Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

12 Temmuz 2010

Cumhuriyet'teki Yumuşak Geçiş Kimleri Üzdü?

İlhan Selçuk sonrası Cumhuriyet'teki olası gelişmeleri çözümlemeye çalışırken geçen haftaki "Güncel"de şöyle demiştim:

"İnanıyorum ki, kritik kararların alınması sırasında, bütün Cumhuriyet mensupları tarihsel sorumluluklarının bilincinde olarak davranacaklar ve bize bırakılmış olan bu büyük mirası, bırakın ziyan etmeyi veya hırpalamayı, onu ileriye doğru daha da başarılı bir biçimde götürecek önlemlere destek olacaklardır."

Bu sözler Pazartesi günü yayınlandı.

Salı günü yapılan Cumhuriyet Vakfı toplantısında Orhan Erinç'in vakıf başkanlığına seçilme kararı oybirliği ile alındı.

Tabii buradaki sihirli sözcük: "Oybirliği".

Yani Cumhuriyet'in ortak aklının egemenliği!

Bu "oybirliği" kimleri üzdü acaba?

Hiç kuşkusuz, artık amaçlarının Cumhuriyet Gazetesi'ni çökertmek olduğu iyice açığa çıkmış olan Ergenekoncuları!

Çünkü sadece gazete manşetlerini süsleyen iddialar, iftiralar, infazlar değil, aynı zamanda gazete içindekileri birbirlerine düşürmek için yayınlanan telefon konuşmaları ve benzeri özel yaşam ilişkilerinin abartılarak teşhiri, Ergenekoncuların önemli hedeflerinden birinin Cumhuriyet'i yıpratmak olduğunu açıkça gösteriyordu.

Cumhuriyet'in Ankara Temsilcisi iken gözaltına alınıp tutuklanan Mustafa Balbay, hâlâ içerde...

Vakıf Başkanı olarak imtiyaz sahipliğini yürüten ve gazetenin zaten doğal karizmatik lideri olan İlhan Selçuk, 85 yaşında Ergenekoncular tarafından reva görülen muameleye tahammül edemeyen bedeninin iflası ile aramızdan ayrıldı!

İlhan Selçuk'un ölümünden sonra, gazeteyi yok etmek isteyen Ergenekoncular için yeni bir umut doğdu:

Acaba içerde bir iktidar kavgası başlatılabilir miydi?

Böyle bir iktidar kavgası gazeteyi parçalayabilir miydi?

Cumhuriyet, böyle bir kavga, kargaşa yaşarsa, okur nezdindeki itibarını yitirir ve tiraj kaybederek zor duruma düşer miydi?

Bu amaca yönelik iddialar, internet sitelerine, televizyonlara ve hatta gazetelere yansıdı:

Gazete içinde bir "ideolojik kavga" çıktığı, bu kavganın tarafları olarak lanse edilen yazarların isimleri üzerinden iddia edildi...

Gazetenin "sermayeye satıldığı" ve "bağımsız kimliğini yitirdiği" yine somut isimlere dayalı olarak öne sürüldü...

Bütün bunlar Ergenekoncuların ve onların destekçisi olan iktidar yanlısı medyanın ellerini ovuşturmasına neden oluyordu...

Ama gazete içinde gelinen bugünkü nokta bütün bu beklentileri boşa çıkardı:

Yeni yönetimle, gazetedeki eski uyumun devam edeceği anlaşıldı!

Tabii spekülasyonlar kesilmeyecek...

Tabii Cumhuriyet'i yıpratmak, hatta olanaklı ise yok etmek isteyen bazı çevreler çalışmalarını sürdürecek...

Tabii bu arada gazete içinde, fikir ayrılıkları, tartışmalar da olacak...

Çünkü Cumhuriyet yazarları birbirlerinin karbon kopyaları değil...

Cumhuriyet'te fikir tartışması olmamasını beklemek, hem gazeteye hem de yazarların kişiliklerine ve özgür düşünce dünyalarına karşı büyük bir haksızlık olur.

Bu fikir ayrılıkları ve tartışmaların bir kısmı belki medyaya da yansıyacak, yansıtılacak...

Bazı isimler tahrik edilecek, kışkırtılacak, gazete içinde kavga çıkartmaya teşvik edilecek...

Olmayan bir hesaplaşma, varmış gibi gösterilmeye, gündeme getirilmeye çalışılacak.

Ama bunların hepsi nafile...

Cumhuriyet, son kararların da açıkça gösterdiği gibi, kritik anlarda, kuruluş amaçlarına, Nadi ailesine, İlhan Selçuk'a yaraşır bir bilinçle bütün bu sorunları aşacak ve yaşamını geliştirerek sürdürecektir...

Bu bilinç, hiçbir Cumhuriyet çalışanının veya yöneticisinin gazeteye zarar verecek yazılara, tahriklere, kışkırtmalara, dedikodulara, spekülasyonlara, oyunlara ve komplolara alet olmasına izin vermeyecektir...

Okurların içi rahat olsun!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional