Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Green Bullet Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar
  Green BulletAydınlanma
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum

Yazılar
  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Green Bullet Kısa Özgeçmiş

Green Bullet Curriculum Vitae (in English)

Green Bullet Güncel Arşivi

Green Bullet Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

PEN AYIN KİTABI:

Gezi Direnişi-Kapak

PİYASAYA
ÇIKTI

EMRE KONGAR
AYKUT KÜÇÜKKAYA


 

GEZİ DİRENİŞİ


 

Cumhuriyet
Kitapları

Kitabın kapağını görmek için resme tıklayınız.
Kongar.org Google+ Sayfası
Resmi twitter hesabı:
Resmi Facebook hesabı:

GÜNCEL,(1) 2 Mart 2015

Kürt Açılımı ve Barış: Hayal mi Gerçek mi?

Öcalan'ın açıklamasını AKP hükümeti yetkilileri ile birlikte kamuoyuyla paylaşan HDP üyelerine, Öcalan'ın "Kongre toplayıp silah bırakma kararı alın" dediği KCK'dan yazılı yanıt geldi.

Önce o yanıta ilişkin haberin özetine bakalım:

HÜKÜMET SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRSİN

FıratNews Ajansının haberine göre, KCK açıklamasında, müzakere heyetlerinin hemen oluşması, müzakereye başlanması ve izleme heyetinin de tüm bu süreçleri takip etmesi için çalışmalarına gecikmeden başlaması gerektiği de vurgulandı ve şunlar belirtildi:

'Artık demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümünde adım atmama konusunda hiçbir gerekçe ve engel kalmamıştır. Halkımız ve duyarlı tüm kesimler bu irade beyanı ile birlikte hükümetin ve devletin adım atmasını beklemektedir.

Eğer bu açıklama önemliyse -ki Hükümet haftalardır böyle bir açıklamanın beklentisi içinde olmuştur- o zaman hükümetin buna vereceği köklü somut adımlar ve ciddi bir siyasal karşılık olmalıdır. 2013 yılında gerillanın geri çekilmesi karşısında gösterilen sorumsuzluk ve duyarsızlık mevcut durumda bir daha kesinlikle yaşanmamalıdır.

Kürt Özgürlük Hareketi bugüne kadar atması gereken ne adım varsa atmıştır. Bundan sonra atacağı her adım AKP'nin yeni süreç karşısındaki tutumuna ve atacağı adımlara bağlı olacaktır.'

KCK açıklamasında şu hususlara da dikkat çekildi:

'Hükümet ve Cumhurbaşkanı samimiyet ve uygulamadan söz etmektedir. Hükümet böyle bir açıklamanın niyet beyanının yapılmasını ısrarla istemiştir. Tahkim edilmiş ateşkes ve yapılan açıklamadan sonra samimiyet ve uygulama sırası AKP'ye gelmiştir.

...Önder Apo'nun yarattığı zemin ve fırsatın yine bir seçim malzemesi olarak kullanılması sorumsuzluğu ortaya çıkmış olacaktır. Önder Apo'nun yaptığı bu tarihi iyi niyet beyanını bir seçim propagandası olarak ele almak halklarımıza karşı yapılmış en büyük haksızlık ve sorumsuzluk örneği olacaktır.

Demokratik siyaset ancak temel demokratikleşme sorunlarında adım atma ve demokratikleşme ortamında var olacak bir durumdur.

Daha çok otoriterleşmeye karşılık düşen İç Güvenlik Yasalarını çıkarmak demokratikleşme ve demokratik siyasete giden yolu tıkamaktan başka bir anlama gelmemektedir. Dolaysıyla ilk samimiyet ve uygulamanın göstergesi İç Güvenlik Paketinin geri çekilmesi olacaktır. Aksi halde büyük bir demokratikleşme hamlesi olan bu açıklamaya ters bir tutum sürdürülmüş olacaktır. Yoksa İç Güvenlik Paketinde ısrar sürecin ruhuna uygun olmayan bir tutum olacaktır. Bu da halklarımızın ve demokrasi güçlerinin Hükümetin niyeti konusunda var olan kuşkularının sürmesi anlamına gelecektir.

'HÜKÜMET ÖCALAN İLE HAREKETİMİZİ GECİKTİRMEDEN GÖRÜŞTÜRMELİDİR'

Hükümetin de katıldığı bu açıklamanın gereği süreci ilerletmek ve sonuca götürmek için Öcalan'ın, KCK hareketiyle gecikmeden görüştürülmesi gerektiği vurgulandı. 'Böylece açıklamanın ciddiyeti pekişecek ve Kürt sorununun çözümü konusundaki inanç ve destek artacaktır' denildi."

* * *

Görüldüğü gibi KCK, açıkça bundan sonrasının AKP'nin atacağı adımlara bağlı olduğunu belirtmektedir.

Ayrıca bu 'Barış açıklamasının' bir seçim propagandası malzemesi olarak kullanılmasından da kaygı duymaktadır.

* * *

Abdullah Öcalan'ın belirttiği on maddelik yol haritasını da anımsayalım:

  1. Demokratik siyaset; tanımı ve içeriği.
     
  2. Demokratik çözümün ulusal ve yerel boyutlarının tanımlanması.
     
  3. Özgür vatandaşlığın yasal ve demokratik güvenceleri.
     
  4. Demokratik siyasetin devlet ve toplumla ilişkisi ve bunun kurumsallaşmasına dönük başlıklar.
     
  5. Çözüm sürecinin sosyo-ekonomik boyutları.
     
  6. Çözüm sürecinin yol açacağı yeni güvenlik yapısı.
     
  7. Kadın, kültür ve ekolojik sorunların yasal çözümleri ve güvenceleri.
     
  8. Kimlik kavramı, tanımı ve tanınmasına dönük çoğulcu demokratik ve eşit mekanizmaların güvenceleri.
     
  9. Demokratik cumhuriyet, ortak vatan ve milletin demokratik ölçütlerle tanımlanması, çoğulcu demokratik sistem içerisinde yasal ve anayasal güvencelere kavuşturulması.
     
  10. Bütün bu demokratik hamle ve dönüşümleri içselleştirmeyi hedefleyen yeni bir anayasa.

KCK'nin iktidarın adım atmasını istediği konuların dökümü bu on maddede özetlenmiştir...

Ve bu maddelere bakıldığında AKP'nin seçim öncesi bunları gerçekleştirmesinin pek bir olanağı olmadığı açıkça görülmektedir.

* * *

Recep Tayyip Erdoğan'ın Hükümet ile İmralı heyetinin yaptığı ortak açıklama sonrası, 'İki maymunu oynuyorlar' ve 'Ne istediler de vermedik' biçiminde konuşmuş olması da 'Barış projesinin' akıbeti hakkında hiç de olumlu beklentiler oluşturacak bir tavır değildir.

* * *

Sonuç olarak, "Barış" konusunun şimdilik bir "İyi niyet ifadesinin" ötesine geçemediğini belirtmek zorundayız
 


ABD'nin Siyasal İslam'la Dansı-Kapak

KİTAPÇILARDA

Turk Toplumbilimcileri-Kapak Icimizdeki Zalim-Kapak

Hoş geldiniz

Oğlum bu siteyi oluştururken, benden siteye girenler için bir "hoşgeldiniz" iletisi istedi. Ben de ona bir değil dört ileti verdim:

  1. "Yaşamın iki anlamı vardır: Sevgi ve üretim. Severek üretmek, üreterek sevmek"  (Yaşamın Anlamı, s.62)
     
  2. "Ben yazılarımı, bütün yaşamımla bile bu dünyada hiç bir şeyi etkileyemeyeceğimi bilerek umutsuzca, ama tek bir makale ile tüm dünyayı değiştirebilecekmiş gibi bir sorumlulukla yazıyorum." (Demokrasi ve Laiklik, s.87)
     
  3. "Her medya patronu ancak, gazetesindeki ya da kanalındaki en terbiyesiz medya mensubu kadar terbiyelidir". (Cumhuriyet, 13 Nisan 2000, Medya Notu)
     
  4. "Bütün insanları çok seviyorum. Gençleri daha çok seviyorum. En çok da okurlarımı ve öğrencilerimi seviyorum."

(1) Eski "Güncel"ler için Güncel Arşivi'ne bakınız.

Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Cumhuriyet Gazetesi Remzi Kitabevi

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Mart 2015

Valid HTML 4.01 Transitional