Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

Cemil Meriç'in Kaleminden Atilla İlhan

Emre Kongar

Cemil Meriç'in ünlü yapıtı Umrandan Uygarlığa adlı kitabının daha baştan üçüncü bölümü Atilla İlhan'ın Hangi Batı sorusu (ve tabii kitabı) üzerinedir.

Bakın Cemil Meriç, Atilla İlhan için neler diyor:

"Çapkın, çakırkeyif, derbeder bir üslup. Şımarık, atak, serâzâd bir zekâ. Kızdırdığı zaman bile sevimli. Kitabı gülerek kapıyorum, yarı sarhoş, yarı mutlu, yarı doymuş, yarı aç.

'Hangi Batı' bir fâcianın hikâyesi: iki yüz yıldan beri kurbânı ve kahramanı olduğumuz bir fâcianın. Bir milli dram, şâirin kalemiyle 'feeri'leşmiş. Dost bir sesin mûsikîsi, Ariel'in rebâbı gibi, sizi şiire ve şirin'e kanatlandırıyor. Evet, İlhan'ın ilk vasfı bir sesi oluşu; sıcak ve aydınlık bir ses.

Düşüncelere gelince... Bu haşarı üslûp, düşünce yumağı ile oynayan sevimli bir kedi yavrusu: koşuyor, zıplıyor, saklanıyor, tekrar fırlıyor bir köşeden. Kâh açılıyor, kâh düğümleniyor yumak. Arada bir koptuğu da oluyor. İlhan, çok defâ şair, bâzen gazeteci, bâzen de bir derginin Paris muhâbiri. Muallim Nâci'nin tezhîbinden geçmemiş bir Cenab. Türkçe yazan bir Ali Nâmık. Daha usta, daha tecrübeli bir Ali Kemâl, 'Paris Müsâhabeleri'nin Ali Kemâl'i." (s.23)

* * *

Görüldüğü gibi Cemil Meriç, Atilla İlhan'a olumlu bakmaktadır esas olarak.

Onun üslubunu ve zekası övüyor...

Düşüncelerini de ne tümüyle reddediyor, ne de tümüyle kabul ediyor.

Ama zaten Cemil Meriç gibi bir ustanın, kitabı üzerinde yazı yazması Atilla İlhan için yeterli bir övgü değil mi?

Şimdi 'Batılılaşma' konusunda Meriç'in İlhan'ı nasıl eleştirdiğini görelim:

"İlhan, çağdaşlaşmak 'sorununu', 'çağdaş yöntemlerle ulusal uygarlık bileşimi yaratmak' diye alıyor. Çağdaş yöntem ne demek kuzum? Başka bir medeniyetin hazırladığı, başka bir medeniyetin hakimiyet kurmasına yarayan karanlık güçlerin bütünü değil mi? Bu yöntemler, ülkeden ülkeye aktarılabilir mi? Çok titiz, çok sabırlı bir ayıklamadan geçirilmeleri, ehlîleştirilmeleri gerekmez mi? 'Ulusal uygarlık' ağacına nasıl aşılayacağız bu yöntemleri? İkiyüz yıldan beri aşılamaya çalışmıyor muyuz? Çağdaşlaşmak, belli tedâîleri olan bir kelime, cıvık, sinsi kaypak." (ss.24-25)

Aslında Cemil Meriç, Huntington'un son zamanlarda dile getirdiği "Batı medeniyetinin tek ve biricik, taklit edilemez bir medeniyet olduğu" görüşüne bir başka yönden destek veriyor, ondan yıllarca önce.

Bakın Danilevsky'e dayadığı görüşünü nasıl ifade etmiş:

"Bir medeniyetin başka bir medeniyete istihâle edemeyeceği, (dönüşemeyeceği) Danilevski'den beri bir kaziye-i muhkeme. (kesinleşmiş karar)" (s.25)

* * *

Cemil Meriç ile Atilla İlhan Batı'yı eleştirmekte buluşan iki düşünürdür.

Fakat Cemil Meriç'in düşünceleri Batı'yı eleştirmekten çok, onu tümüyle reddetmeye kadar gider.

Özellikle son dönemlerinde toplum üzerindeki dinin etkisine ve dolayısıyla Müslümanlığa daha çok önem vermesi onu neredeyse bir Batı düşmanlığına itmiştir.

Aslında Meriç de İlhan da Türkiye'de Batı uygarlığını en iyi bilen düşünürler arasındadır.

Üstelik her ikisi de Marxizmi çok iyi özümlemiştir.

Buna karşılık durdukları yerler birbirinden biraz farklıdır:

Meriç daha çok, katı biçimiyle Doğu-İslam uygarlığına bağlılık vurgusu yaparak antiemperyalist bir çizgi izlerken, İlhan, Atatürkçü-Troçkist bir çizgide değişme modelini benimsemiş ve antiemperyalist konumunu bu çizgi üzerinden oluşturmuştur.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 25 Mart 2019

Valid HTML 4.01 Transitional