Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

25 Kasım 2002

Bu hafta iki konu belirginleşmiş görünüyor:

1) Başbakan Abdullah Gül ile AKP lideri Tayyip Erdoğan arasında ister istemez çelişkiler ve giderek zıtlaşmalar ortaya çıkacak.

Bu tür sorunlar daha şimdiden Kıbrıs ve AB konularında filiz verdi.

Sanıyorum, Tayyip Erdoğan'ın birdenbire yeniden Meclis dışından Başbakan atanmasına olanak sağlayan Anayasa değişikliği önerisini gündeme getirmesinin arkasında yatan asıl neden bu: Erdoğan, Başbakanlığı bir an önce Gül'den devralmak istiyor.

2) Kıbrıs konusundaki Annan planının üç açıdan yetersiz kaldığı anlaşılıyor:

a) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başlangıçta "egemen ve bağımsız bir devlet olarak" "Kıbrıs Konfedere Devleti'ne" katıldığını kabul etmiyor.

Bu nokta çok önemli, çünkü ilerde taraflar arasında anlaşmazlık çıkarsa, Kuzey Kıbrıs Türk Devleti "bir zamanlar bağımsız bir devlet olarak" kendi kaderine kendisi hakim olmak istiyor.

Kıbrıs'ta bugüne kadar imzalanan bütün uluslararası andlaşmaların (en son 1959 Londra ve Zürih andlaşmaları dahil) ihlal edildiği düşünülürse, bu hususun ne denli önemli olduğu daha iyi anlaşılır.

b) Annan Planı'na göre Kıbrıs Devleti'nin daha çok parlamanter bir yapıda işlemesinin öngörüldüğü anlaşılıyor. Oysa iki ayrı devletin söz konusu olduğu federatif bir yapıda, parlamenter sistem, azınlıkta kalan devleti ya da toplumu, çoğunluğun merametine terkediyor.

Gerçek konfederatif bir yapının, iki ayrı devletin kendi içlerinde ayrı ayrı, gerekirse parlamanter bir yapı çerçevesinde aldığı kararların, konfederasyonun başkanlık katında eşit ağırlıkla ele alınmasını gerektirdiği gözden kaçırılıyor.

c) Üçüncü nokta tabii Güzelyurt konusu. Bu bölgenin gerek Kıbrıs gerekse Türkiye için önemi açık. Doğrudan doğruya Kıbrıslı Rumlara terkedilmesi söz konusu olamaz.

Bu üç nokta açıklığa kavuşmadan, Kıbrıs için kalıcı ve adil bir çözümün söz konusu olabileceğini sanmıyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional