Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MAHALLENİN DELİSİ

 

Bizim mahallede bir garip adam türedi son zamanlarda.

Gözlüklü, gri saçlı, çenesindeki sakalı iyice beyazlaşmış bir adam.

Sabahın köründe görüyorum onu sokaklarda.

Kimi zaman köpekli, kimi zaman da köpeksiz.

Genellikle, kedi kadar küçük ama kaşlı gözlü, kendisi gibi garip bir köpeğin tasmasından tutmuş, koşuyor. Daha doğrusu "yerinde sayarak", koşarmış gibi yapıyor. Çünkü, gerçekten koşsa, köpek o kadar küçük ki, ona ayak uyduramayacak.

Köpeksiz olduğunda, bazen gerçekten yavaş yavaş koşuyor.

Bazen de hızlı hızlı yürüyor. Acelesi varmış da bir yere yetişecekmiş gibi.

Bizim mahalle, Istanbul'da, İkinci Ulus denilen yerde.

Gelir düzeyi yüksek aileler oturuyor çevremizde.

Ailelerin çoğu köpek besliyor.

Sonucu tahmin edersiniz tabii: Kaldırımlar köpek kakasından yürünmez olmuştu son zamanlarda.

* * *

Bu garip adam, yürümekle koşmak arasında, arkasında maymun mu, yoksa küçülmüş bir aslan mı olduğu pek belli olmayan köpek benzeri garip yaratığı ile etrafta dolaşırken, bir başka özelliğini daha gördüm, ve o zaman karar verdim ki bu adam deli.

Yanındaki hilkat garibesi ve kendisinin yaptığı garip hareketler sanki yeterince dikkat çekmiyormuş gibi, adam elinde, bir de şu bakkalların kullandığı beyaz naylon torbalardan taşıyordu.

Taşıması birşey değil, köpeği kaka yaptığı zaman, eğilip, o torba ile, sanki çok kıymetli bir maddeyi topluyormuş gibi, köpeğinin pisliğini özenle kaldırımdan alıyor ve bundan sonraki "yerinde koşusuna" elinde köpek pisliği dolu torba ile devam ediyordu.

Üstelik dikkat edilince bu işte uzmanlaşmış olduğu da anlaşılıyordu.

Köpeği, kaka vaziyeti alınca, yumuşak bir sesle "hadi Kont, aferin oğlum" gibi sözlerle onu özendiriyordu.

Kont işini bitirince de, pisliği, torbanın içine soktuğu eli ile, hiç değmeden kaldırımdan alıp, torbayı ters yüz ediveriyordu.

* * *

"Mahallenin delisi", karşılaştığı herkese, ama istisnasız herkese, dost ve sıcak bir sesle "günaydın" da diyordu.

Üstelik bunu yaparken, suratına, içinden geldiği belli olan, bu nedenle de asla yapay "nezaket tebessümleri" gibi insanı itmeyen, tam tersine, karşısındakini kucaklayan bir gülümseme koyuyordu.

Daha bitmedi.

"Günaydın" dediği insanlara, "biz köpeğin kakasını topluyoruz" diye bazen karşısındakinin o andaki algı sınırlarını zorlayan, bazen de elindeki köpekle derhal anlam kazanan bir cümle daha söylüyordu.

Sabah o saatlerde, sokakta genellikle üç tür insan oluyor:

Okul servisini bekleyen delikanlılar ve genç kızlar. Gazete ve ekmek için bakkala giden kapıcılar. Beslediği hayvanı sabah gezmesi için dışarı çıkarmış olan köpek sahipleri.

Bu insanların her üç grubu da, "mahallemizin delisini" önce çok yadırgadı. Kimileri "günaydın"ı duymazlıktan geldi. Kimileri de duyduklarını ama yanıt vermediklerini vurgulayarak, dik dik adamın suratına bakıp başına çevirdi.

Ama adam yılmadı. Garip davranışlarını ısrarla sürdürdü.

Derken yavaş yavaş bir mucize gerçekleşti: Önce gençler, sonra kapıcılar ve daha sonra da köpek sahipleri, kimi zaman, artık kendilerine selam verilmesini bile beklemeden, "günaydın" demeğe başladılar.

Bir süre sonra, mahallemizin sokaklarındaki sabah sohbeti, kaldırımlardaki köpek pislikleri üzerinde yoğunlaştı.

Köpek sahipleri, "mahallenin delisi"nden, "köpek pisliği toplama tekniği"ne ilişkin bilgiler almaya başladı.

"Mahallenin delisi", zaten köpek gezdirenlerle karşılaşınca, "Biz bunun kakasını topluyoruz" dedikten sonra, büyük bir merakla soruyordu: "Peki siz onun kakasını ne yapıyorsunuz?"

* * *

Geçen gün "mahallenin delisi" ile ben de karşılaştım.

"İğrenmiyor musunuz köpek pisliği toplamaktan?" diye sordum.

"Siz ‘Temiz Türkiye' için her gece bir dakika ışıklarınızı söndürürken parmağınız elektrik düğmesine değdiğinde ne kadar mutlu oluyorsanız ben onun on katı daha keyifleniyorum" dedi.

Ve ekledi "Üstelik bakın, sokak artık temiz".

Dedim ya, adam "mahallenin delisi". Utanmadan son darbeyi de indirdi: "Darısı başınıza!".


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional