Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

AYDIN DOĞAN'A KESİLEN VERGİ CEZASININ ÖYKÜSÜ

 

"İnternet gazetesi" tartışmasını bir hafta erteleyerek Aydın Doğan'a kesilen cezanın öyküsünü yazmak istiyorum.

* * *

22 Eylül'de AKP Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş, "Partimizi gazetelerinde ağır şekilde eleştirip karalayan Doğan Medya'nın sahibi Aydın Doğan, bir sabah evinden saat 6.00'da polisler tarafından gözaltına alınıp elleri kelepçeli olarak karakola götürülürse buna hiç şaşırmam" dedi.

* * *

Derken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Aydın Doğan'a ve Doğan grubu medyasına çatmaya başladı:

"Hakkında bildiklerimi açıklamaya beni mecbur etmesinler" biçiminde sözler söylüyordu.

Başbakan aynı zamanda medyanın "hortumları kesildiği için muhalefet ettiğini" de belirtiyordu.

* * *

Bu arada Almanya'da Deniz Feneri skandalı patlak verdi.

Halkın din ve yardım duyguları sömürülerek toplanan paralar gölgeli bir biçimde Türkiye'ye aktarılmıştı ve bu olayın içine Başbakan'a yakın çevreler de dahil görünüyordu.

Hürriyet ve bazı gazeteler bu denli önemli bir haberi görmezden gelemezlerdi, nitekim gelemediler.

* * *

Başbakan bunun üzerine iyice kızdı; halka "Bu gazeteleri almayın" demeye başladı ve bunu birçok kez meydanlarda dile getirdi.

* * *

İşte Doğan grubuna gelen ve faizleriyle yaklaşık bir milyara ulaşan ceza bu ortam içinde bomba gibi patladı.

* * *

20 Şubat'ta bu vergi cezasını AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Meclis'te düzenlediği basın toplantısıyla savundu.

* * *

21 Şubat'ta Fehmi Koru, Doğan grubu gazetelerindeki yazarlar için şöyle diyor ve cezanın gerekçesini açıklıyordu:

"Kendileri değişemiyor, gazete ve televizyonlarını da değişime sımsıkı kapıyorlar; patronlarını da bu tavrın doğru olduğuna inandırıyorlar...

Vergi cezasıyla ilgili iddiaları haklıysa, bu haksız yerde durdukları içindir..."

* * *

22 Şubat günü Melih Aşık şunları yazdı:

"Mimar Korhan Gümüş, Anakent Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın bir danışmanından bizzat şu sözleri duymuş:

'Bizimle uğraşanları Unakıtan'a havale ediyoruz.'"

* * *

23 Şubat tarihinde Sabah gazetesindeki habere göre "Erdoğan: Biz Maliye'ye 'Dosyaları incelemeye alın' diyemeyiz" dedi.

* * *

Aynı gün Sabah'ta Okan Müderrisoğlu, cezanın haklı olup olmadığı konusunda Maliye'nin görüşünü şöyle belirtiyordu:

"Denetim raporundaki 'vergi kaçakçılığı suçlaması', Maliye içinde yönetsel bazda ihmal edilemeyecek ölçüde görüş ayrılığına yol açmış."

* * *

24 Şubat'ta Ertuğrul Özkök şu saptamayı yaptı:

"Soner Gedik, haksız vergi cezalarına karşı açıklamalar yapıyor.

Bu açıklamalara cevap nereden geliyor?

Cezayı kesen Maliye Bakanlığı'ndan mı?

Hayır.

AKP Grup Başkanvekili'nden...

AKP Grup Başkanvekili, pervasızca çıkıp, açık açık 'Evet arkadaş bu cezayı biz kestirdik' demektedir."

* * *

Aynı gün Başbakan, Aydın Doğan'a şöyle seslendi:

"Sayın Doğan önce kendine gel... Sizler İkitelli'den Babıali'den iktidarları yönetmeye alışmıştınız...

Şimdi bu medya grubunun avukatlığını Baykal yapıyor. Bu medya grubu ne yapıyor. O da Baykal'ın CHP'nin taşeronluğunu yapıyor."

* * *

Yine aynı gün Medyatava sitesinde yer alan Radikal kaynaklı bir habere göre:

"ABD'nin eski Türkiye büyükelçilerinden Mark Parris, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'basından paranoya ölçüsünde korkan biri olarak görüldüğü'nü öne sürdü."

* * *

25 Şubat'ta Serdar Turgut Akşam'da durumu şöyle özetliyordu:

"Türkiye maalesef totaliter rejime gidişin aşamalarından son duraktaymış görüntüsünü veriyor. İktidarın hiçbir farklı düşünceye, eleştiriye tahammülü yok. İktidar öfke içinde, kendinden görmediği insanlardan adeta öç almak istermiş gibi davranıyor. Kindar bir iktidar bu.

Amaç tek tipten, tek düşünceden oluşmuş bir toplum yaratmak. Sadece bir düşünceden olanlar işadamı olacak, hep aynı şeyi söyleyen medya olacak ve buna uymayı reddedenler ise cezalandırılacak, gerekirse fiziksel olarak yok edilecek."

* * *

Öykü kısaca bu.

Kendilerine "liberal"(!) diyen bazı yazarlar da hâlâ AKP'ye "demokratik olduğu için" destek veriyor!