Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

16 Şubat 2009

Recep Tayyip Erdoğan Popülist mi Peronist mi?

Başbakan medyaya saldırısının şiddetini arttırdı, nezaket seviyesini düşürdü:

Cuma günü Sivas'ta, Hürriyet Gazetesi'nin köşe yazarı Bekir Coşkun'u kastederek "Ama bunların (muhalefeti kastediyor. E.K.) şu anda yandaş medyaları var. Yandaş medyaların oralarda yandaş köşe yazarları var. Oralarda benim vatandaşıma 'AKP'ye oy vermişse bunlar göbeğini kaşıyanlar' diyemez. Bu, bu ülkede bu tür tiplerin nerede bulunduğunu gösteriyor. Bunların sevgili köpekleri vardır, onlarla yatar onlarla kalkarlar." dedi.

Bu konuşmasında aslında muhalefeti eleştiriyordu, bir taşla birkaç kuş birden vurmaya kalktı.

Hem muhalefete yüklendi, hem medyaya. Hem de kendisini eleştiren medyayı "muhalefetin yandaş medyası" olarak niteledi.

Recep Tayyip Erdoğan kavramları tersine çevirmeyi çok iyi biliyor.

Dinci siyaset izlemesinden dolayı kendisine ve partisine "gerici" diyenlere, "Asıl gericiler Atatürkçülerdir. Onlar ülkeyi 1930'lara gere götürmek istiyorlar" söyleminin mucididir.

"Yandaş medya" konusunda da aynı olayı görüyoruz:

AKP bugün medyanın üçte ikisini, bir bölümünü doğrudan bir bölümünü de dolaylı olarak etkisi altına almış durumda.

Böylece ne yapsa kendisini alkışlayan, yolsuzluk iddialarını görmezden gelen güçlü bir "yandaş medya" yarattı iktidar.

İşte bu konuşmasında bu kavramı da, sanki muhalefetin "yandaş medyası" varmış gibi çarpıtıyor.

Oysa şu anda muhalefetin yandaş medyası filan yok.

Büyük gazetelerin bir bölümü hem iktidarı hem de muhalefeti eleştiriyor.

Ama Başbakanın eleştiriye tahammülü yok.

Kendisini eleştiren medyaya "muhalefetin yandaş medyası" diyor.

Bekir Coşkun'a yönelik sözleri ise, içerdiği çirkin imalar acısından gerçekten çok vahim.

Bu tavır onu sadece "popülist" yapmıyor.

Demokrasiyi "çoğunluk baskısı" olarak algıladığını göstermesi ve bazı yazarları hedefe koyması bakımından onu Peronizmin tehlikeli girdabına da çekiyor...


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional