Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

27 Aralık 2010

Mehmet Faraç ve Enver Aysever.

Sevgili okurlarım...

(Acaba "izleyenlerim" mi desem, çünkü artık sitemdeki yazılarımı, bulunmadığım ama taklit edildiğim facebook veya katılmadığım twitterde herkesin yaptığı gibi, özel duygu ve düşüncelerimi aktarmak için de kullanmaya karar verdiğimi belirtmiştim)

Bugün size, belki çok tartışma yaratacak...

Pek çok kişiyi kızdırabilecek...

Ama benim samimi duygu ve düşüncelerimi yansıtan bir değerlendirme sunacağım.

* * *

Zıpkın gibi iki genç:

İki yazar...

İki düşünür...

İyi yetişmişler...

Büyük birikimleri var...

İyi konuşuyor, iyi yazıyorlar...

Çalışkanlar...

Heyecanlılar...

Düşüncelerini cesurca, dikkati çekecek bir çarpıcılıkla ifade ediyorlar...

Her ikisi de topluma karşı sorumluluk duygularıyla donatılmışlar...

Bu nedenle her ikisi de siyasete girmiş...

Yolları, hem Cumhuriyet'te hem de CHP'de kesişmiş...

Yazdıkları kitaplar çok satanlar listesine girmiş...

Her ikisi de çok sevdiğim, çok saydığım, kendilerinden bir şeyler öğrendiğim dostlarım.

Ama genel yaklaşımları birbirinden farklı görünüyor...

Hatta ikisi de bütün toplumun dikkatini çektiği, belli düşünceleri temsil ettiği için, sanki birbirine zıt görüşlerin simgeleri haline gelmiş...

Belki de toplumsal kutuplaşmaların sonucu olarak, getirilmiş.

Bu nedenle de birbirlerinin zıddı gibi görünen bu iki değerli ve çok sevdiğim dostum adlarının birlikte anılmasından pek hoşlanmayabilir...

Ve bana sitem edebilirler!

* * *

Ama olsun...

Ben onları çok sevdiğimi...

İkisinin de çok değerli olduğunu...

Birbirlerine çok benzediğini...

Bir siyasal partide veya bir gazetede veya bir televizyon kanalında her ikisinin birden yer almasının oraya büyük bir zenginlik getireceğini belirtmek istiyorum.

Bakın her ikisinin de düşüncelerindeki ortak noktalar neler:

Her ikisi de demokrat...

Her ikisi de temel insan haklarından ve temel özgürlüklerden yana ve bu nedenle tabii ki laik...

Her ikisi de cinsiyet ayrımcılığına çok karşı, kadın hakları konusunda çok duyarlı...

Her ikisi de şiddete, teröre karşı...

Her ikisi de insanların farklı görüş ve düşüncelerinin özgürce ifadesinden yana...

Her ikisi de sınıfsal çözümlemeleri önemsiyor...

Her ikisi de Kurtuluş Savaşı'nın Mustafa Kemal Atatürk'ün, Cumhuriyet değerlerinin farkında...

Her ikisi de yoksullardan, ezilmişlerden yana...

Her ikisi de yolsuzluklara, yoksulluğa, antidemokratik baskılara karşı mücadeleyi amaç edinmiş...

Her ikisi de demokrasiyi geliştirmeye, eşitliği ve adaleti arttırmaya, toplumun refah düzeyini yükseltmeye çalışıyor.

* * *

Bu amaçlar doğrultusunda yazmak, çizmek, konuşmak, siyasal etkinlik yapmak her ikisinin de yaşam biçimi haline gelmiş.

Tabii ki somut olaylara bakışları, somut çözüm önerileri arasında farklar var...

Tabii ki birbirlerinden farklı görüşleri savunuyorlar...

Zaten bu kadar birikimli, donanımlı, yaratıcı, enerjik gençlerin birbirinin aynı düşüncelere sahip olmasını beklemek, Türkiye gibi karmaşık ve karmakarışık bir toplumsal yapıda çok gerçekçi de değil...

Ama esas olarak, amaç ve hedef birliği, somut önerilerdeki farklılıklardan daha önemli değil mi?

Toplumun, aynı amaç ve hedeflere yönelik farklı yaklaşımları, görüşleri, önerileri dinlemesi, öğrenmesi, tartışması ülke ve demokrasi açısından çok yararlı değil mi?

* * *

Her iki dostumun da çok yetenekli, dürüst, çalışkan ve başarılı gençler olduklarını görüyorum...

Bundan sonra da önlerindeki uzun yaşamlarında bu başarılarını sürdüreceklerine inanıyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional