Aydınlanma yazıları her Salı, Medya Notu yazıları her Cuma, Güncel
her Pazartesi yenilenir.
MEDYA NOTU
EMRE KONGAR
ÜÇ MEKTUP, BİR NOT
T. Kayık "Medyanın Kodlarını" yazmış; hoş bir çalışma:
"Türkiye normalleşiyor: Emperyalizmin kontrolünde bir
'Ilımlı İslam' cumhuriyetine doğru hızla gidiyoruz, emperyalizme kim
karşı durabilmiş ki biz duralım?... Emperyalistlerin boyunduruğu altına
girmek bu bağlamda normaldir ve bu entegrasyon 'normalleşmedir'.
Artık bir dönem kapanıyor: Atatürk devrimlerinin altı
oyuluyor ve karşı devrimci dinci oligarşi nihayet devletleşiyor.
Laik elit çöktü: Cumhuriyetin son savunucuları da artık
tasfiye edilmeye başlandı.
Türkiyeliyiz: Türklükten nefret ediyoruz.
Herkes görevini bilecek: "Türk Silahlı Kuvvetleri dinci
oligarşiye müdahale etmesin."
* * *
Beni türban konusundaki tutumun hakkında sorgulayan bir okurum
ise, üç sene sonra haklı olduğumu fark etmiş.
"Bundan yaklaşık 3 sene önce size kitabınızı okuduğumu ve çok
beğendiğimi ancak türbanlı arkadaşlarımın da inançlarına saygılı
olunması gerektiğini yazmıştım.
O zamanlar üniversite öğrencisiydim, şu anda ise Anadolu'da bir köy
okulunda öğretmenim ve düşüncelerimde ne kadar yanıldığımı şimdi
farkediyorum.
Siz bunları bize yıllardır anlatmaya çalışıyorsunuz ve bu millet o
kadar unutkan ki daha dün yaşananları unutuyor ve yaşatılacakları
görmezden geliyor.
Öğretmenlerin neredeyse tamamı türbanı meşru görüyor ve cemaatlere
yardım ediyor. Üstelik Müslümanlığın tam tersi olarak sadece
kendilerini düşünüyorlar. Sadece ramazanda fakir bir öğrenciye yardım
ediyorlar.
Benimle ortak görüşlere sahip bir arkadaşımla iki senedir bu
çocuklar için çabalıyoruz.
Çocuklar şimdi oruç tutmadığımızı bildikleri halde (buranın altını
çiziyorum, çünkü bu bugünkü okullarda biraz zor) bizi çok seviyorlar.
Onlara değer verdiğimizi biliyorlar ve hayatta iyi bir mesleğe sahip
olmaktan ziyade iyi ve hoşgörülü birer insan olmak gerektiğinin önemini
kavramış durumdalar.
Müdürümüz de bir eylemcinin akrabası ve namazında niyazında.
Ancak o bile bizim okula demokrasi getirdiğimizi ve artık sol
görüşlü insanlara karşı önyargılı olmadığını söyledi.
Bunları neden size yazıyorum, çünkü fikirlerimi paylaşacağım kimse
yok şu anda.
Cumhuriyete sıkı sıkı bağlı olan biri için, bu dönemler yalnız
kalınan dönemler maalesef.
Biz sizin gibi aydınlardan güç alıyoruz Sayın Kongar. Dürüstlüğünüz
ve bizi yalnız bırakmadığınız için teşekkürler."
Geç de olsa, gerçekleri fark ettiği için sevgili okurumu
kutluyorum ve başarılarının devamını diliyorum.
* * *
Bir okurumuz, E. Y., Çarşamba semtinde ilk kez karşılaştığı
"Mahalle Baskısı"na duyduğu tepkiyi dile getirmiş:
"Çarşamba semtindeki yapıları görmek için gittiğimizde, mahallenin
sokaklarında dolaşırken bile örtümüzü takmak durumunda kalmamız çok
üzücüydü.
Bunun yanısıra bina fotoğrafı çekmek istediğimizde de, o sırada
cenaze için toplanan cemaati çekiyormuşuz gibi algılandığından olsa
gerek, bir uyarıyla karşılaştık.
Laik bir devlet olduğuna inandığım Türkiye Cumhuriyeti sınırları
içinde böyle bir durumla karşılaşmak beni derinden sarstı ve gelecek
ile ilgili kaygılar duymama neden oldu.
Ben ilk kez böyle bir ortam içine girdim.
Belki de bu anlamda yalıtılmış, bu tip yobazlıklardan uzak bir yaşam
alanında olduğumdan dolayı daha fazla etkilenmiş olabilirim. Yine de bu
durumu hafızamdan silip atmak istemedim ve size iletme gereği duydum."
Trajikomik bir saptama: Sevgili E. Y. hiç üzülmesin, bu yaşadığı
durum Türkiye'nin başka yerlerinde olup bitenlere göre çok hafif
kalıyor!!!
* * *
Bir de not:
"Cumhuriyeticin" grubunun koordinatörünün adresi
okyals@yahoo.com imiş. Emre Sarıkuş'un ilgisi kalmamış.
|