Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar


 
Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı Cilt 3 Kapak


TÜM SEÇKİN

KİTAPÇILARDA

Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı

3. CİLT
Karşı Devrim Yanılsaması
2002-2019

Remzi
Kitabevi

Kitabın kapağını görmek için resme tıklayınız.

Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı Kutulu

Devrimin ve Karşı Devrimin Yüz Yılı (Kutulu Takım)


Kongar.org Google+ Sayfası
Resmi twitter hesabı:
Resmi Facebook hesabı:

GÜNCEL,(1) 24 Haziran 2024

Din Bilginlerinin Bildirgesi

23 Haziran Pazar günü, Türkiye Cumhuriyeti ve İslam Dini açılarından tarihsel bir gün oldu:

14 Din Bilgini, (eski Türkçe ile 14 ulema) Türkiye'de dini siyasete alet eden politikacıların, İslam Dini'ni saptıran "Şariat eşit İslam'dır" yanıltmacasının yanlışlığını açıklayan bir bildiri yayınladılar.

Bence bu bildirge, İstiklâl Savaşı tarihimizde, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları için idam fermanı yayınlayan Padişah Vahdettin ve onun Şeyhülislam'ı Dürrizade Abdullah'a karşı, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının bağımsızlık için savaşan yurtseverler olduğunu ve İslam'a hizmet ettiklerini ifade eden Börekçizade Rifat ve elli kadar Anadolu Müftüsü'nün fetvasını andıran önemde bir metindir.

Bu nedenle, tarihsel önemde bir belge olan bu metni aşağıda yayınlıyorum:

* * *

"İLAHİYATÇILARDAN BİLDİRGE

Şeriat, İslam Demek Değildir

Cumhuriyetimizin 100. yılını geride bıraktığımız bu günlerde toplumumuz kısır ve tehlikeli bir tartışmanın içine çekilmek istenmektedir. Bu tartışma adeta dine rağmen din, İslam'a rağmen İslam denilebilecek düzeyde bir cahilliği içeren şeriat tartışmasıdır.

Arap dilinde pek çok anlama sahip olan şeriat sözcüğü terminolojik açıdan dilimizdeki hukuk sözcüğünün karşılığıdır. Gerek dinsel inanışları referans alan gerekse laik ve seküler dünya görüşüne dayanan yasalar Arap dilinde şeriat sözcüğü ile ifade edilir.

Bu nedenle şeriatı din ve İslam'la özdeş bir kavram olarak yansıtmaya çalışmak gerçeğe aykırıdır.

İslam şeriatı denilen kavram İslam'ın kendisi demek değildir.

Zira şeriat kurallarının çok azının kaynağı Kur'an ayetleridir. O ayetlerin de çoğu dönemsel olup esbab-ı nüzul çerçevesinde anlaşılması ve yorumlanması gereken hükümleri içermektedir.

İslam tarihinde bütünsel ve tek yapı halinde bir şeriat anlayışından söz edilemez. Gerek fıkhî gerekse ona zemin oluşturan itikadi meselelere ilişkin onlarca şeriat yorumu ve uygulaması söz konusudur. Bu yorum ve uygulamalar, sahabilerin farklı görüşlerinden, sıhhati tartışmalı kimi hadislerden, İslam bilginlerinin kimi aklî çıkarımlarından neşet eden ve pek çok bakımdan birbiriyle çelişen ictihadî hükümleri yansıtmaktadır.

Hangi şeriat ekolü söz konusu olursa olsun içerdiği kurallar açısından hiçbirinin günümüz toplumsal yaşamına ve insan gereksinimlerine, temel hak ve özgürlüklerine dahası çağdaş hukuksal sorunlara yanıt verebilecek bir yapıda olmadığı açıktır. Böyleyken insanlığın ve Müslümanların geçirdiği hukukî evrimi dikkate almayan şeriat taleplerine itibar etmek mümkün değildir.

Birey kimliği, kadın erkek eşitliği, iktisadî ilişkiler, suç ve ceza kavramı, aile hukuku, siyasi sistem ve bilimsel çalışmalar açısından şeriat hukuku, dönemin Arap toplumunda değişim ve dönüşüme öncülük eden ilk uygulamaları içerse de günümüzde uygulanabilirliği söz konusu olmayan kurallar yığını olarak, ancak akademide hukuk tarihi dersleri için bir anlama sahip olabilir. Başka bir deyişle şeriat kurallarının güncel yaşamda insan onuruna yakışır bir karşılığı yoktur.

Çok eşliği, kölelik kurumunu, çocuk yaşta evliliği, haremlik selamlık uygulamasını, haklar bakımından kadınların ikincilliğini, mürtedin idamını ve tekfirciliği içermesi, iktisadî tezler bağlamında da günümüzün girift ekonomik ilişkilerini karşılayamayacak denli basit oluşu, siyasal sistem açısından ise otoriter ve totaliter bir rejimi öngörmesi, şeriatı kabul edilebilir olmaktan uzaklaştırmakta ve olanaksız kılmaktadır.

İslam dini, inanç, ibadet ve ahlak esasları olarak şeriattan kesinlikle ayrıdır.

Şeriat uygulanamaz olsa da İslam dini, iman esaslarıyla, uygulama olarak da namaz, oruç, hac, zekât vb. ibadetleriyle, ahlakî açıdan ise helal haram anlayışıyla yüzyıllardır yaşanan ve bundan sonra da daima yaşanacak olan son ilahi dindir. İslam azizdir ve şeriatla kısıtlanamayacak denli değerlidir.

Büyük İslam bilgini Ebu Hanife'nin de dediği gibi din, Hz. Âdem'den beri gelen tevhid inancıdır ve asla değişmez. Ama şeriat değişir. Nitekim tarih boyu her ümmet için ayrı bir şeriat söz konusu olmuştur.

Osmanlı'nın Mecellesi'nde de belirtildiği üzere; "ezmanın tegayyürü ile ahkamın tebeddülü inkar olunamaz." Ancak bu durum elbette ki din için söz konusu değildir. Din, sabittir ve tersi düşünülemez.

Bu gerçekler ışığında ilahiyatçılar olarak bizler, bütün halkımızı, aziz dinimiz İslam'ı yaşarken aynı zamanda büyük Atatürk'ün ve şehitlerimizin emaneti olan; laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti devletimize sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Unutulmamalıdır ki, laiklik dinin doğru ve özgürce yaşanabilmesi için de yaşamsal önem taşımaktadır. Devletin dini ancak adalettir anlayışıyla her türlü dinsel ve mezhepsel ayrıma karşı ulusal birlik ve bütünlüğümüzü korumalı ve güçlendirmeliyiz.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz."

İMZACILAR

Cemil KILIÇ (İlahiyatçı Yazar)

Şahin FİLİZ (İlahiyatçı Prof. Dr.)

Mustafa ÖZTÜRK (İlahiyatçı Prof. Dr.)

İsrafil BALCI (İlahiyatçı Prof. Dr.)

Hatice Doğan (İlahiyatçı Dr.)

Hakkı Yılmaz (İlahiyatçı Yazar)

Hıdır Temel (Din Bilimleri Dr.)

İdris ŞAHİN (İlahiyatçı)

Yaşar KOÇER (İlahiyatçı)

Fikret EROĞLU (İlahiyatçı)

Halis DİNÇER (İlahiyatçı)

Emine YÜCEL (İlahiyatçı)

Mehmet GÖL (İlahiyatçı)

Mustafa Sağer (İlahiyatçı)

* * *

Sanıyorum, insanlık ve İslam tarihinde, çok önemli bir devrimi vurgulayan Türkiye Cumhuriyeti'nin laik bir devlet olarak evrimleşmesi olayını ve olgusunu, felsefi, siyasal ve dini bir dönemeç olarak yorumlayan ve sadece insanlık tarihi değil, İslam tarihi açısından da doğru bir yere oturtan bir bildirge ile karşı karşıyayız.

Bu bildirgenin insanlığa ve İslam Dini'ne ilişkin olarak çok verimli tartışmalara vesile olacağına inanıyorum.

 


İstanbul On Kapak NUTUK - Emre Kongar Seçkisiyle

KİTAPÇILARDA

DİREN - Demokrasi İçin Manifesto Tarihimizle Yüzleşmek-Kapak ABD'nin Siyasal İslam'la Dansı-Kapak

Hoş geldiniz

Oğlum bu siteyi oluştururken, benden siteye girenler için bir "hoşgeldiniz" iletisi istedi. Ben de ona bir değil dört ileti verdim:

  1. "Yaşamın iki anlamı vardır: Sevgi ve üretim. Severek üretmek, üreterek sevmek"  (Yaşamın Anlamı, s.62)
     
  2. "Ben yazılarımı, bütün yaşamımla bile bu dünyada hiç bir şeyi etkileyemeyeceğimi bilerek umutsuzca, ama tek bir makale ile tüm dünyayı değiştirebilecekmiş gibi bir sorumlulukla yazıyorum." (Demokrasi ve Laiklik, s.87)
     
  3. "Her medya patronu ancak, gazetesindeki ya da kanalındaki en terbiyesiz medya mensubu kadar terbiyelidir". (Cumhuriyet, 13 Nisan 2000, Medya Notu)
     
  4. "Bütün insanları çok seviyorum. Gençleri daha çok seviyorum. En çok da okurlarımı ve öğrencilerimi seviyorum."

(1)Eski "Güncel"ler için Güncel Arşivi'ne bakınız.

Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Cumhuriyet Gazetesi Remzi Kitabevi Tele1 Televizyonu Koln Kutuphane StoryTel

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 24 Haziran 2024

Valid HTML 4.01 Transitional