Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

26 Eylül 2011

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Arap Ülkelerindeki Konuşmaları ve Okurlarıma Özel bir Soru

ABD ve Batılı güçler tarafından tezgahlandığı artık kendi resmi belgeleriyle kanıtlanmış olan ve dünya kamuoyuna "Arap Baharı" diye yutturulmaya çalışılan, bir diktatörün gidip, bir başka otoriter veya totaliter rejimin geldiği Arap ülkelerine Başbakan'ın yapacağı geziden esinlenerek ben de Cumhuriyet'teki köşemde "ABD'nin Siyasal İslam'la Tehlikeli Dansı" diye bir dizi yazı kaleme aldım.

Dokuza ulaşan bu yazılar sırasında Başbakan Mısır, Tunus ve Libya'da, bu ülkelerin yeni anayasalarının laiklik ilkesi üzerine kurulması gerektiğini söyleyen konuşmalar yaptı.

Önce Başbakan'ın dediklerine bakalım.

KAZETE adlı internet sitesinin haberine göre:

"Başbakan Erdoğan, Mısır'da uydudan yayın yapan özel televizyon kanalı Dream TV'de ülkenin en ünlü kadın 'talk show programcısı Mona el Şazli'nin konuğu oldu. Ak Parti Genel Merkezi'nde yapılan ve banttan yayınlanan röportajda Erdoğan özellikle 'laiklik' konusunda mesaj verdi. Hüsnü Mübarek rejiminin devrilmesinden sonra Mısır'da yeni anayasanın laik mi yoksa şeriat ilkelerine mi dayanması konusundaki tartışma yaşanırken Erdoğan'ın 'Laiklik, din karşıtlığı anlamına gelmez' açıklaması, İslam dünyasında ses getirdi. Sosyal medyada dün büyük ilgi gören Erdoğan'ın mesajları özetle şöyle:

'Ben laik değilim ama...

Amerika ve Batı ülkelerinin Ortadoğu'ya artık farklı bir perspektifle bakmaları gerekiyor. Türkiye ve Mısır bölgenin en önemli iki ülkesidir. Zaten ABD Başkanı Obama'nın ilk resmi ziyaretlerini bu iki ülkeye yapmış olması da bunun göstergesidir.

Obama'nın Kahire Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada verdiği sözleri tutmasını umut ediyoruz.

Türkiye'de anayasa laikliği, devletin her dine eşit mesafede olması olarak tanımlar. Laiklik kesinlikle ateizm değildir. Ben Recep Tayyip Erdoğan olarak Müslümanım ama laik değilim. Fakat laik bir ülkenin başbakanıyım. Laik bir rejimde insanların dindar olma ya da olmama özgürlüğü vardır.

Beraber yürüdük...

Ben Mısır'ın da laik bir anayasaya sahip olmasını tavsiye ediyorum. Çünkü laiklik din düşmanlığı değildir. Laiklikten korkmayın. Umarım ki Mısır'da yeni rejim laik olacaktır. Umuyorum ki benim bu açıklamalarımdan sonra Mısır halkının laikliğe bakışı değişecektir.' "

Siyasal İslam'ın bu ülkedeki en örgütlü ve güçlü temsilcisi durumundaki Müslüman Kardeşler örgütü ise buna "İçişlerine karışmak" olarak tepki gösterdi ve "Türkiye Mısır'dan farklıdır" diye yanıt verdi.

KAZETE adlı internet sitesinde bu tepkiler de şöyle yer aldı:

"Mısır'da yakında demokratik seçimlerin yapılmasıyla iktidara gelebileceği konuşulan ülkenin en büyük İslamcı hareketi Müslüman Kardeşler, Erdoğan'ın yaptığı bu laiklik çıkışına tepki gösterdi. AP'ye konuşan örgütün sözcüsü Mahmud Gozlan, Erdoğan'ı 'Bizimle İsrail konusunda aynı pozisyonu paylaşan, ülkesinin itibarını koruyan saygın bir lider' diye niteledi. Ancak Gozlan, Mısırlıların İslami bir devlette ısrarcı olduğunu belirterek, 'Türkiye'de eğer bir erkek bir kadını yatakta bir başka erkekle yakalarsa onu yasalara göre cezalandıramaz, çünkü buna orada izin vardır. Bu açıdan Türkiye, İslam şeriatını ihlal etmektedir' dedi. Gozlan, El Ehram Gazetesi'ne yaptığı açıklamada da, 'Başka ülkelerin deneyimleri Mısır'da taklit edilemez. Türkiye'de laik devleti empoze eden şartlar, Mısır'daki mevcut şartlardan farklıdır' diye konuştu.

Mübarek dönemin hapse atılan ve şimdi Müslüman Kardeşler'in kurduğu Özgürlük ve Adalet Partisi'nin Başkan Yardımcısı olan İssam el Eryan ise Reuters'e şöyle konuştu: 'Türkiye'yi ve Erdoğan'ı saygın liderler olarak hoş karşılıyoruz fakat onun veya ülkesinin tek başına bölgeye önderlik edip geleceği şekillendirebileceğini düşünmüyoruz. Arap devletlerinin dışarıdan projelere ihtiyacı yok. Değişim devrimlerden sonra demokratik olarak içten gerçekleşmeli.'

Reuters, ismi açıklanmayan üst düzey bir Türk Dışişleri yetkilisine dayanarak yaptığı haberde Erdoğan'ın 'Müslüman Kardeşlere gerekiyorsa yardım önerdiğini' yazdı. Habere göre Türk yetkili, 'Gelip size ne yapmanız gerektiğini öğreteceğimizi söylemiyoruz ama isterseniz yardım edebiliriz' dedi.

Başbakan, Radikal'in internet sitesindeki habere göre Tunus'ta da şöyle konuştu:

"Biz demokratik laik sosyal bir hukuk devletiyiz. Anglosakson veya batılı anlamda bir laiklik anlayışı değil. Kişi laik olmaz. Devlet laik olmaz. (Yanlış yazılmış herhalde "olur" olacaktı sanırım. E.K.) Bir Müslüman laik bir devleti başarıyla yönetebilir. Laik bir devlet her inanç grubuna eşit mesafededir. Laik bir ülke her inancın güvencesidir. Olayın aslı budur. Bu tartışmalara neden olabilir. Biz buna inanıyoruz böyle çalışıyoruz."

Başbakan Libya'da konuya devam etti, Mısır ve Tunus'ta yaptığı laiklik önerilerine açıklık getirdi.

Cumhuriyet gazetesinin Haber Portalı'na göre şunları söyledi:

"Türkiye'de halkım benim bu konuda (laiklik) ne düşündüğümü çok iyi biliyor, çok iyi bildiği için yüzde 50 oy veriyor. Hiçbir sıkıntımız yok. Bu bölgeler, laikliği anlamada, tanımada inanıyorum ki şu anda bir müzakerenin veyahut bir tartışmanın içerisinde olacaktır.

Ben laikliği dinsizlik olarak kabul etmiyorum, laikliği din karşıtlığı olarak kabul etmiyorum. Partimin programında laikliğin tanımı şudur:

Kişi laik olmaz, devlet laik olur. Bir Müslüman olarak, laik bir devleti yönetirken bütün inanç gruplarına devlet eşit mesafede olur, Müslüman'a da, Hristiyan'a da Musevi'ye de ateiste de. Bütün inanç gruplarının inancı o devletin güvencesi altındadır. Bizim anlayışımız bu.

Burada aykırı düştüğümüz durum varsa bunu her fırsatta, herkesle müzakere ederiz. Bu söylediğimin de bizim değerlerimize, İslam'a karşı bir yanı varsa lütfen siz de beni ikna edin."

* * *

Başbakan'ın bu sözleri çok tartışma yaratacak cinsten.

Önce Siyasal İslam'ın temsilcileri olarak dünya ve devlet yapısının da İslam'a göre düzenlenmesi savunanlar buna bütünüyle karşı çıktı...

Arap ülkelerindeki yorumlar biraz daha dikkatli iken, Türkiye'de bazı internet izleyicileri Başbakan'ı "dinsizlikle" bile suçladı...

İlgili haberlerin yer aldığı internet sitelerindeki okur yorumlarına bakarsanız bunları bol miktarda görebilirsiniz.

Resmi olarak ise bu görüşe bir tek, zaten laikliği devlet düzeninin içine o turtmaya çalışan Tunus'tan tam bir destek geldi...

Ötekiler biraz sessiz kaldı.

Türkiye'de ise "Birey laik olmaz, devlet laik olur" ve "Bizim laiklik anlayışımız Anglosakson veya batılı anlamda bir laiklik anlayışı değil" sözleri çok eleştiri aldı.

Ama ne olursa olsun, Recep Tayyip Erdoğan'ın, sözde Arap Baharı yaşayan ülkelere laikliği önermesi beklenmedik bir çıkıştı ve mutlaka derinliğine çözümlenmesi gerekir diye düşünüyorum...

Çünkü olayın arkasında ABD'nin de olduğuna hiç kuşku yok!

Bu çözümleme işine girişmeye de niyetliyim...

Ve bunu önce Cumhuriyet'teki sütunumda yapmayı düşünüyorum...

Ama önce okurlarıma benim açımdan çok önemli bir sorum olacak:

Acaba bu konuda yazdıklarımı ve yazacaklarımı, bazı okarlarımın önerdiği gibi, örneğin, "Amerika, İslam ve Türkiye" adlı bir kitapta genişleterek de yazmalı mıyım?..

Bu konu, bir kitap çalışması yapmaya değer mi?

Lütfeder de "Değer" veya "Değmez" diye tek kelimelik yanıtlar yollarsanız bana yol göstermiş olacaksınız.

Şimdiden ilginize teşekkür ediyorum...

Ve "Bir yazarın ancak okurlarının zihinlerindeki yeriyle önem kazandığını" bildiğimi bir kez daha yineliyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional