Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

CEHALET, LAİKLİK VE ABD

 

Hızlı değişme dönemlerinde, değerler alt üst oluyor.

Artık herkes bunu biliyor.

Ama hızlı değişme dönemlerinde, gelecekteki toplumun değerler sistemini üretecek olan eğitim gibi, aile gibi kurumlar da yıpranıyor.

Dolayısıyla, eski toplumun değerleri ortadan kalkarken, bunların yerine yeni ve tutarlı bir değerler sistemi koymak çok zorlaşabiliyor.

Türkiye'de eğitim sistemi üzerindeki tartışmaların yoğunlaşması, kabuğunu çatlatan toplumumuzun hangi değerler sistemine doğru yol alacağını belirleyen en önemli kurumu yani "okul sistemini" denetleme arzusundan kaynaklanıyor.

Eğitim sistemimiz, Cumhuriyetimizin eriştiği bu aşamada artık yetersiz kalmıştır.

Ne "iyi insan" yetiştirebilmektedir, ne "iyi vatandaş" ne de "iyi teknisyen".

Ama benim bu yazıda üzerinde durmak istediğim konu aslında geleceğimizi belirlemek açısından "yaşamsal önem taşıyan" "eğitim sistemimizin nasıl düzeltilebileceği" sorusu değil.

Serdar Turgut izin verirse, eğitimin yetersizliğinden kaynaklanan bir başka sorun üzerinde durmak istiyorum (Serdar Turgut'tan niçin izin istediğimi biraz aşağıda anlayacaksınız): Okulların yerini alan "medya"da politikacılarımızın "yumurtladıkları cevherler" ve bunların toplumu nasıl yanlış yönlendirdiği, nasıl yanlış bir değerler sistemini, ne denli cahilce yorum ve bilgilerle topluma empoze etmek istedikleri.

* * *

Türkiye Cumhuriyeti'nin hedefi bellidir: Demokratik ve Laik Sosyal Hukuk Devleti. (Aslında "laikliği" de içerdiği için "demokratik" sözü yeterliydi ama, yapılan bir saptırmaya işaret edeceğim için bilhassa "laikliği" de vurguladım)

Bugün içimizi karatan, bir karabasan gibi zihinlerimizi ve yüreklerimizi cendere içine alan oluşumlar, bir bölümü güncel, bir bölümü geleceği de ipotek altına almaya yönelen bu "hedef saptırıcı" uygulamalar dolayısıyle gündemimizi işgal etmektedir.

* * *

Demokratik Sosyal Hukuk Devleti hedefini saptırmak isteyenlerin bir bölümü, medyada sürekli bir propaganda yapıyor: "Efendim, biz dünyanın en demokratik ülkelerinden biri olan Amerika Birleşik Devletlerindeki kadar laiklik istiyoruz" diyorlar.

Arkadan da, doların üzerinde Tanrının ismi olmasından tutun da, Başkan'ın İncil üzerine yemin etmesine kadar pek çok örnek veriyorlar.

Böylece, Amerika'nın aslında ne denli "dindar bir devlet yapısına" sahip olduğunu belirttiklerini sanıyorlar.

Ama Amerika'daki özgürlüklerin, her türlü farklı ve karşıt din, mezhep ve inanç için geçerli olduğunu, kimsenin oruç tutmadığı için Üniversite kampüslerinde bıçaklanmadığını, yani özet olarak, "herhangi bir inancın" kamu yaşamını egemenliği altına almasına izin verilmediğini unutuyorlar.

İşte şimdi size Türkiye'de hemen hemen hiç yankı bulmamış olan (neden olduğunu siz düşünün) önemli bir Yüksek Mahkeme kararından söz ederek, Amerikan sistemindeki laikliğin özünü anlatacağım. (Şimdi Serdar Turgut'tan niçin izin istediğimi anladınız mı? Onun egemenlik alanında at koşturuyorum bugün!)

Biliyorsunuz, Amerika, içişlerinde egemen olan, ayrı ayrı "Devletler"den oluşur. Bu devletler, Federal Anayasa'nın kapsamına giren konularda, Yüksek Mahkeme'ye bağımlıdır. Yüksek Mahkeme, (bizdeki deyimiyle Anayasa Mahkemesi) Birleşik Devletler Anayasasının her Devlette (eyalette) geçerliliğini korumakla yükümlüdür.

Bu devletlerden Missisipi Eyaleti, çocukların sabahları okullarda, derslerden önce toplu halde dua etmeleri yönünde bir karar alıyor.

Aslında okullarda, herkesin sessizce ve kendi kendine dua etmesi serbest. Ama Eyalet, bunu bir "kamusal eylem" haline getirmek istiyor.

Bu kararın inanç özgürlüğüne karşı olduğunu düşünenler, Yüksek Mahkemeye gidiyorlar ve (şimdi sıkı durun), Mahkeme bu kararı iptal ediyor.

Gerekçe, "okullarda toplu halde edilen duanın bireylerin vicdanları üzerinde bir baskı oluşturacağı".

Yani Türkçesi, Amerikan Yüksek Mahkemesi, sabahları, öğrencilerin, toplu halde dua ettirilmelerini, laikliğe aykırı buluyor.

İşte Amerika. İşte özgürlük.

Türkiye Cumhuriyeti'ni Demokratik ve Laik, Sosyal Hukuk Devleti hedefinden saptırmak isteyenler, yalan yanlış beyan ve örneklerle halkın aklını bulandıracaklarına, niyetlerini, tavırlarını ve amaçlarını açıkça ortaya koysunlar: Tartışalım.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional