Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

21 Ekim 2002

Türkiye'nin Irak politikası tartışılırken, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Yusuf Buluç son derece garip bir çıkış yaparak, kamuoyunun ve medyanın ötesindeki makamları uyardığını belirterek, Irak'ın polemik konusu yapılmamasını önerdi.

Basın bu uyarıyı doğrudan doğruya politikacılara ve tabii bu arada Başbakan Bülent Ecevit'e de yönelik olarak yorumladı.

Oysa Buluç bir bürokrattı ve çalıştığı bakanlık da koalisyon hükümetinin DSP kanadına, yani Ecevit'in genel başkan olduğu partiye bağlıydı; Dışişleri Bakanı Sükrü Sina Gürel DSP milletvekiliydi.

Ecevit'in Kuzey Irak'ta kurulmakta olan Kürt devletine ilişkin açıklamaları, sorunun önemini ve ivediliğini vurgulaması bakımından bazı çevreleri rahatsız etmişti.

Tabii Türkiye'nin Dışişleri Bakanlığı'nın bu çevreler arasında olması beklenen bir durum değildi.

Derken durumun garipliğini farkeden Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yaparak, Yusuf Buluç'un sözlerinin yurt dışına yönelik olduğunu belirtti.

Böylece bir memurun, dış politika konusunda Başbakanı eleştirmesi gibi garip bir durum "diplomatik" bir açıklama sonunda ortadan kaldırılmış gibi oldu.

"Gibi oldu" diyorum, çünkü çok kişi Dışişlerinin bu açıklamasına inanmadı.

Benim bu vesileyle belirtmek istediğim bir başka konu var:

Bir ülkede kamuoyundaki dış politika tartışmaları ne denli yoğun olursa ve ne denli farklı görüşler ortaya çıkarsa, o ülkenin devletinin dış politikadaki manevra alanı o denli genişler.

Öteki ülkelerle müzakarelerde, devletin temsilcileri, kamuoyundaki farklı görüşlere atıfta bulunarak, karşılarındakilere çeşitli seçeneklerin demokratik bir ülkede kamuoyuna kabul ettirilebilme şansının düşük olduğu kozunu her zaman rahatlıkla kullanabilirler.

Ya da verilebilecek ödünleri farklı görüşteki grupların desteklerine dayandırabilirler.

Unutmayalım örneğin, Türkiye'ye uygulanan silah ambargosu konusunda, Amerika Birleşik Devletleri Türkiye'yi yıllarca, "Yönetim sizden yana ama Kongreyi ikna edemiyoruz" diye oyalamadı mı?

Bir ülke ne denli demokratikse ve dış politika konuları kamuoyunda ne denli açıkça tartışılabiliyorsa, o ülkenin devleti de dışarıya karşı o ölçüde güçlü olur.

Otoriter kafalı ve otoriter görüşlü bürokratların anlamadığı da budur.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional