Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

26 Temmuz 2004

"Her şey Allah'tan" anlayışı ile Türkiye'yi yönetmeye çalışan AKP, bu anlayışını siyasal ve hukuksal alandan, teknik alana da taşımaya başlayınca somut felaketler oluştu.

Çünkü, toplumsal ve siyasal alanlarda yaptığınız hataların sonuçları, uzun dönemde ortaya çıkar.

Bu nedenle "Kamusal alan tanımını" "iman gücüyle", işine geldiği zaman gazinolarda içki yasağı uygulamak için kullanan iktidar, işine geldiğinde, Çankaya'da verilen devlet yemeklerini kamusal alan dışına çıkarmak gibi iddialarda bulunduğunda, işin ciddiyetinin farkında olmayan pek çok kişi bu kararlarda "yakın bir tehlike" algılamadığı için, olaya gülüp geçiyordu.

Aslında "içki yasağı" gibi, "türban olayı" da doğrudan günlük yaşamı etkileyen ve dolayısıyla, bireylerin yaşamlarına müdahale açısından "şeriat tehdidi" oluşturan kararlardı ama, pek çok kişi bunun farkında değildi.

Ne zaman ki iş, tren yolu ulaşımı gibi teknik konulara geldi, o zaman bu "Her şey Allah'tan" anlayışının oluşturduğu tehdit somut olarak ortaya çıktı:

Sakarya yakınlarında meydana gelen tren kazasında 37 kişi öldü, 81 kişi yaralandı.

Hem de pek çok bilim insanının defalarca yaptığı uyarılara karşın, inatla sürdürülen bir "hızlandırılmış tren" projesinin sonucu olarak.

Siyasal ve hukuksal alanda uygulanan, seçmenin din duygularını istismara yönelik "dinci anlayış", tabii teknik konularda, bilime, doğaya ve eşyaya karşı sökmemişti.

İktidarın teknik konularda bilime ve gerçeklere sırt çevirmesinin somut sonuçları acı bir biçimde yaşandı.

Peki seçmeni aldatarak yaptığı din istismarının, demokrasiyi ortadan kaldıran, hukuksal, toplumsal ve siyasal sonuçları ortaya çıktığı zaman ne olacak?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional