Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

ALMANYA, ATATÜRK VE UĞUR MUMCU

 

 

Ülke insanımızın özelliklerini sayarken mangalda kül bırakmayız: Ecdadımızın kahramanlığından, halkımızın özverisine dek, dünyanın sanki bütün mükemmel nitelikleri bizde toplanmıştır.

Ama gelin görün ki, ortaklaşa bir iş yapmak hemen hemen olanaksızdır yurdumuzda: Derhal, liderlik kavgası, "kimin dediği olacak" tartışması, "parsayı kim toplayacak" sorusu ön plana geçer. Böylece, birden çok kişinin "ortak ve eşit" gayretini gerektiren işler genellikle yapılamaz.

İnsanımızı ortak iş yapmaya zorlayan en önemli gereklilik, kentlerimizdeki "Apartman yaşamı" yani "kat mülkiyeti yasası"nın düzenlediği, "aynı binada ortak yaşam" koşullarıdır.

Aynı apartmanda oturan kat maliklerinin, kendi somut çıkarları doğrultusunda dahi "ortak iş yapamadıkları", artık reklamlara bile esin kaynağı olmuştur. Yani halkımız, hem de nisbeten gelişmiş olan kentli nüfusumuz "ortak iş yapamıyor".

İşbirliği ya da "ortak iş yapma", siyaset gibi daha kaygan zeminlere geldiğinde, ya da ideoloji gibi, zaten tartışmalı konularda söz konusu olduğunda iyice olanaksızlaşmaktadır.

Bu özellik, tüm toplumumuzun ortak niteliği olmakla birlikte, özellikle "demokrat" ve "sol" kesimde daha da belirgindir. Çünkü, bu kesim de, bütün öteki kesimler gibi, henüz feodal değerlerden kurtulamamış kişilerden oluşmaktadır. Ama bu feodal özellikler, "demokratlık" ve "solculuk"la doğrudan çeliştiği için buralarda daha fazla göze batmakta ve sanki solcular ya da demokratlar, öteki kesimlerden daha beceriksiz imişler gibi bir görünüm vermektedir.

* * *

Almanyalı Türkler, yukardaki özelliklerimizden hayli kurtulmuş bir grup. Hem bir yabancı ülkede yaşadıkları ve daha yoğun bir dayanışma gereksinmesi duydukları için, hem de gelişmiş endüstriyel ve kentsel yaşam içinde "işbirliği" yapmayı öğrendiklerinden dolayı, "ortak iş" yapmaya biraz daha eğilimli kişiler.

Bütün bu "Almanya'da kazanılmış olumlu özelliklerine karşın" orda yaşayan, benzer duygu ve düşüncelere sahip yurttaşlarımız bile müthiş bir bölünmüşlük görüntüsü içindeler.

Örneğin, aynı çatı altında toplanmış olmalarını beklediğiniz insanlar, sosyal demokratlar olarak, "Halk Dernekleri", "Atatürkçü Düşünce Dernekleri" ve "Alevî dernekleri" olarak en az üçe bölünmüşler.

* * *

İşte bu farklı örgüt çatıları altında "bölünmüş" bir görünüm veren Almanya'daki insanlarımız, Ocak ayının son haftasında, "Uğur Mumcu'yu anma" toplantılarında aynı salonu paylaşarak, aynı konuşmacıları dinlemekte birleştiler.

Çünkü, Uğur Mumcu, onlar için, ortak bir ülkünün, paylaşılan bir idealin simgesiydi: Atatürk'ün kurduğu çağdaş ve demokratik bir Cumhuriyetin daha ileriye götürülmesi için çaba harcayan bir düşünür, bir araştırmacı, bir yazar, bir gazeteciydi Uğur Mumcu.

Demokrattı. Çağdaştı. Cesurdu. Atatürkçüydü. İlkeli ama diyaloga açıktı. İyi bir araştırmacı ve mükemmel bir gazeteciydi.

Kendini "Atatürkçü" diye tanımlayan Kürt kökenli, birinci kuşak Almanyalı Alevi yurttaşım Abbas bana verdiği mektupta Atatürk'e şöyle sesleniyordu:

"Sağcısı da, solcusu da dincisi de, dinsizi de, size düşman olabilirler. Sizin laik çağdaş Cumhuriyet ilkelerinize sımsıkı bağlı olmak günden güne çoğalmaktadır. İlkelerinizi savunan insanlar, zaman zaman yobazlar tarafından katlediliyorlar. Cömertler, Özler, Mumcular, İpekçiler, Aksoylar, Dursunlar, nice nice yazamadığımız aydınlar. Yine de ilkelerinize daha fazla sarılınacaktır.

İşte Almanyalı Türkler bu görüşte birleşmişler ve salonları doldurmuşlardı: Ülkeyi, Atatürk'ün çizdiği, ve Uğur Mumcu'nun hayatını verdiği yolda aydınlığa kavuşturmak, totaliter rejim özlemcilerinin, mafyanın, üç kâ ğıtçıların elinden kurtarmak için!

* * *

Sanıyorum, yurt dışında da, yurt içinde de, halkta bir "bıçak kemiğe dayandı" izlenimi var.

"Aydınlığa çıkmak için her gece bir dakika karanlık" eylemi bu "sabrı taşan" halkın bir tepkisi.

Atatürk'e inanan ve Uğur Mumculara güvenen seçmenlerin "hainlik suçlamasına karşın" gerçekleştirdikleri ender "ortak eylemlerden" biri.

Anlayana sivri sinek saz…


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional