Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

26 Şubat 2001

Geçen hafta başında Milli Güvenlik Kurulu'nda çıkan "Devlet Krizi"nde, medyamız olayın perde arkasındaki yolsuzluklara ve bunların örtbas edilme çabalarına ilişkin oldukça ayrıntılı haberler verdi, yorumlar yaptı.

Özellikle köşe yazarlarının ve televizyon programlarına katılan yorumcuların bir bölümü, yazdıkları gezetelerin ve konuştukları kanalların genel politikalarına aykırı da olsa "doğru olduğuna inandıkları" düşünceleri ifade etmekten kaçınmadılar.

Bu arada "genel yayın politikası" olarak, iki haber kanalından CNN taraflı, NTV ise tarafsız haber yayını ile dikkatleri çekti.

Benim bu hafta üzerinde durmak istediğim nokta ise pek ele alınmadı ve bu noktanın üzerinde fazla durulmadı. Oysa kanımca bu nokta hem "krizin" çıkması hem de "kriz" hakkında hükümetin yaptığı yorumların gerçekçiliğinin irdelenmesi açısından çok önemli idi:

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in (bence haksız bir biçimde) "krize yol açtığı iddia edilen" konuşması, yazılı bir metin üzerinden yapılmıştı.

Bu nokta şu iki bakımdan önemliydi:

Birinci olarak, konuşma, spontan ve duygusal bir tepki değil, önceden düşünülüp taşınılmış, dikkatle hazırlanmış, devlet belgeleri arasında yer alacağı bilinen ve hiç kuşkusuz uzun vadeli sonuçları da hesaplanmış bir konuşmaydı.

İkinci nokta belki daha da önemli: Konuşma yazılı olarak hazırlandığı ve Cumhurbaşkanı tarafından metinden okunarak yapıldığı için, "devlet terbiyesine" ya da "toplantı nezaketine" aykırı bir öge içermesi olanaklı değildi. Bu nedenle, konuşma sonrasında gelişen ve "krize yol açtığı" öne sürülen kişilerarası etkileşimin, konuşmanın muhatabı olan hükümet üyeleri tarafından tahrik edildiği, olayın soğukkanlı bir biçimde irdelenmesi sonunda açıkça ortaya çıkmaktaydı.

Sanıyorum bu önemli nokta gözden kaçtı. Çünkü bir takım gazetelerimiz ve televizyon kanallarımız, olayın gerçek ayrıntılarını öğrenmek ve kamuoyuna aktarmak yerine, "gözü kapalı" bir biçimde, olayı kendilerine göre aktaran "hükümet üyelerinin" yanında yer almayı tercih ettiler.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional