Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Loading

Kitaplar
   Green Bullet Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar
  Green BulletAydınlanma
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum

Yazılar
  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Green Bullet Kısa Özgeçmiş

Green Bullet Curriculum Vitae (in English)

Green Bullet Güncel Arşivi

Green Bullet Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

PUTİN-MEDVEDEV MODELİ: YETMEZ AMA EVET!?
 

Türkiye'nin gelecek yıllarında neler olacak...

Kimlerin planı ne...

Hangi plan ne kadar tutar...

Evdeki hesap çarşıya uyar mı?

* * *

Taha Akyol dün Hürriyet'te AKP'nin önümüzdeki yıllara ilişkin planını aktardı.

Planı açıklayan "Başbakan Erdoğan'ın çok yakınındaki bir çalışma arkadaşı."

Bu plana göre "2014'te Tayyip Bey cumhurbaşkanı, Bülent Ağabey geçici başbakan; Abdullah Bey 2015'te başbakan."

Başbakan'ın bu yakın arkadaşı ayrıntıları da şöyle açıklıyor:

"Abdullah Bey'in süresi 7 yıldır, 2014'te doluyor. Tayyip Bey 2014'te halk tarafından cumhurbaşkanı seçilir.

Abdullah Bey o sırada milletvekili olmayacağı için başbakan olamaz. Geçiş dönemi için başbakanlığı Bülent Ağabey üstlenir.

Abdullah Bey derhal toplanan kongrede genel başkan olur. 2015 seçimlerine Gül'ün genel başkanlığında girilir ve Gül başbakan olur..."

* * *

Akyol bu bilgileri verdikten sonra soruyor:

"Nasıl buldunuz bu senaryoyu?

Gerçekçi mi?"

Daha sonra Başbakan'ın arkadaşının bu parlamentonun başkanlık sistemini kabul etmeyeceğine ilişkin yorumunu da ekliyor:

Yani Parlamenter sistem, halk tarafından doğrudan seçilmiş Cumhurbaşkanlığı ile birlikte devam edecek!

Akyol'un "Peki Tayyip Bey, yetkisi sınırlı bir cumhurbaşkanlığını kabul eder mi?" sorusuna Başbakan'ın yakın çalışma arkadaşının verdiği yanıt da şöyle:

"Tayyip Bey ilk turda halkın yüzde 50'yi aşan oylarıyla cumhurbaşkanı seçilir. Mevcut yetkilere bir de bu siyasi gücü ekleyin..."

Arkadan ekliyor:

"Abdullah Bey'in dışında kim olsa partide 'Ben niye olmayayım' diyenler olur, tartışmalar çıkar. İtirazsız benimsenecek tek isim gerçekten Abdullah Gül'dür.

Putin-Medvedev ilişkişine bakın, Erdoğan, Gül ve Arınç'ın ilişkileri çok daha güvenlidir."

* * *

AKP'ye karşı muhalefetin pasif olduğunu düşünen Akyol, kaderin beklenmedik oyunları dışında, bu modeli mantıklı, rasyonel ve mümkün görüyor...

Ayrıca, Cumhuriyet'in yüzüncü yılına, AKP'nin hem hükümette hem de Çankaya'da iktidar olarak girme projesine de dikkat çekiyor.

* * *

Neden olmasın?

"Yetmez ama 'Evet!'"

Aslında istenen, rejimin tümüyle başkanlık sistemine kaydırılması ve Erdoğan'ın fiili tek adamlığının yasal tek adamlığa dönüştürülerek tam yetkili başkan olarak Çankaya'ya çıkarılmasıdır.

Ama ne yapalım, madem bu biraz zor ve uzun bir iş, Putin-Medvedev modeli de şimdilik idare eder; sonrası "Allah kerim!"

Zaten bu ülkenin seçmenleri, yargıyı tümüyle AKP'nin denetimine veren 12 Eylül 2010 referandumunda, "Yetmez ama 'Evet!'" sloganıyla yüzde 58 oranında destek vermedi mi; bu noktalara öyle gelmedik mi?

Burada işleri karıştıran konu, "Yetmez..." ifadesinde ortaya çıkıyor:

Bu model Recep Tayyip Erdoğan tarafından "Yetmez" görüldüğü anda işlerliğini sürdürebilir mi?

Arkasına yüzde 50 oy desteğini alan, yasamaya, yürütmeye, yargıya, medyaya, üniversitelere, orduya demir bir pençe ile egemen olan, partisi içindeki tek adam Erdoğan, rejimi tam yetkili cumhurbaşkanına dayalı bir "Başkanlık sistemine" dönüştürmek dururken, Putin-Medvedev projesine "Evet" der mi?

Doğrusu bana, bu modeli anlatan kişi "Başbakan Erdoğan'ın yakın bir çalışma arkadaşı" olmaktan çok, "Cumhurbaşkanı Gül'ün yakın bir çalışma arkadaşı" gibi geldi.

Ayrıca proje 2015'te tamamlanacağına göre, bırakın dört yılı, siyasette dört ay, dört gün ve hatta dört saat bile çok uzun bir zaman değil midir?

Zaten Akyol da yazısında "Evdeki hesap çarşıya uyar mı?" diye sormaktan kendini alamıyor!


Paylas

  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 21 Mayıs 2012