Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Loading

Kitaplar
   Green Bullet Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar
  Green BulletAydınlanma
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum

Yazılar
  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Green Bullet Kısa Özgeçmiş

Green Bullet Curriculum Vitae (in English)

Green Bullet Güncel Arşivi

Green Bullet Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

BİLGİSAYAR YAZILIMLARININ ÖNEMİ

 

Bill Gates neden dünyanın en zengin adamı?

Çünkü günümüzde dünyanın en önemli ürünlerinden biri belki de bunların birincisi bilgisayar yazılımları.

Bill Gates de bu yazılımları üreten, satan ve dünyada neredeyse bir tekel oluşturma eğilimi gösterecek kadar büyüyen Microsoft şirketinin kurucusu ve sahibi.

Microsoft şirketinin bu tekelciliğe yaklaşan büyüklüğü gerek Amerika'da gerekse Avrupa Birliği ülkelerinde, çeşitli anti-tekel davalarla boğuşmasına yol açıyor.

Peki konunun Türkiye bakımından önemi nerede?

Bu sorunun, günceli aşan, konunun temeline inen gerçek yanıtını bulmak için çok gerilere gitmek gerekiyor:

Sorun, Bill Gates'in birkaç saatliğine Türkiye'ye gelerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile buluşmasından ve Türkiye'nin Milli Eğitimi ile ilgili bilgisayar projelerinin kat kat büyüklüğündeki e-devlet ve e-portal uygulamaları konusundaki görüşmesinden çok çok önce başladı.

1960'lı yılların başında bilgisayarların artık dünyaya egemen olacağı anlaşılmıştı.

İşte sorun o zamanlar başlamıştı:

Ben müthiş iyimserdim:

"Türk insanı zekidir. Bilgisayar yazılımı, önemli bir fiziksel donanım, daha açık deyişle büyük paralar gerektirmeden, sadece beyin gücü ile mucizeler yaratabileceğimiz bir alandır. Ben eminim ki, Türkiye yoksul bir ülke olmasına karşın, bilgisayar yazılımı alanında dünyanın liderlerinden biri olacak" diyordum bir toplumbilimci sıfatıyla.

Ne kadar yanıldığım, kırk yıl sonra ortaya çıktı:

Türkiye bilgisayar yazılımları konusunda yaratıcı ve üreteci olmak yerine, kolaycılığa kaçtı, kopyacılığı seçti.

Şimdi (bu fırsatı kaçırmamızın nedenlerini irdelemeye yerim yetmeyeceği için) bu uzun öykünün geçen haftaki hüzünlü bölümüne geliyorum:

Önce bir düzeltme yapmalıyım:

Türkiye Bilişim Derneği Genel Koordinatörü Bilgehan Yıldırım, yolladığı bir elektronik posta ile geçen haftaki yazımda adı Türkiye Bilişim Derneği Başkanı olarak geçen Mansur Karakoç'un TUBİDER Bilim Sektörü Derneği Başkanı olduğunu, Türkiye Bilişim Derneği Başkanlığını ise Rahmi Aktape'nin yürüttüğünü belirtiyor.

Gazeteniz Cumhuriyet, Bill Gates'in ziyaretinin gündeme getirdiği Microsoft olayını, bilişim sektörünün ve yazılım pazarının önemini göz önünde bulundurarak, birkaç gün üst üste manşetten izledi.

Cumhuriyet'in haberlerine göre, TÜBİDER Başkanı Mansur Karakoç, Microsoft'un kullandığı kapalı kaynak kodlu yazılımın ülke güvenliği için ciddi bir risk oluşturduğunu vurgularken, "maliyeti de çok yüksek" diyor.

Türkiye Bilişim Derneği Onursal Başkanı değerli bilim insanı Prof. Aydın Köksal ise, ülkelerin kendi yazılım sistemlerine sahip olmasının "toptan ve tüfekten bile daha stratejik olduğunu" belirtiyor.

e-devlet ve e-portal projelerinde de destek öneren Microsoft firmasının ürünlerinin kullanımı için, Karakoç, "kaynak kodunun kapalı olması demek, kodun içerisine gizlenmiş herhangi bir casus olup olmadığını bilmemeniz demektir" diye beyanat veriyor.

Ayrıca Microsoft'un ürettiği yazılımlar kullanılmaya başlanınca, "Sistemde ilerde yapılacak sürüm güncelleme ya da versiyon değişikliği gibi yeniliklerde sizden para istenirse bunu ödemek zorundasınız" diye bu "bağışın" ilerde çok yüksek miktarlara ulaşabilecek olan maliyetine de dikkat çekiyor.

Bütün bu büyük stratejik ve mali konular gündemdeyken, ben de küçücük bir sorunun peşindeyim.

Hâlâ Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yanıt bekliyorum:

"F klavye destekli eğitim projelerine ne oldu?"


Paylas

  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 21 Mayıs 2012