Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

"KÖŞE YAZARLIĞININ İŞLEVİ"

VE "12 MAYMUN"

 

 

"Köşe yazarlığının işlevi" TÜYAP'ın Ankara Kitap Fuarı programı içinde düzenlenmiş bir "panel".

"12 Maymun" ise şu sıralarda sinemalarda oynayan bir film.

İlhan Selçuk ile Fikret Bila'nın katıldığı paneli ben yönettim.

"Panel"den kısa bir süre sonra da "12 Maymun"u izledim.

Bence, "panel" muhteşem, film de müthiş idi.

* * *

Fikret Bila, konuşmasında, basındaki sermaye tekelleşmesi ile siyasetteki lider hegemonyasını dile getirerek, bu iki oluşumun "birbirlerini destekleyici" süreçteki korkutuculuğa dikkat çekti.

Bila'nın üzerinde durduğu tehlike, bu iki oluşumun "ittifak etmesi" halinde toplumda ortaya çıkacak (ya da çıkmış) olan büyük gücün, ‘yönlendirici' etkisiydi.

İlhan Selçuk, köşe yazarının işlevinin, toplumu haberler konusunda bilgilendirmek, ahlâk konusunda aydınlatmak, bu amaçlar için durmadan çalışmak ve tekelleşmeye karşı bireysel özgürlüğün aydınlığını insanlara taşımak olarak anlattı.

Özellikle vurguladığı konu, köşe yazarının sadece "doğrulardan" ve "gerçeklerden" yana tavır koymasının yetmeyeceği, bu tutumunu gece gündüz süren, bitmez tükenmez bir çalışmayla desteklemesi zorunluluğuydu.

Ben, açış konuşmamda, Amerikalı iki araştırmacının, Katz ve Lazarsfeld'in buldukları bir gerçeği, kitle iletişim araçlarının (medya) topluma yayımladıkları bildirileri, bazı kamuoyu liderlerinin, yeniden yorumlayarak halka aktardıkları bulgusunu dile getirerek, köşe yazarlığının "evrensel" işlevine işaret etmiştim.

"Panel"in sonuna doğru yaklaşık 400 kişilik izleyici kitlesi ile yüzyüze muhteşem bir etkileşim kuruldu.

Ben izleyicilerin çeşitli eğilimlerini ve düşüncelerini soruyordum. Onlar da el kaldırarak sayısal gerçekler biçiminde ifade edilebilecek yanıtlar veriyordu.

Bu muhteşem etkileşimde hiç kuşkusuz Fikret Bila ve İlhan Selçuk'un izleyicileri çok etkileyen konuşmaları kadar, salonu dolduran insanların duyguları, yani sevgi ve güvenleri önemli bir rol oynamıştı.

Katılıcıların çoğunluğu, Cumhuriyet okuru (sevgili Deniz Som'un deyimiyle CUMOK) idi ve İlhan Selçuk'u dinlemeye geldikleri anlaşılıyordu.

* * *

"12 Maymun" Terry Gilliam'ın müthiş bir filmi.

Bir "bilimkurgu".

Her filmin bir "kendi gerçeği" vardır, bir de "toplumsal gerçek". Bir sanat yapıtının "gerçeği" ile bizim toplumsal olarak, çevremizden algıladığımız ve "en doğru gerçek" sandığımız gerçeklik her zaman çakışmaz.

Bu birbirine "çakışmayan" gerçeklik sendromu en belirgin olarak "tarih" ve "bilimkurgu" filmlerinde ortaya çıkar.

Terry Gilliam, kendi filminin "gerçekliği" konusunda bile izleyiciyi nefes nefese bırakıyor.

Filmin gerçekliği, acaba bizim toplumsal gerçeğimizi yansıtan ve "paranoid şizofreni" ile açıklanabilecek bir temel üzerine mi oturuyor, yoksa zaman içinde seyahat etme gibi, tümüyle çevremizdeki gerçeğe aykırı bir başka gerçekliğe mi?

Bu soru bana, günümüz Türkiyesi'nin siyaset arenasında yaşananları ve onu izleyenlerin ikilemini çağrıştırdı: İzlediklerimiz gerçekse, toplumsal bir şizofreniye mi tutulduk? Yoksa, bir başka zamanın ve mekânın olaylarına mı tanık oluyoruz?

İzleyici zaman zaman, film gerçeğinin egemen olmasını arzuluyor. Aynen Türkiye Cumhuriyeti seçmenlerinin, son aylarda tanık oldukları siyasal olayları "hiç yaşamamış" olmayı istemeleri gibi.

Filmi izlerken, yanımda, hem benden daha keskin görsel-işitsel özelliklere sahip, hem de filmi algılama gücü benimkinden yüksek bir arkadaş gereksinmesi duydum. İzlediğim sahneleri kendisi ile konuşup tartışmak ve hangi gerçekliğin geçerli olduğunu daha iyi anlayabilmek için.

* * *

Tüm değerlerin alt-üst olduğu, çevremizde olup bitenleri sanki bir "bilimkurgu" filmi gibi dehşetle izlediğimiz günümüzde, hangi gerçekliğin geçerli olduğunu yani, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bize kim gösterecek?

Sanıyorum, anlık ve evrensel gerçeklikler arasındaki çatışmanın doğru çözümünü bulan köşe yazarları yarına kalacak, bulamayanlar ise günlük "köşelerinde" sıkışıp kalarak, tarihin karanlıklarında yok olup gidecektir.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional