Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

28 Kasım 2011

"Can Çekişen Bir Meslekte" Haluk Şahin'e Bir Veda Gecesi.

Haluk Şahin'in son görevi TV8'in İcra Kurulu Başkanlığı idi.

TV8 onun sayesinde ciddi kanallar arasında son derece saygın bir yere kavuşmuştu.

Özellikle haberlerdeki tarafsız ve geniş kapsamlı tutumu onu öteki "taraflı" kanallar arasında öne çıkarmıştı.

Bu yaz başında artık aktif medya yöneticiliğini bırakacağını açıkladı ve görevinden ayrıldı

Yazın da oturdu şu aralar çok satılan bir kitap yazdı:

Say Yayınları'ndan çıkan kitap Can Çekişen Bir Meslek Üzerine Son Notlar adını taşıyor.

Zaten bugünkü "Güncel"in başlığını onun bu kitabına atıf yaparak koydum.

Meraklısı, sitemin "Aydınlanma" bölümünde, bu kitap hakkında yazdığım ve Cumhuriyet'te yayınlanmış olan yazıya bakabilir.

* * *

25 Kasım Cuma akşamı, Beyoğlu'nda, Asmalı Mescit'de Mavi Melek adlı lokantada saat 20 dolayında buluşuldu.

Ortaya büyük ve uzun bir masa ve dışarılara taşan başka küçük masalar da konmuştu.

Haluk büyük masanın ortasında, sağ yanında Uğur Dündar, sol yanında TV8'in Genel Müdürü Abiş Hopikoğlu olmak üzere, gelenleri hemen görebilecek ve herkesi görüş alanında tutan stratejik bir noktaya konuşlanmıştı!

Uğur'la Haluk, tam altı kez farklı kanallarda birlikte çalışmış...

Çok yakın iki dost.

Hopikoğlu ise görevi sırasında Haluk'a çok destek olmuş, çok sevdiği bir yönetici arkadaşı.

Gecede kimler yoktu ki...

Altan Öymen, Nail Güreli, Aydın Engin, Nazlı Ilıcak, Leyla İsmier, Ayşenur Arslan, Turgut Kazan, Ali Sirmen, Faruk Şen hemen gözüme çarpanlar arasındaydı.

Nedim Şener tutuklu olduğu için gelememişti elbette ama eşi Vecide Şener aramızdaydı.

Nedim'i ziyaretinden sonra çok önemli açıklamalar yaptığını ama medyanın sadece saz çalma olayını verdiğini söyledi.

Kapıdan girenleri, güzel ve yetenekli televizyoncu (ve şu anda işsiz) Özlem Gürses olanca sempatikliği ve TV8'de Haber Aktif ve Sekizinci Gün programlarındaki başarısıyla dikkatleri çeken Gökmen Karadağ olanca yakışıklılığı ve ciddiyeti ile karşılıyordu.

Geceye, Haluk'un katıldığı son Sekizinci Gün programına konuk olan, Silivri davalarının ünlü avukatı Celal Ülgen ve Fethullah Gülen Cemaati'ne yakınlığıyla bilinen yazar Faruk Mercan'la emekli savcı Reşat Petek de, bu son programı anmanın simgeleri olarak davet edilmiş ve gelmişlerdi.

Selamlaştığım ve konuştuğum kişiler arasında en ilginç yorumu Nazlı Ilıcak yaptı...

"Merhaba" der demez, "NTV benim de işime son verdi, zar zor CNN'de bir iş buldum" diye karşılık verdi.

Ben kendi hesabıma, susmakla yetindim!

* * *

Daha önce verilmiş bir sözden dolayı erken ayrıldığım için yazının bundan sonrası sağdan-soldan yaptığım soruşturmalar sonucunda aldığım bilgilere dayalı:

Aslında hemen hemen herkes söz almış ve bir şeyler söylemiş.

Gecenin konuşmalarını Abiş Hopikoğlu başlatmış ve beklendiği gibi Haluk için çok övücü ve güzel sözler söylemiş.

İkinci konuşmayı yapan Haluk, herkese sataşmış...

Özellikle Nazlı Ilıcak'a...

Birlikte program yaparlarken, sokaktaki insanların "Nasıl tahammül ediyorsun" diye sorduklarından ve Nazlı sayesinde meşhur olduğundan söz etmiş...

Bu sataşma üzerine Altan Öymen "Şimdi sıra bende" diyerek laf atmış.

Benim için de yanındakiler dönüp, "Emre Kongar erken kaçtı, 'herşeyi bilen adam' konusunda benim rakibimdir ama giyim kuşam ve şıklık konusunda onunla yarışamam" demiş.

Orada olsaydım "Herşeyi bilen adam" diyerek hem bana hem de kendisine hakaret ettiğini söyleyerek intikamımı alırdım, ama heyhat, daha önce verilmiş sözler insanın yaşamına bayağı ipotek koyuyor!

Ferai Tınç, " 'Bakmayın Bozcaada'ya çekildim' dediğine orada da her türlü örgütlenmenin ve gönüllü çalışmanın içinde boş oturmuyor" demiş ve 'Çavuş üzümünü koruma' programından da söz etmiş...

Bunun üzerine Haluk'un yorumu bir harika tabii:

"Bırak yahu şimdi çavuşu mavuşu korumayı, başımızı belaya mı sokacaksın" diye espriyi patlatmış.

Gecenin sonunda sevgili arkadaşımıza bir kol saati armağan edilmiş...

Eskiden kendisinin söylediği, "Emekliler sık sık saate bakarlar" gerekçesiyle!

* * *

Gazetecilik mesleği can mı çekişiyor, bilmiyorum...

Ama Haluk Şahin'in olanca dinamizmi ile daha uzun yıllar üretim yapacağı kesin...

Kendisine sağlıklı, mutlu ve verimli uzun yıllar diliyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional