Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

SOSYAL DEMOKRASİDE BİR BİLGİ KAYNAĞI: TÜSES

 

 

TÜSES bir vakıf.

Açık ismi, Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı.

TÜSES, yıllarca değerli bilimadamı, bürokrat ve politikacı , Korel Göymen'in başkanlığında bir üniversite gibi çalıştı.

Sosyal Demokrasi konusunda sayısız değerli araştırma ve yayın yaptı. Gençlerle ve sendikacılarla seminerler, konferanslar düzenledi.

Korel Göymen'in Turizm Bakanlığı Müsteşarı olmasıyla, Vakfın Başkanlığına bir başka değerli bilimadamı, Prof. Dr. Taner Berksoy geçti.

Vakıf, aynı zamanda Cumhuriyet yazarı olan Prof. Dr. Taner Berksoy başkanlığında da, hem araştırma yapma ve yayımlama, hem de bütün Sosyal Demokrat kesimlere ve partilere eşit uzaklıkta davranarak, hepsine hizmet verme geleneğini sürdürdü.

* * *

Sosyal Demokrat siyasetin 1996 yılında bir bunalım içinde olduğu kesin.

Genel olarak bakıldığında, 1970'li yıllarda Ecevit'in Başkanlığında Sosyal Demokratların aldığı oy, yüzde kırkı aşmıştı. Bugün, birinin başında yine Ecevit olmak kaydıyla, iki Sosyal Demokrat partinin oy toplamı yüzde yirmiyi ancak geçebiliyor

Özel olarak bakıldığında, SHP'nin 1991 seçimlerinde aldığı yüzde yirmibir oyu, "hezimet" ilan edenlerin lideri, ve bir zamanlar Ecevit'in en yakın çalışma arkadaşı olan Baykal'ın Genel Başkanlığındaki Parti, bugün yüzde onbir oy toplayabilmiş.

Sosyal Demokrasi bu duruma neden ve nasıl geldi?

Bu sorunun yanıtını doğru vereceğiz ki, onu bu durumdan kurtarmanın yollarını da sağlıklı olarak belirleyebilelim.

İlk bakışta görülen nedenler, 12 Eylül askeri müdahelesi ile liderlerin ve hiziplerin birbirlerine karşı uzlaşmaz tutumları.

Ama tüm suçu, bu iki ögeye yüklemek, bana biraz fazla kolaycılık gibi görünüyor.

Evet, 12 Eylül yönetiminin, Sosyal Demokrasiye karşı her türlü engeli getirdiği doğrudur. Evet, "hizipçilikten" bunalmış olan liderlerin, her ikisinin de, "küçük olsun ama benim olsun" anlayışı ile, kapılarını, başta birbirlerine olmak kaydıyla, Türkiye'nin Sosyal Demokrat potansiyelini dışlayacak bir biçimde, sıkı sıkıya kapadıkları da doğrudur.

Yine de, bence bu iki öge, yalnız başına, Sosyal Demokrasinin bugünkü "düşüşünü" açıklayamaz.

Engeller niçin aşılamıyor?

Niçin Sosyal Demokratlar, kendileri için çok uygun olan bugünkü ortamda, seçmen için yeniden bir umut olamıyorlar?

Bence bu soruların yanıtı, Sosyal Demokratların, seçmen gözündeki güvenilirliklerini yitirmiş olmasında yatmaktadır.

Sosyal Demokrasinin önündeki birinci hedef, toplumun güvenini yeniden kazanmaktır.

* * *

TÜSES'in, Necat Erder, Sezgin Tüzün, Ahmet ve Filiz Kardam gibi değerli araştırmacıların yönetiminde gerçekleştirdiği bir dizi çalışma, bu konuda politika üretecek "nitelikli Sosyal Demokratlar" için bir hazine.

Bu araştırma sürecinin üçüncü aşamasında, 15 Mart-7 Nisan tarihlerindeki saha çalışmasına dayalı olarak hazırlanan, Türkiye'de Siyasi Parti Seçmenlerinin Nitelikleri, Kimlikleri ve Eğilimleri adını taşıyan rapor, geçtiğimiz Cumartesi günü, tartışmaya açıldı.

Bugün, yer darlığından dolayı, çok ilginç bulduğum konulardan sadece bir tanesi hakkındaki bilgileri aktarmakla yetineceğim.

Araştırmada, konuşulan kişiden, önce, Türkiye'nin en önemli sorununu belirlemesi istenmiş. Sonra da bu sorunu hangi partinin çözeceğine inandığı sorulmuş.

Türkiye'nin en önemli sorununu, kendi partisinin çözeceğine inananların oranları şöyle:

RP % 75.7, ANAP % 62.5, MHP % 58.8, DYP % 56.0, DSP % 55.3, HADEP % 51.4, CHP % 45.9.

Yani, kendi partisine en çok güvenenler RP'de, en az güvenenler ise, CHP'de. DSP'nin durumu CHP'den biraz daha iyi ama, alttan üçüncü sıradaki yeri pek de parlak değil.

Demek ki, Türkiye'de Sosyal Demokrasinin önündeki birinci sorun, seçmendeki "güven bunalımını" aşmak.

Bilim, böyle diyor. Gerisi politikacılara kalmış.

İki sol parti, bu "güven bunalımını" birbirlerine saldırarak mı aşarlar, yoksa, bu saldırılardan, başta kendi partileri olmak kaydıyla, tüm Sosyal Demokratlar mı zarar görüyor, bunu onlar, mutlaka benden daha iyi bilmektedir.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional