Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

Aziz Nesin'in Aydınlar Dilekçesi Öyküsü

Emre Kongar

Aziz Nesin toplumsal sorumluluk bilinci çok gelişmiş bir yazardı.

Toplumsal bilimlere de büyük bir ilgi duyardı.

Bu açıdan en beğendiği yapıtı Surnâme adlı romanıydı.

Bilindiği gibi Surnâme, Divan Edebiyatı'nda şenlik, düğün şenliği, sünnet düğünü, ziyafet gibi olayların anlatıldığı, minyatürlerle de desteklenen manzum bir biçimdir.

Bu romanda Aziz Bey, bir idam mahkûmunun öyküsü bağlamında Türkiye'nin toplumsal yapısını, bireyi suça iten faktörleri, insanı ve hukuk düzenini irdeler.

İlk tanıştığımızda bana hemen bu kitabını okuyup okumadığımı sormuş ve "Hayır" yanıtını alınca derhal okumamı önermişti.

Sanıyorum beni sevmesinin ve dostluğuna kabul etmesinin önemli nedenlerinden biri toplumbilimci olmamdı.

Ankara'da başlayan dostluğumuz, ben 12 Eylül'ün üniversitelerdeki uygulamalarını YÖK bağlamında protesto etmek için ve bardağı taşıran son damla olarak sakalımı kesmeye zorlandığımdan dolayı istifa ettikten sonra, geldiğimiz İstanbul'da artarak devam etti.

* * *

Aziz Bey 12 Eylül'ün baskıcı rejiminden çok rahatsız olmuştu ve mutlaka bir şeyler yapmak gereksinimi hissediyordu; sonunda, yapılan yanlışlara aydınlar tarafından imzalanan bir dilekçe ile karşı çıkmaya karar vermişti.

Tarihe "Aydınlar Dilekçisi" olarak geçen bu olayın başında beni aradı ve evine çağırdı:

O sırada Hürriyet'te çalışıyordum...

Aziz Nesin de Nişantaşı'ndaki evinde kalıyordu.

Gittiğimde hemen konuya girdi, projesini açıkladı.

Dilekçeyi imzalamasını düşündüğü kişilerle, metni hazırlamak üzere derhal toplantılar yapmaya başlamak istiyordu...

Ve bana bu projenin götürücülüğünü önerdi.

Sanıyorum, hazırlanacak dilekçenin, kendisi dışında, özellikle akademisyenlerden ve gazetecilerden oluşan bir grup tarafından benimsenmesini planlamıştı.

* * *

Bu serüveni "Yaşamın Anlamı" kitabımda uzun uzun anlattım; olayı ve o dönemi merak edenler mutlaka okumalıdır.

Bugünkü sahte kahramanların çoğu o sıralarda 12 Eylül'e dalkavukluk etme yarışındayken Aziz Nesin ve bir avuç aydın, darbenin güçlü adamı Kenan Evren'e verilmek üzere "Türkiye'de Demokratik Düzene İlişkin Gözlem ve İstemler" başlıklı bir protesto ve istek dilekçesi hazırlıyordu.

Hürriyet'teki sorumluklarımdan dolayı proje götürücülüğünü kabul edemedim ama, hazırlık toplantılarına katıldım ve Aziz Bey'le birlikte, metnin tamamına yakın büyük bir bölümünün redaksiyonunu yaptım.

Metin toplantıları genellikle Nişantaşı'ndaki evde oluyordu ve katılımın olanaklı olduğu ölçüde genişletilmesi için, her toplantıya değişik kişileri çağırıyorduk.

Sonunda ortaya çıkan ve üzerinde mutabakat sağlanan metni 1383 kişi imzaladı.

Aziz Bey, Hacettepe Üniversitesi'nin değerli göğüs cerrahı Prof. Hüsnü Göksel'le birlikte Çankaya'ya çıkarak dilekçeyi Evren'e vermek istedi; Evren kabul etmediği için kapıya bırakıp çıktı.

Sonradan İstanbul Sıkıyönetim Savcılığı bütün imzacılar hakkında soruşturma açtı ve hepimizi Selimiye kışlasına celbedip ifadelerimizi aldı.

Bu sırada dilekçeyi, konut kooperatifi üyeliği sanıp imzaladıklarını "açıklayanlar" da oldu...

Ayrıntılar "Yaşamın Anlamı"nda.

Öyle bir dönemdi işte!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 15 Ekim 2018

Valid HTML 4.01 Transitional