak yaşama sorumluluğu yüklemektedir.

Blair, (seçim kampanyasındaki doğrularını ya da yanlışlarını tartışmaksızın) bir partiyi yeniden kurma serüvenini bütün ağır ve yıpratıcı sonuçlarıyla yaşamayı göze alan bir lider örneğidir.

Liderlik koltuğunda oturanların, ne denli görkemli olursa olsun kişisel tarihlerinin lüksünü yaşama hakları yoktur.

Blair'in böyle bir tarihi bulunmadığı için, bu tür bir lüksü kullanma fırsatı da olmamış, hem bir siyaset hammalı, hem de bir politika kuyumculuğu ile çalışmıştır.

Bu konuya değinmeyi gelecek hafta da sürdüreceğim.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional