Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

Aziz Nesin'in Çiftliğinde

Emre Kongar

Ankara'daki evimiz İstanbul'dan gelen yazar ve edebiyatçı dostlarımızın uğrak yeriydi.

Özellikle Türk Dil Kurumu Genel Kurulu toplandığı zaman pek çok arkadaşımız bizi onurlandırırdı.

Aziz Nesin de sık sık Ankara'ya gelen dostlarımız arasındaydı.

Ankara'ya geldiğinde Bahçelievler'de Tahsin Saraç'ın evinde kalırdı.

Kimi zaman orada, kimi zaman bizim evde yemekte buluşur tatlı tatlı sohbet ederdik.

Aslında dostluğumuz 1978'deki Ecevit Hükümeti'nin Kültür Bakanlığı'nda oluşturulan Kültür Yüksek Kurulu'nda başlamıştı.

Bu öyküyü daha sonra ayrıntılı olarak yazacağım için şimdilik sadece atıf yapmakla yetiniyorum.

* * *

1980 askeri darbesinin üniversitelerdeki sakal yasağını protesto etmek için Hacettepe'den istifa ettikten sonra İstanbul'a gelmiştik.

İstanbul'a gelir gelmez Aziz Bey hemen benimle temas kurdu.

O sırada ünlü Aydınlar Dilekçesi'ni hazırlıyordu ve bu süreci benim götürmemi istemişti.

Bu öyküyü de daha sonra anlatacağım için sadece zikredip geçiyorum.

Çeşitli konuşmalarımız sırasında ısrarla beni ve tüm aileyi Çocuk Vakfı'nı kurduğu Çatalca'daki çiftliğine davet ediyordu.

Bir hafta sonu eşim Bilgi ve ikiz kızlarım Elif ve Ebru ile Çatalca'ya gittik.

Aziz Bey'in kütüphanesini gezdik, hayvanları ziyaret ettik, bol bol da fotoğraf çektik.

* * *

Bu ziyaret sırasında belleğime kazılmış birkaç nokta var:

İlk olarak, kütüphanesini gezerken, "Emreciğim, bu kitaplara bakıyorum, bakıyorum, ölmeden önce bunları nasıl okuyacağım diye düşünüyorum, kaygılanıyorum" demişti.

O zaman çok iyi özümleyemediğim bu kaygısını, aynı duyguları yaşamaya başlayıp, onikibin kadar kitabımı Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nin Atatürk Müzesi kütüphanesine bağışlayınca daha iyi anladım.

İkinci aklımda yer etmiş olan anı, masasının üzerinde duran, kitaplarının düzeltme için gönderilmiş prova formalarıydı.

Ben önce onları yeni bir kitap çalışması sanmıştım.

"Yok, hayır, bunlar eski kitaplarımın provaları, arkalarına yeni kitabımı yazıyorum" demiş ve "Tutumlu olmak zorundayım, artık muhtaç çocuklara eğitim vereceğim" diye de eklemişti.

Üçüncü anım ise aslında fotoğraflarla da belgelendi:

O sırada henüz ilkokulda olan ikizler çiftlikteki tavşanlara bayılmışlardı.

Uzun süre iki kızımın tavşanlarla oynamasını büyük bir mutlulukla seyretmiştik Aziz Bey'le birlikte.

* * *

O gün Aziz Bey bize sadece çiftliğini, evini değil, yüreğini de açmıştı...

Büyük bir heyecanla vakfını anlatıyor, toplumumuzun çocuklara yeterince önem vermediğinden yakınıyordu.

O gün, o büyük zekanın, büyük yazarın aslında nasıl sevgi ve şefkat dolu bir yürek taşıdığını fark etmiş, çok etkilenmiştim.

Işıklar içinde yatsın!

(Aslında yazımı "Nur içinde yatsın!" diye bitirmiştim ama Aziz Bey'in o muzip bakışıyla uyardı ve "Işıklar içinde yatsın!" diye düzeltti.)


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional