Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

8 Ekim 2007

AKP, Elindeki İktidar Yetkilerini Kötüye Kullanıyor.

2007 yılının bahar aylarında başarısız Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü, süresi dolan Ahmet Necdet Sezer'in yerine Cumhurbaşkanı seçmek isteyen AKP, yeterince Meclis desteğine sahip olmamasından ve beceriksizliklerinden dolayı bu isteğini gerçekleştirememişti.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül başarısızdı, çünkü Türkiye, Kıbrıs sorunu, PKK'ya dış destek, Ege sorunu, AB ile ilişkiler gibi Türkiye için hayati önem taşıyan konularda, 2007 yılının baharında, çok çeşitli çıkmaz ve açmazlarla karşı karşıya kaldığı bir konumdaydı.

Üstelik AKP'nin Meclis'te, Cumhurbaşkanı'nı seçmek için gerekli olan 367 sandalyeden bir kaç eksiği vardı.

AKP, bu eksiğini siyasal uzlaşma arayarak gidermek yerine, dayatmacı bir politika izlemeyi tercih etti, ve bu yanlışının sonunda Gül'ü Cumhurbaşkanı seçtiremedi.

Bunun üzerine kızgınlıkla, hem Meclis'te bu seçim için gerekli olan üçte iki çoğunluk koşulunu kaldıran hem de Cumhurbaşkanı'nın doğrudan halk tarafından seçilmesini öngören bir Anayasa değişikliği yasa tekliğini, referanduma sunmak üzere karar aldı.

Parlamenter bir rejimde Cumhurbaşkanı'nın yetkileri ve gücü sınırlıdır. Doğrudan halk tarafından seçilen bir Cumhurbaşkanı, Meclis'in ve hükümetin karşısında yeni bir güç odağı olarak sistemi kilitleyebilir.

Bu gerçeği göz ardı eden AKP, dayatmacı politikasını, "Arkamda halk desteği olursa, her istediğimi yaptırırım" anlayışı içinde sürdürdü.

Bu arada yeni seçimler yapıldı.

Ortaya çıkan yeni Meclis kompozisyonunda, AKP'nin sandalye sayısı azaldı ama, Meclis'e yeni giren MHP, seçim işleminin başlatılması için gerekli olan çoğunluğu sağlamakta AKP'ye destek vereceğini ilan etti.

Böylece Abdullah Gül, onbirinci Cumhurbaşkanı seçildi.

Ama AKP'nin dayatmacılığı ve beceriksizlikleri sürüyordu; çünkü referandum yasası hala yürürlükteydi.

Üstelik bu yasada, açıkça, halkoylamasının "Onbirinci Cumhurbaşkanı" için yapılacağı belirtilmişti.

Gümrük kapılarında oy verme işlemi başladı.

Bu arada zaten seçilmiş olan "Onbirinci Cumhurbaşkanı" Abdullah Gül'ün seçimini bir kez de referanduma sunma yanlışını yapmakta olduğunu fark eden AKP, geçici maddeleri kaldırarak, "Onbirinci Cumhurbaşkanı" sınırlamasından kurtulmak istedi.

Böylece halk tarafından oylamaya başlanan yasa, oylama sürerken değiştirildi.

Halkın neye oy verdiği belli değil.

İktidar kısaca "Siz evet deyin, biz neye evet dediğinize karar veririz" gibi bir dayatmanın içinde.

Tam bir hukuk skandalı!

Ayrıca, halk tarafından doğrudan seçilmiş bir Cumhurbaşkanı'nın parlamenter rejimle bağdaşmayacağı da unutuluyor.

İşte AKP'nin Demokrasi anlayışı bu:

Hem dayatmacılığıyla, hem de beceriksizliğiyle Türkiye'yi tam bir kaosun içine atıyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional