Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

14 Şubat 2011

Askeri Vesayetten Polis Devletine

Biliyorum bugün "Sevgililer Günü".

Sitemde haftalık yazdığım yazılarda kişisel izlenimlerimi de sizinle paylaştığım için belki de bugünün özel anlamı hakkında bir yazı kaleme almalıydım.

Ama son gelişmeler çok vahim bir duruma işaret ediyor:

Bir yandan yargının siyasal iktidarın denetimine girmekte oluşu öte yandan sürmekte olan davalarda olup bitenler ve Başbakan'ın konuşma ve eylemleri artık durumun son derece ciddileştiğini belirtiyor.

Bu durumu sessizce izleyen sözde demokrat, sözde liberal yazarlar da beni şaşırtıyor.

Bugün sizlerle Ertuğrul Özkök'ün 11 Şubat tarihinde Hürriyet'te bu konuda yazdığı bir yazıyı paylaşmak istiyorum.

"Polise 'koruma ve kollama' görevi

EY bu ülkenin 'liberal aydını'...

Sen ki, hayatını, 'Silahlı Kuvvetler'in, yani elinde 'silah' bulunduran gücün, rejim üzerindeki vesayetine karşı mücadele ile geçirdin.

Şimdi söyle;

Öyle bahane arayarak, kıvırtarak, hafifletici neden, 'tali, asli', 'Kurunun yanında yaş da yanar' bahanesine sığınmadan açıkça, mertçe söyle.

Aşağıdaki şu cümleyle mutabık mısın, değil misin?

'Emniyet statükonun bekçisi değil, değişimin öncüsüdür.'

Yani ülkenin polisine, 'asayişi sağlama' dışında, değişime öncülük etme, değişimi 'koruma ve kollama' görevi verilmesini doğru buluyor musun?

* * *

Dur, hemen cevap verme.

Seni uyarıyorum; Çünkü çok mayınlı bir tarlaya giriyorsun.

'Hayır, bu görüşe asla katılmıyorum' dersen dikkat.

Bunları söyleyen Başbakan.

Onun öfkesini çekmenin ne anlama geldiğini çok iyi biliyorsun.

'Evet katılıyorum' dersen, ben yakana yapışacağım.

Diyeceğim ki, 'O zaman Silahlı Kuvvetler'e cumhuriyeti ve laik rejimi koruma ve kollama görevi veren' o eski statükoyu neden bu kadar salladın?

* * *

Ey güya 'liberal aydın' kardeşim.

İşin zor.

Hayat senin için her gün biraz daha zorlaşıyor.

Her geçen gün biraz daha iki cami arasında kalıyorsun.

'Sabit fikirlerin' ve 'Iskartaya çıkmış vicdanın'...

Bak, polise 'yeni statükoyu koruma ve kollama' görevi veriliyor.

Zaten 301'inci madde de, senin kızdığın insanlara karşı uygulanmaya başladığına göre, artık rejim meselemiz halledildi demektir.

'Biber gazlı, telefon dinlemeli, sehven delil yaratmalı yeni statükomuz vatana, millete ve Kıbrıs Türklerine hayırlı olsun.' "

* * *

Özkök'ün yazısı bu kadar.

Hem tehlikeye işaret ediyor...

Hem de kendilerine demokrat diyen sahte liberallerin maskelerini düşürüyor.

Başka söze gerek var mı.

Sevgililer gününüz kutlu olsun!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional