Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

30 Ağustos 2004

Bugün, Türkiye'nin ulusal bağımsızlığını kazanmasına ve bir devrim yaparak, bir din-tarım imparatorluğundan laik ve demokratik bir ulus devlet yapısına geçmesine ortam hazırlayan "Büyük Zafer"in 82'inci yıldönümü.

30 Ağustos zaferiyle kazanılan tek şey ulusal bağımsızlığımız değildi:

Bu zafer bize, 20'ci yüzyılın en büyük kültürel ve siyasal devrimini yapma yolunu da açmıştı.

Alt yapısı hazır olmadan, sadece zafer kazanan komutanın zihnindeki modele göre gerçekleştirilen "Türkiye Cumhuriyeti" devrimi, Sovyetler de çöktükten sonra, 20'ci yüzyılın, 21'ci yüzyılda da yaşayan tek ve biricik siyasal, kültürel ve ekonomik mucizesi olma niteliğini koruyor.

Peki biz ne yapıyoruz:

Sahte demokrasi şarkıları okuyarak, çağdaş bir toplum çizgisinde kazanılmış olan tüm laik ve demokratik haklardan geri dönüşe yöneliyoruz.

Bu yetmiyor, "hortumcularla" mücadele ettiğini iddia eden politikacılar, "dokunulmazlıklarının" ardına sığınarak, naylon fatura, vergi, kambiyo ve orman afları ile kendilerini aklayıp yeni "hortumcular" üretiyorlar.

Türkiye, "küreselleşen dünyadaki" yerini "Laik ve Demokratik bir Cumhuriyet" kimliği ile değil, "Ilımlı İslam Cumhuriyeti" kimliği ile almaya çalışıyor.

1945'den bu yana ortaya çıkan oluşumlar bu hızla ve bu yönde devam ederse, bundan altmış yıl sonraki Türkiye'yi düşünmek bile istemiyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional