Emre Kongar'ın Resmi Internet Sitesi



Kitaplar
   Red Bullet Kitapların Listesi
   Red Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar
  Red Bullet Aydınlanma
  Red Bullet Medya Notu

Söyleşiler/Yazılar
  Red BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Red BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Red BulletKızlarıma Mektuplar
  Red BulletBen Müsteşarken
  Red Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Red BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe
  Red BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Red BulletTrajikomik
  Red BulletKişisel - Genel

Green Bullet Kısa Özgeçmiş

Green Bullet Curriculum Vitae (in English)

Green Bullet Güncel Arşivi

Green Bullet Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
Demokrasimizle Yuzlesmek-Kapak

PİYASAYA

ÇIKTI

EMRE KONGAR


 

herkesten bir şey öğrendim


 

Türkiye İş Bankası
Kültür Yayınları

Kitabın kapağını görmek için resme tıklayınız.
MSN, Facebook, ICQ ve benzerlerindeki "Emre Kongar" vb. isimli kullanıcılar ve/veya "Emre Kongar" konu ya da içerikli gruplarla hiç bir ilgim olmadığının bilinmesinde yarar var.
 
9 Mart 2009 tarihinden itibaren Cumhuriyet'teki köşe yazıları Pazartesi, Salı, Perşembe, Cumartesi ve Pazar olarak beş güne çıkmıştır.

"Medya Notu" makaleleri de artık "Aydınlanma" başlığı altında yayınlanacaktır. Site için her Pazartesi özel olarak yazılan "Güncel" yorumları devam edecektir.

Sitenin güncellemeleri bu yeni programa uygun olarak düzenlenecektir.


GÜNCEL,(1) 22 Mart 2010

Liberallerle Dinciler Arasındaki İttifak Bozulursa Ne Olur?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kürt kökenli sivil politikacıların tutuklanması eylemleri ve kaçak Ermeni işçiler ile ilgili sözleri, kendilerine şimdi liberal diyen eski solcu yazarlarla, AKP, dinci politikacılar ve dinci yazarların aralarının açılmasına neden oldu.

Aslında belki bu çatışma Erdoğan'ın biraz hoyrat ve saldırgan olan üslubunun geçici bir sonucu, telafi edilebilecek bir küçük pürüz gibi görülebilir.

Çünkü sertleşme, Erdoğan'ın kaçak Ermeni işçiler hakkındaki sözlerini eleştiren liberal yazarlara yönelttiği hoyratça kullanılmış kınama sözlerinden çıktı, sertleşti, liberal yazarlar aynı üslupta yanıt verince ittifak bozuluyor gibi bir görüntü oluştu.

İttifakın bu dağılma görüntüsü, taraflardan birinde veya her ikisin de de yumuşama isteği olup olmadığına göre devam edecek ya da telafi edilecek.

Yüzeysel ve konjonktürel bir çözümleme şöyle yapılabilir:

AKP'nin önünde genel seçimler var; bu nedenle medyanın kendine yakın bölümüyle ve bazı yazarlarla arasını bozmak istemez.

Öte yandan liberal yazarların iktidar tarafından desteklenen konumları kendilerine çeşitli avantajlar, rahatlık ve prestij sağlamaktadır; onlar da bunları yitirmek istemez.

Dolayısıyla her iki taraf da yumuşayabilir ve bu kriz atlatılabilir.

Aslındaki yukardaki çözümleme, insan doğasının temel güdülerinden bazılarını ve bir takım temel süreçleri dışarda bırakan fazla yüzeysel ve konjonktürel bir analizdir.

İnsan doğasının temel nitelikleri arasında menfaatperestlik olduğu kadar, dürüstlük ve onur da vardır.

Bu öge her iki taraf için de geçerlidir.

Recep Tayyip Erdoğan başkalarının denetimine tabi olmaktan hoşlanmayan bir kişiliğe sahiptir; bu nedenle üzerine liberal yazarlar tarafından konulan veya konulmuş görünen bir ipoteği uzun dönemli olarak kabul edemez.

Liberal yazarlar ise bugüne kadar Erdoğan'a sağladıkları desteğin, bireysel veya çıkar karşılığı değil, sadece ve sadece savundukları ilkelere uygun olduğu için verildiğini söylemişlerdir; bu nedenle tavırlarından vazgeçmeleri, kendi kendilerinin inkârı ve varlık nedenlerinin reddi olacaktır; bazı aykırı tutum ve davranışlar olsa da hepsinin bunu yapacağını sanmıyorum.

Ayrıca yapısal olarak dinci akımlarla liberal akımlar arasında son derece ciddi bir çelişki olduğunu da vurgulamalıyız:

Liberal akımlar bireyin ve toplumun daha özgürleştirilmesini savunurken, dinci akımlar bireylerin ve toplumun daha dogmatik ve totaliter bir yönlendirme ile koşullandırılmalarını amaçlamaktadır.

Bu iki temel akım arasındaki ana çelişki yapısal, tarihsel, ideolojik ve siyasal nitelik taşır ve uzlaşır nitelikte değildir.

İki akım arasındaki geçici ittifak, dogmatik ve totaliter eğilimli olanların iktidara gelebilmek, iktidarlarını sürdürebilmek ve güçlenmek için verdikleri ödünler üzerine kurulmuştur, ama bunun uzun süre devam etmesi de beklenmez.

Tipik örneği, İran'daki Humeyni Devrimi'nde görülmüştür.

İslamcılar, solcuları ve liberalleri önce iktidara gelmek ve iktidarlarını güçlendirmek için kullanmışlar, sonra da yeterince güçlenince sokak ortalarında vinçlerde asmışlardır.

AKP'ye, demokratikleşme, Avrupa Birliği ve asker karşıtlığı adına destek veren eski solcu ve yeni liberal yazarlar o deneyimi en iyi bilenler arasındadır.

Bu nedenle AKP'nin, Avrupa Birliği ile olan ilişkilerini ve toplumdaki "Açılımları" çok yakından izlediklerini ve kuşkularını koruduklarını belirtmek fazla bir abartma olmayacaktır.

Öte yandan en son eşcinsellik tartışmasında olduğu gibi radikal ve siyasal İslami yaklaşımın, demokrasiyi ve özgürlükleri sadece kendisi için istediği, liberalleşme ve özgürleşme gibi bir genel bir hedeflerinin olmadığı açıkça ortaya çıkmıştır.

Bu açıdan solcuları ve liberalleri gerçekten kucaklamaları olanaklı değildir; nitekim düşmanca söylemlerinin temelinde komünistlik suçlaması hâlâ kullanılmaktadır.

Bu gerçeği eski solcu yeni liberal yazarların bilmemesi düşünülemez.

Peki şimdi ne olacak?

Bu ayrışma temel bir çelişkinin dışa vurumu mudur?

Yoksa geçici bir üslup tartışması mı?

Bunu bilmiyorum.

Ama daha önce de söylemiştim:

AKP zayıfladıkça, oy kaybettikçe hırçınlaşacak, hırçınlaştıkça zayıflayacak ve oy kaybedecek...

Bu süreç İslamcı-liberal ittifakını nasıl etkiler gerçekten bilemiyorum.

Burada kişisel ayrışmalar, dürüstlük, tutarlılık, ödenen bedeller gibi bireysel faktörlerin de devreye gireceğini sanıyorum...

Ama insanların temel tutarlılıklarına ve dürüstlüklerine de inanıyorum...

Yanar dönerliklerini rüzgar gülü misali her yönde savrularak göstermiş, her türlü boyaya boyanmış, her aşırı söylemin arkasında saf tutmuş olanların bu tavırlarını sürdüreceklerine de.

Ne olursa olsun, Erdoğan'la liberal yazarlar arasındaki sertleşme, tarafların dürüstlüğüne bağlı olarak belki de Türkiye'de siyasetin daha gerçekçi ve işlevsel temellere oturması bakımından yararlı gelişmelerin habercisi olabilir.
 


Demokrasimizle Yuzlesmek-Kapak

PİYASADA

Tarihimizle_Yuzlesmek-Kapak

Hoş geldiniz

Oğlum bu siteyi oluştururken, benden siteye girenler için bir "hoşgeldiniz"  iletisi istedi. Ben de ona bir değil dört ileti verdim:

  1. "Yaşamın iki anlamı vardır: Sevgi ve üretim. Severek üretmek, üreterek sevmek"  (Yaşamın Anlamı, s.62)
     
  2. "Ben yazılarımı, bütün yaşamımla bile bu dünyada hiç bir şeyi etkileyemeyeceğimi bilerek umutsuzca,  ama tek bir makale ile tüm dünyayı değiştirebilecekmiş gibi bir sorumlulukla yazıyorum." (Demokrasi ve Laiklik, s.87)
     
  3. "Her medya patronu ancak, gazetesindeki ya da kanalındaki en terbiyesiz  medya mensubu kadar terbiyelidir". (Cumhuriyet, 13 Nisan 2000, Medya Notu)
     
  4. "Bütün insanları çok seviyorum. Gençleri daha çok seviyorum. En çok da okurlarımı ve öğrencilerimi seviyorum."

(1) Eski "Güncel"ler için Güncel Arşivi'ne bakınız.

Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Jurnal Net Remzi Kitabevi

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Mart 2009