Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

9 Ağustos 2004

Van'da bir polis merkezinin uyuşturucu kaçakçıları sanıklarının yakınları tarafından basılması ve sanıkların zor kullanılarak kaçırılması olayı Susurluk olayı kadar ciddi görülüyor.

Susurluk olayı, devletin gizli operasyonlarını yapan bir şebekenin, elindeki gücü kendi çıkarları için kullanmaya başlaması sonunda ve bir trafik kazası nedeniyle açığa çıkmıştı.

Bu olay, sadece tetikçiler yargılanarak ört bas edilmişti.

Şimdi Van'da ortaya çıkan olay, devletin içine sızarak doğrudan uyuşturucu kaçakçılığı gibi bir etkinliği sürdüren bir şebekenin maskesini düşürdü.

Van olayı, Doğu'daki feodal aşiret yapısı ile siyasetin iç içe geçmiş olmasından ve siyasetin yozlaşmasından yararlanarak, uyuşturucu kaçakçılarının güç kazanması ve bu güçlerini pervasızca devlete karşı da kullanması olayıdır.

Polis merkezini basan ve kaba kuvvet kullanarak sanıkları kaçıranlar, aynı zamanda hükümetin en üst düzeyinde görev yapanlarla doğrudan temas halindedirler.

Büyük kentlerde ve bankacılık sektöründe "hortumculuk" olarak ortaya çıkan "siyasal yozlaşma", Doğu'da, uyuşturucu şebekelerinin aşiret yapısı ile bütünleşerek siyasete de egemen olması biçiminde kendini göstermiştir.

Bu niteliği ile olay, hem bir "Susurluk" hem de bir "hortumculuk" süreci karışımının Doğu'daki dışa vurumudur.

Devlet derhal ve bütün gücüyle bu olayın üzerine gitmeli, ilişkileri gün ışığına çıkarmalı ve sorunu çözmelidir.

Cemaatçilik anlayışına dayalı bugünkü iktidarın, "kendi cemaatini" koruna adına olayı ört bas etmesi, Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde onarılması olanaksız yaralar açacaktır.

Hızlı tren kazasıyla ortaya çıkan "Her şey Allahtan" ve "İktidar kem gözlerin nazarına geldi" anlayışı, uyuşturucu kaçakçılığına egemen olan aşiret yapısı ile bütünleşip, siyasete egemen olduğu takdirde Türkiye'de yaşamak herkes için zorlaşacaktır.

Bu nedenle Van olayı, Susurluk olayından bile önemli görülebilir.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 13 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional