Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

3 Ocak 2011

Aysever ve Faraç Yazıma Tepkiler Üzerine...

Sevgili dostlarım, sonuç tam beklediğim gibi oldu.

Çok sevdiğim ve saygı duyduğum, ama birbirlerinin düşüncelerine ters konumlara düşmüş olan iki değerli genç dostum için yazdığım yazı her iki taraftan da tam bir yaylım ateşine tutuldu.

Tabii bu sert eleştirilerin bir nedeni de Mehmet Faraç'ın Cumhuriyet'le ilişkisinin kesilmesi olayıydı; pek çok okur olayın sadece bu yönü üzerine odaklanmış, bana eleştiri yöneltiyordu.

Oysa bırakın Faraç'ın ilişkisinin kesilmesine katılmayı, yazı zaten bu olaydan önce kaleme alınmıştı.

Odatv alıntılayıp yayınlayınca, yazım normalde beni izlemeyen kişilere de ulaştı; onların eleştirileri daha da sert oldu. (odatv'ye yazıma verdiği önem için teşekkür ediyorum.)

Yazıyı yazmaktaki asıl amacım bu iki genç arkadaşımın fikirlerini tartışmak değil, bireysel olarak sahip olduğu değerleri vurgulamaktı.

Ama artık cepheleşmenin, kamplaşmanın had safhaya ulaştığı, ulaştırıldığı ülkemizde galiba kimsenin bunları görecek hali yok:

Varsa yoksa kendi fikirlerine uygun görüşleri savunanlar ve karşı görünenler...

Kimse başkalarının değerlerine önem vermiyor, hele hele hiç (moda deyimle) empati yapmıyor.

Odatv'ye gönderdiğim ve onların da yayınladığı açıklamamda, bu yazının Faraç'ın gazete ile ilişkisinin kesilmesinden önce yazıldığını belirttim ama, tabii bu noktaya kimse önem vermedi...

Oysa biraz dikkat edilse, yazının amacı daha iyi anlaşılabilirdi:

Yazıyı aslında Cumhuriyet gazetesini değil, Cumhuriyet Halk Partisi'ni düşünerek yazmıştım.

CHP, bir kitle partisi; içinde partinin temel görüşlerine ters düşmemek kaydıyla orta-demokrat-sol yelpazenin her rengi olabilir.

Üstelik Kılıçdaroğlu yakaladığı rüzgarla bir hayli yol almış görünüyor; "Demokratik düzenin korunması" amacına dönük olarak, "Korku İmparatorluğuna" karşı olan herkesle bir işbirliği havası seziliyor, ki bence bu işbirliği doğru bir seçim stratejisini yansıtmakta.

Yazıma gelen eleştiriler daha çok "uzlaşmacılık" teması üzerinde yoğunlaşmış, benim "ne şiş yansın ne kebap" gibi yaklaşım sergilediğim üzerinde odaklanmıştı; ne kadar yazık, ne kadar yanlış!

Yazı düşünceler değil, kişiler üzerinde odaklanmıştı; sahip oldukları yaklaşımların doğruluğu yanlışlığı değil, bireysel değerleri ön plana çıkarılıyordu...

Ama insanların gözünü öylesine bir kin ve nefret bürümüş ki, bu yazıyı bahane edip hakkımda odatv'ye somut bazı yalanlar bile yazanları gördüm; bunları ne zikretmeye ne de yanıt vermeye niyetim var!

Sonuç olarak bir kez daha toplum olarak, insanları ne kolay harcadığımızı gözlemledim:

Tabii burada harcanan kişi "Ben" olmuyorum...

Sözünü ettiğim kişiler Aysever ve Faraç.

Bu iki değerli insanın, sevgili genç dostlarımın işleri zor...

Her ikisine de başarılar diliyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional