Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

13 Eylül 2004

AKP, Avrupa Birliği konusunda da "takiyye" mi yapıyor?

AKP iktidarı, durup dururken, çoktan unutulmuş olan "zinaya ceza" sorununu gündeme taşıdı.

Hem çağ gerisi olduğu, hem de devleti, bireylerin yatak odalarına sokacak kadar yaygınlaştırdığı için, bu öneri çok tepki aldı.

İçerdeki tepkiler sadece önerinin çağ gerisi olması üzerinde değil, aynı zamanda AKP'nin "takiyyeciliğinin" ortaya çıktığı konusunda da odaklaştı:

Çünkü AKP işine geldiği zaman "devleti küçültmekten" söz ediyor, ama işine gelmediği zaman onu yatak odasına kadar sokuyordu.

Ayrıca bir yandan kadının örtünerek ikinci sınıf vatandaş kisvesiyle ortada dolaşmasını teşvik ediyor, "imam nikahı" ile dörde kadar kadınla evlenilmesini "dînen meşru" sayıyor, öte yandan "kadını koruyoruz" diyerek "zinaya cezayı" öneriyordu.

Sonuç olarak AKP, bu önerisiyle hem çağ gerisi bir uygulamanın sahibi olarak, hem de takiyyeci niteliğinden dolayı yara alıyor.

Üstüne üstlük, bütün bu tepkiler sadece yurt içinden değil, hemen hemen içteki aynı yaygınlık ve şiddetle, yurt dışından, Avrupa Birliği'nden de geldi.

Hem de tam yıl sonuna doğru AB tarafından Türkiye'ye "müzakere tarihi verilmesi" söz konusu iken.

AB'den gelen tepkiler son derece yaygın ve şiddetliydi:

Hemen hemen bütün sorumlular, bu öneri ile Türkiye'nin zor durumda kalacağını hatta, "müzakere tarihi verilmesinin" bile bu "şaka gibi öneriden" olumsuz etkileneceğini belirttiler.

AKP iktidarı bütün bu iç ve dış uyarılara kulağını tıkamış görünüyor; hem de AB ile ilişkilerimiz açısından en kritik günlerde.

Bu durum akla çok önemli bir soruyu getiriyor:

Acaba AKP iktidarı Türkiye'nin AB ile bütünleşmesini, göründüğü kadar istemiyor mu?

Öyle ya, bu kadar "büyük reformlar" yapıp, Türkiye'nin tüm yasal ve siyasal yapısını kendi isteklerine göre biçimlendirdikten sonra, böyle çağ gerisi ve yanlış bir "ayrıntıda" ısrar etmenin başka ne anlamı olabilir?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yüksek öğrenimde türbanı yasaklamayı onaylayan kararından sonra, AKP içinde AB'ye karşı olumsuz rüzgarların estiğini bilmeyen yok.

Şimdi akla gelen soru şu:

Acaba AB'yi bahane ederek içerde istediği değişiklikleri gerçekleştiren AKP, artık hedefine vardığını düşünerek, toplumu ve devleti İslamlaştırma amacına engel olacağını düşündüğü Avrupa Birliği ile ilişkilerini serinletecek mi?

Acaba, AKP'nin üzerine yapışmış olan "takiyyecilik", Avrupa Birliği konusunda da geçerli mi?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional