Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

20 Aralık 2004

Avrupa Birliği, daha önce ne dediyse, 17 Aralık'ta hepsini aldı.

Daha önce ne demişti?

  1. Müzakerelere başlamadan önce, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanıyın.
     
  2. İşgücü dolaşımı ve benzeri konularda sürekli sınırlamalar getirebilirim.
     
  3. Müzakerelerin sonunda "tam üyelik" garanti olmaz.
     
  4. Müzakerelerin sonucu ne olursa olsun, Türkiye'nin AB kurumlarına bağlılığı sağlanmalıdır.

Şimdi sırasıyla sonuçlara bakalım:

  1. Türkiye müzakere tarihinden önce, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanımayı taahhüt etmiştir. Her ne kadar bu taahhüt, bir anlaşmanın paraf edilmesi biçiminde olmamışsa bile Beşir Atalay'ın imzasıyla yazılı olarak verilmiş ve sonuç bildirgesinde buna atıf yapılmıştır.
     
  2. Sürekli sınırlamalar getirilmesi, sanki gerekli olmadan böyle sınırlamalar getirilebilirmiş gibi, "zorunluluk haline" bağlanmış ve aynen korunmuştur.
     
  3. Müzakerelerin amacının "tam üyelik" olduğu belirtilmekle birlikte, bu amacın gerçekleştirilememesi olasılığına gönderme yapılmış ve böylece müzakerelerin "ucunun açık" olduğu vurgulanmıştır.
     
  4. Müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde, Türkiye'nin AB'nin kurumlarına bağlı kılınması, (sanki aksi olanaklı imişcesine) Türkiye'nin kararına bırakılmıştır.

Görüldüğü gibi, AB, Yunanistan'ın ve Kıbrıs Rumlarının önceden belirledikleri koşullara göre ilan etmiş olduğu bütün maddeleri, küçük sözcük oyunlarıyla, aynıyla empoze etmiş ve Türkiye'ye kabul ettirtmiştir.

Ayrıca, müzakereler öncesi gerekli olan "tarama süresi", yaklaşık altı ay kadar süreceği için, müzakerelerin fiilen başlama tarihi 2006 yılının Nisan ayına kadar sarkabilecektir.

Bütün bunlara ek olarak Fransa'nın ve Avusturya'nın Türkiye'nin üyeliğini referanduma sunacaklarını belirtmeleri, müzakereler başarıyla sonuçlansa bile, Türkiye'nin tam üyeliğini zora sokmuştur.

İşte Avrupa'ya girişimizi, Başbakan'ın Ankara'ya dönüşünde, en Doğulu biçimde, bir zafer olarak kutlayanların görmezden geldikleri gerçekler bunlardır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional