Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

5 Eylül 2005

Fatih'te, Cuma namazından çıkanlar Cumhuriyet'e ve Atatürk'e hakaretler ederek, Hilafet propagandası yapıyorlar; polis seyrediyor.

Sözüm polise değil.

"Ben Müsteşarken" (biliyorsunuz bu isimde bir kitabım var) devlet çarkının nasıl işlediğini çok yakından gördüm:

Polis, amirlerinin emriyle hareket eder.

Sözüm amirlere de değil, polis amirlerinin elini tutan politikacılara:

En masum emekçi ya da öğrenci gösterisine en şiddetli yöntemlerle müdahale edenler, neden Cumhuriyet'in en temel değerlerine saldırıldığı zaman eylemsiz kalıyor?

Sonradan yapılan "gözaltına almalar" politikacıların (ve tabii en başta Başbakan'ın) tepkisinden sonra ortaya çıkmadı mı?

Bu durum benim polis ile iktidar arasında olduğunu öne sürdüğüm ilişkinin bir kanıtı değil mi?

Oysa yöneticileri arasında son derece uygar, çağdaş, iyi eğitimli bürokratların bulunduğu polis örgütü, iktidarın değil, "demokratik ve laik sosyal bir hukuk devleti" olan Türkiye Cumhuriyeti'nin polisidir ve bunu iyi bilir; yeter ki işine müdahale edilmesin.

Ayrıca unutmayalım ki polis, Cumhuriyet Savcılarının da emrindedir ve Türkiye'de unvanının önündeki Cumhuriyet sözcüğünün bilincinde olan savcılarımızın sayısı hiç de az değildir.

Göstericiler, bu cesareti bugünkü siyasal iktidardan almıyorlarsa, nereden alıyorlar acaba?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional