Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

16 Kasım 2009

Kürt Açılımı Projesi Tek bir Alanda ve Dayatmacı Olabilir mi?

AKP iktidarı, Kürt Açılımı'nın adını Demokratik Açılım olarak değiştirdi.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay Meclis'te yaptığı konuşmada uzun uzun demokrasinin ve adaletin erdemlerinden söz etti Kürt Açılımı'nı sunarken.

Tam da Yargıtay'ın ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nın dinlendiğine ilişkin haberler kamuoyuna yansıdığı sırada.

Türkiye artık bir "polis devletinin" pençesine düşmüş görünüyor:

Herkesin dinlendiği, herkesin izlendiği ve herkesin fişlendiği bir polis devleti.

Tabii buradaki "herkesin" sözcüğü bütün nüfusu kapsamıyor ama kimsenin, hiçbir kurumun ve makamın dinlenmeden muaf olmadığını belirtiyor.

Bu ortamı yaratan bir iktidar nasıl demokrasiden ve adaletten söz edebilir?

Ayrıca hapishaneler 50 yıldan beri ilk kez yeniden profesör, gazeteci, yazar konuklarını ağırlamaya başladı.

Bütün bunlar kamuoyunun gözü önünde olup biterken AKP iktidarının Kürt Açılımını "Demokratik Açılım" adı altında savunması ne denli inandırıcı olabilir ki?

Meclisteki tartışmalar sırasında CHP'yi ağır biçimde suçlayarak salonu terk etmesine neden olan Başbakan'ın "Siz olmadan daha rahat konuşuruz" yorumu bir uzlaşma arayışından çok bir dayatmacı tutumu sergilemiyor mu?

Bu ortamda bu yöntemlerle kim inanır açılımın "demokratikliğine?"


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional