Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

8 Temmuz 2002

Avrupa Birliği konusunda birbirine bu kadar zıt görüşleri savunan partilerin oluşturduğu bir koalisyon hükümetinin uzun süre devam etmesi mantıken asla olanaklı değil.

ANAP doğrudan doğruya, her ne olursa olsun, Avrupa Birliği'ne girilmesinden ve bunun için de Kopenhag kriterlerinin tümünün derhal yerine getirilmesinden yana. Sürekli oy kaybeden parti, iç politikadaki varlığını buna bağlamış görünüyor.

MHP ise Kopenhag kriterlerinin Türkiye'nin ulusal güvenliğine ve ulusal bütünlüğüne tehdit oluşturduğu görüşünde. Yani Kopenhag kriterlerinin yerine getirilmesine kategorik olarak karşı. İktidarda çok yıpranmış olan MHP de gücünün devamını bu politikasının geniş kitlelere benimsetilmesinde görüyor.

Yani ANAP ve MHP arasındaki zıtlaşma, sadece siyasal program ve doktrin açısından önemli olmakla kalmıyor, her iki parti açısından da bir "ölüm- kalım savaşı" haline dönüşmüş durumda.

Ayrıca bir de Kıbrıs sorunu var.

Avrupa Birliği'nin Yunan tezini benimseyerek Güney Kıbrıs Rum yönetimini tam üye olarak içine alması, hem Londra ve Zürih anlaşmalarına aykırı, hem de gerçekten Avurpa Birliği dışında kalmış bir Türkiye'nin ulusal güvenliği açısından önemli bir tehdit.

Çünkü bu durumda, Türkiye ile Yunanistan arasındaki tüm sorunlar, doğrudan doğruya, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında "askeri çatışma alanları" haline gelecek. Unutmayalım ki, Türkiye'nin adada halen bir askeri varlığı var ve statüko devam ettiği sürece, yani "bölünmüş bir Kıbrıs gerçeği karşısında" hem Kıbrıs Türkleri'nin hem de Türkiye'nin stratejik güvenliği bu varlığın devamına bağlı.

Yani sorun sadece ANAP ile MHP arasındaki keskin zıtlaşma açısından değil, Kıbrıs konusunda Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki sorunlar açısından da çözümsüz görünüyor.

Bu her iki sorun alanına müdahale etmesi gereken güç DSP ve onun lideri Başbakan Ecevit.

Yani Ecevit'in önünde gerek iç politika gerekse dış politika bakımından iki son derece zor sorunun çözümü meselesi yatıyor.

Ecevit ise bir yandan bu sorunlara layıkıyle eğilmesini engelleyen sağlığı ile uğraşırken, öte yandan sağlığının yarattığı parti içi liderlik meseleleri ile boğuşmaya başladı.

Erken seçimi bilmem ama çok yakın bir gelecekte bir hükümet değişikliği kesin görünüyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional