Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

PROFESÖRLÜK VE ÖĞRENİM-POLİTİKA İLİŞKİLERİ

 

 

İki profesörün kurduğu hükümet beni eski günlerime götürdü.

Üniversitede yıllarca verdiğim dersler sırasında "Demokrasi" konusunu işlerken, öğrencilerin sürekli olarak önüme getirdikleri bir yargı ve bir öneri vardı.

Yargı, "demokrasi"nin "öğrenim düzeyi yüksek bir seçmen kitlesi" gerektirdiği, öneri ise, belli bir öğretim görmemiş kişilerin oy hakkına kısıtlama ve sınırlama getirilmesi idi.

* * *

Şimdi bu konuda, yıllarca savunduğum ve öğrencilerime aktardığım görüşü, onlarla tartıştığım aynı yöntemle, Sokrates'in "doğurtma yöntemi" ile, okuyucularımla da paylaşmak istiyorum.

Soru: Seçmen niçin "öğretimli" ya da "okumuş" olmalı?

Yanıt: Politikacılar tarafından aldatılmayı önlemek ve "doğru seçimler" yapabilmek için.

Soru: Siyasette "doğru seçim" nedir?

Yanıt: Ülkenin yararına üretilen en güzel çözümleri temsil edenlerin seçimidir.

Soru: O zaman siz "diplomalı" seçmenin "en güzel çözümleri üreten partiyi", "diplomasız" seçmene göre daha "doğru" belirleyeceğini mi düşünüyorsunuz?

Yanıt: Evet.

Soru: Sizin mantığınıza göre, öğrenim düzeyi yükseldikçe, insanların "doğru seçim yapmaları" ve bu yolla "en güzel çözümleri üreten" partiye yönelmeleri, beklenen bir sonuç mudur?

Yanıt: Evet.

Soru: Bu görüş doğru ise, en azından yüksek öğrenim görmüş olanların genellikle aynı partiye oy vermeleri beklenir değil mi?

Yanıt: Tabii.

* * *

Tam bu noktada, kendi öğrencilik yıllarıma dönüyor ve Siyasal Bilgiler Fakültesindeki günlerimi anlatıyordum.

Esas olarak aktardığım anı, "bizim zamanımızda ne büyük hocalar vardı" anlayışı içinde, iktisat bilimini, Sadun Aren gibi, Aydın Yalçın gibi, Besim Üstünel gibi ünlü ve çok iyi profesörlerden okuduğumuz idi.

* * *

Daha sonra yeniden, "doğurtma yöntemine" dönüyordum.

Soru: Öğrenimin en yükseği nedir?

Yanıt: Üniversite.

Soru: Onun en üstü?

Yanıt: Üniversite hocalığı.

Soru: Üniversite hocalarının en üst düzeyi nedir?

Yanıt: Profesörlük.

Soru: Peki siyasetle en yakından ilgili bilim dalları, yani bize "doğru seçimi ve partiyi" gösterecek olan alanlar nedir?

Yanıt: Siyasal Bilim, iktisat, sosyoloji, kamu yönetimi ve benzerleri.

Soru: O halde, en baştaki varsayım geçerli ise, yani öğrenim ile "doğruyu" bulma olasılığı yükseliyorsa, en azından bu alanlardan birindeki profesörlerin aynı partiye yönelmeleri gerekmez mi?

Yanıt: Evet.

Sonuç: Şimdi size gerçek hayattan, kendi yaşamımdan bir örnek vererek, bu varsayımın yanlış olduğunu kanıtlayacağım: Benim iktisat okuduğum üç hocanın biri (o dönemdeki) Türkiye İşçi Partisi'nin, öteki Cumhuriyet Halk Partisi'nin, daha öteki de ( şimdiki DYP'nin anası olan) Adalet Partisi'nin üst düzey yöneticileri arasındaydı.

Yani, "okumuşların en okumuşu olan", alanları doğrudan siyaset içinde bulunan ve aynı konuda öğretim yapan bu üç insan, birbirinden farklı "en iyi çözümleri", bir başka deyişle, değişik partileri, "en doğru seçim" olarak belirlemişti. Öğrenim ile siyasal tercih arasında doğrudan bir ilişki bulunsaydı, bunların üçünün de aynı partide olması gerekmez miydi?

* * *

Bir hoca olarak, "eğitime" çok değer vermem doğal. Ayrıca her zaman, her alandaki "öğretimin" de yararına ve gerekliliğine inanıyorum.

Ama bütün araştırmaların gösterdiği gibi, seçmen açısından siyasal tercih, tüm dünyada, "bilgi"den çok bir "inanç" işi.

Yoksa, esas olarak, bir "kaynak paylaştırması" niteliği taşıyan siyaset içinde, dinin yeri bu denli güçlü ve geniş olabilir miydi?

Bazı çevrelerin yarım yüzyıldır, "dini eğitimin" temelini oluşturan "imam öğretimi" üzerinde bu kadar ısrarla durmalarının asıl nedeni de bu değil mi?

Unutmayalım ki "öğretim" ve "diploma" ancak bir "genel eğitimin" parçası olduğu zaman işe yarar.

Türkiye'deki çarpıklık ise genelde, "demokrasi eğitiminin" eksikliğidir.

 

 

 

 

 


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional