Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

29 Mayıs 2006

Cumhuriyet gazetesine bomba atan, Danıştay İkinci Dairesi'ne saldırarak bir üyeyi öldüren ve ötekileri yaralayan Alparslan Arslan adlı katilin ardında "Hükümet karşıtı" güçlerin olduğu, saldırıların aslında AKP hükümetini yıpratmak için yapıldığı, işin başından beri AKP'lilerin her düzeyde topluma sundukları bir komplo teorisi olarak belirginleşti.

Katilin, Danıştay saldırısını açıkça, "türban kararından dolayı" yapmış olduğunu belirtmesine, her iki saldırı sırasında da tekbir getirmiş olmasına karşın, Hükümet kanadı, belki de ortamı din ekseninde gererek bu saldırıları tahrik ve teşvik etmiş olduğu gerçeğinden kaynaklanan bir suçluluk duygusuyla, işin başından beri katilin referansının din olduğu hususunu ört bas etmeye, gerçekliği bir türlü kanıtlanamayan bir "derin devlet" lafının ardına sığınmaya ve hatta olayı Susurluk'la bile bağlantılandırmaya çalıştı.

Oysa katilin "derin devlet" bağlantısı olarak topluma sunulan eski yüzbaşı, katille ilişkisi ciddi bir biçimde kanıtlanamadığı için mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi.

Böylece Hükümetin Cumhuriyet gazetesine ve Danıştay'a yönelik olduğu, sonuçlarından açıkça belli olan bir saldırıyı, kendine karşı imiş gibi gösterme çabası en azından şimdilik fiyasko ile sonuçlandı.

İşin daha da vahimi, güvenlik güçlerinin, bu saptırma çabaları içindeki yeri ve rolü, soruşturmanın tarafsızlığı ve selameti açısından ciddi soru işaretleri doğurdu.

İşin trajikomik tarafı ise, AKP'nin, kendine karşı olanları bombalayanları ve öldürenleri, "bana karşılar" diye lanse etme çabasıydı:

Ne hikmetse hükümete göre, kendilerine karşı olan katiller, hep Atatürkçüleri öldürüyorlar; üstelik de dinci Vakit gazetesinin hedef göstermesiyle.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional