Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

LİDERLİK PANELİNDE ECZACIBAŞI'NIN SORUSU

 

 

10 Eylül günü TESEV'in liderlik konusundaki bir "paneline" katıldım.

Prof. Ahmet Koç, Türkiye'de sanayinin gelişmesini mükemmel bir biçimde özetledi.

Yalçın İpbüken, işletmelerde çalışan insanların manevi değerleri üzerinde güzel bir çözümleme yaptı.

Dr. Haluk Şahin, hem akademik kişiliğinin hem de gazeteciliğinin getirdiği kazanımlarla, liderlik konusundaki güncel sorunları, özellikle "lilderlik makyajı" konusunu anlattı.

Cem Boyner, siyasal yaşamda edindiği deneyimleri, iş yaşamı ile karşılaştırmalı bir biçimde, liderlik üzerinde odaklaşarak ve dürüstlük konusunu vurgulayarak aktardı.

Ben, Selçuklu-Osmanlı çizgisindeki "liderlik" kitaplarından ve Birleşik Amerika'dan bazı örnekler vererek, iş hayatındaki liderlik ile siyasal liderlik bakımından bazı temel belirleyicilere işaret etmeye ve özellikle, siyasetteki seviye ve ahlak sorununa dikkat çekmeye çalıştım.

Daha sonra, kendisi de gençliğinde, Doğramacı'nın hışmına uğramış olan Prof.Yılmaz Esmer'in demokratik ve disiplinli yönetiminde tartışmalara geçildi.(Biliyorsunuz, disiplinsiz demokrasi, demagojiye, anarşiye ve kakokrasiye dönüşür. Kimi zaman, daha tehlikeli olarak kleptokrasi de ortaya çıkar.)

En sonunda da Dr. Yılmaz Argüden güzel bir özet yaptı.

Bugün, bu panelden aldığım "iki çarpıcı izlenimi" okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

* * *

Tüm konuşma ve tartışmalarda, Türkiye'nin yönetiminde birbirinden çok farklı ve zıt özellikler gösteren iki yönetim biçiminin oluşmuş bulunduğu dikkatimi çekti. Biri "endüstriyel yönetim" öteki, "bürokratik yönetim".

Endüstriyel yönetim, akılcı ve verimli, hem müşterisi hem de çalışanı olarak, insanı ön plana çıkaran, onun gereksinmelerini ve dolayısıyla önemini vurgulayan bir yaklaşıma sahip.

Çünkü varlığı buna bağlı.

Bir başka deyişle, "iyi mal" üretemediği ve bunu "satamadığı" zaman, yok olup gidiyor.

Öte yandan bürokrasi, hem çalıştırdığı memurlar hem de hizmet verdiği vatandaşlar olarak, insanı önemsemeyen, hatta horlayan, itip kakan bir yapıya sahip.

İşin trajik yanı, bu iki zıt dünyanın birbiriyle yakın ve fonksiyonel bir ilişki içinde bulunması gereği.

Yani, "endüstri dünyası", üretim yapabilmek ve satabilmek için, "bürokrasi dünyasına" bağımlı.

Bürokrasi dünyasının temel belirleyicisi ise, siyaset.

Böylece ortaya, üretim etkinliklerinin, bürokratik faaliyetleri ve siyaseti çok aştığı, ama, bir yandan da bu dünyalara bağımlı olduğu için, onlardan olumsuz etkilendiği garip bir tablo çıkıyor.

Sanıyorum, Türkiye'nin birinci sorunu, "üretim", "bürokrasi" ve "siyaset" arasında oluşmuş bulunan bu "şeytan üçgenini" kırmak ve aşmak.

* * *

Tartışmalar bölümünde Bülent Eczacıbaşı bir soru sordu: "Liderliğin, pek çok koşulu olduğunu biliyoruz. Ama sizce, liderlerde, ‘olmazsa olmaz' nitelik taşıyan, yani esas olan özellik nedir?" dedi.

Sonra da, kendi yanıtını ekledi: "Bana göre bir liderde olmazsa olmaz nitelik taşıyan özellik, dürüstlüktür"

Aslında gerek Boyner'in gerekse benim konuşmalarımızda, siyasal liderlerdeki "dürüstlük" sorunu yeterince vurgulanmıştı.

Öyle anlaşılıyordu ki, sadece bir büyük holdingin yönetiminde edindiği bilgilerle değil, katıldığı uluslararası liderlik seminerlerinde kazandığı kuramsal bilgilerle de donatılmış olan genç Eczacıbaşı, özel bir mesaj vermek istiyordu.

"İşte yapısal değişme bu olsa gerek" diye düşündüm. "Eskiden politikacılar, işadamlarına ahlak dersi verirlerdi, şimdi işadamları politikacılara dürüstlüğü hatırlatıyor."

* * *

Toplumsal değişme kaçınılmazdır. Bu nedenle de kendi içinde "iyi" ya da "kötü" olarak bir değer yargısı taşımaz.

Türkiye'deki yapısal değişmenin, işadamlarını bu noktaya getirmiş olması "iyi", politikacıları ise bulundukları konuma düşürmüş olması "kötü"dür.

Kendisine ve çevresine saygı duyan "demokratik vatandaşın" görevi, kaçınılmaz değişmenin iyi yanlarını pekiştirmek ve yaygınlaştırmak, kötü yanlarını törpülemektir.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional