Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

KÜLTÜRDE SPONSORLUK VE YAPI KREDİ ÖRNEĞİ

 

 

Türkiye'nin kabuğu çatlamış durumda.

Değişim, Mustafa Kemal Atatürk'ten bu yana zaten egemenliğini ilan etmiş olan değişim, ivmesini arttırarak sürüyor.

Hızlı değişme dönemlerinde, eski kurallar yıprandığı ve bunların yerine yenileri henüz konamadığı için, ortaya çıkan "anomi" durumu, hızla "anarşiye" dönüşebilir.

Liderler yıpranmış, örgütler yetersiz kalmış, insanlar, kimliklerini ve varlıklarını sürdürebilme derdine düşmüştür. (Yalnız Sosyal Demokrasiden değil, Türkiye'nin genel durumundan söz ediyorum.)

Bütün bu kargaşa içinde, bir yandan "yeni toplumun" filizleri ortaya çıkar, öte yandan "eski toplumun" ve ondan çıkar sağlayanların umutsuz direnişi, insanların ar ve haya damarlarını çatlatacak boyutlara bile ulaşabilir.

Müslümlerin, Fadimeleri "kurtarma" operasyonları, "çareyi, geçmişte arayanların" anakronik ve trajik modelidir.

* * *

Yeni toplumun filizleri, Türkiye'nin tüm "dinamik kesimlerinde" rahatlıkla gözlenmektedir.

Bir yandan, genel olarak kültür, sanat ve edebiyat, öte yandan "özel girişimcilik" bu değişmenin çiçeklendiği alanlardır. Çünkü bu alanlar, değişmeye hem en hassas olan, hem de bu nedenle değişmeye öncülük eden etkinlikleri bağırlarında barındırıyor.

İşte, filmde Eşkiya, işte romanda Yeni Hayat, işte dünya sahnelerinde ayakta alkışlanan, Opera Bale ve Senfonilerimiz, işte tüm dünya liderlerini konuk eden Habitat ve Habitat dolayısıyla, üretilen, "Dünya Kenti İstanbul" sergimiz.

Bunlar hep, sanat ve kültür alanındaki güzelliklerin simgeleri, değişmenin filizlerindeki tomurcuklardır.

Rusya'yı yeniden inşa eden müteahhitlerimiz, Orta Asya steplerinde, beş yıldızlı otelleri hem yapan hem işleten şirketlerimiz, Batı dünyasını giydiren tekstilcilerimiz ve bunlara finansman sağlayan bankalarımız, bürokrasi tarafından engellenmedikleri ya da siyasetçilerle işbirliği halinde hortumlanmadıkları zaman "yeni toplumun" rasyonel ve verimli uygulamalarını ortaya koymaktadır.

"Yeni toplumun" müjdelerini izlediğimiz, "dinamik özel kesim" ile, "kültür ve sanat kesimi" çakışırsa ne olur?

İşte Yapı Kredi Yayınları'nın, Tarih Vakfı tarafından Habitat dolayısıyla yapılmış olan "Dünya Kenti İstanbul" sergisi üzerine yayınladığı enfes kitabı karıştırırken bu sorunun yanıtını düşündüm.

Bir yanda, harap Darphane binasına yeniden hayat veren bir Vakıf ve bu binada gerçekleştirdiği "uluslararası bir kültür şöleni". Öte yanda, bu "süreli" etkinliğe destek olup sponsorluk yaparak, onu ölümsüzleştiren bir banka.

Aslınde bu "ortak proje" her iki kuruluşun da ilk vukuatı(!) değil.

Tarih Vakfı, pek çok güzelliğin yanında, geçen yıl tamamlanan İstanbul Ansiklopedisi ve bu yıl bitecek olan Sendikacılık Ansıklopedisi ile, Türk Kültürüne imzasını atmış bir kuruluş.

Yapı Kredi Bankası'nın kültürümüze katkılarını ise bu sütunun sınırları içinde saymak olanaklı değil.

Özellikle Burhan Karaçam ve Ömer Kayalıoğlu göreve başladıktan sonra, Yapı Kredi'nin gerçekleştirdikleri, "yeni toplumun" filizleri filan değil, belki de taa kendisi.

Ulysis ile 500'üncü kitaba erişen yayın programı, Uluslararası Leyla Gencer Müzik Ödülü, Onat Kutlar ve Enis Batur ile yapılan ve Türkiye'nin kültürel temellerini vurgulayan Simurg projesi, ilk kadın maestro'muz İnci Özdil'in Gürcistan Senfoni Orkestrası'nı Rumeli Hisarı'nda yönettiğinde hepimizin gözlerini yaşartan başarıyı da içeren, yıllık "gençlik festivali".

Şu anda hemen aklıma gelen ve yukarda saydığım birkaç projenin herbiri tek başına bile, bu kuruluşu, kültür tarihimize altın harflerle yazmamıza yeter de artar.

Bizim, bir "aferin"i bile esirgediğimiz Kayalıoğlu'na yabancılar madalya veriyor.

Bu arada, "eski toplum özlemcileri" ne yapıyor diye sorarsanız, Rumelihisarının konserlere kapatıldığını, Darphanenin ise, İstanbul Müzesi Projesini önlemek üzere, Tarih Vakfının elinden alınmakta olduğunu belirtebilirim

* * *

Evet, Türkiye değişiyor ve daha da değişecek.

Bu değişme "evrensel" doğrultuda, daha demokrat, daha üretken ve daha güzel bir topluma doğru olacak.

Ve bunu kimse engelleyemeyecek.

Ne politikacılar, ne memurlar, ne mafya, ne de cinci hocalar!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional