Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

11 Mart 2002

Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşen, Avrupa Birliği'ne karşı seçenek olarak önerilen Rusya ve İran ile işbirliği konusu, gerçekten çok şaşırtıcı.

Daha önce tartışmaya açılan Rusya, Türkiye ve İsrail eksenindeki yeni bir anti-terör ittifakı önerisi, bu yeni ve garip öneriden çok daha anlamlı ve gerçekçiydi. Çünkü hem hedef somut olarak anti-terör ve bölge güvenliği olarak belirlenmişti hem de bir "bölgesel güç" olma stratejisini izleyen Türkiye'nin genel politikasına uygun bir nitelik taşıyordu.

Oysa Türkiye'nin, hem de Avrupa Birliği'ne seçenek olarak Rusya ve özellikle de İran'la ittifak etmesi aklın alabileceği bir seçenek değil.

Bunun iki nedeni var: Birinci neden, Avrupa Birliği'nin genel niteliğinden kaynaklanıyor. AB, sadece bölgesel bir güç birliği ya da bir stratejik ve askeri ittifak, hatta sadece bir ekonomik birlik değil, geleceğe uzanan bir "uygarlık projesi". Bu çerçevede, hiç bir bölgesel güç birliğinin ya da bir- iki ülke ile yapılacak olan stratejik ve askeri bir ittifakın ya da daha geniş kapsamlı bir işbirliğinin, AB'nin yerini tutması olanaklı değil.

İkinci neden ise İran'ın yıllardır (belki de Şah İsmail'den beri yüzyıllardır) zaman zaman etkin bir biçimde uyguladığı, komşularına ve özellikle de Türkiye'ye de yönelik olan "rejim ihracı" stretejisi. Bağımsız mahkemelerin kararlarıyla da sabit olan, en seçkin aydınlarımızın öldürülmelerindeki İran parmağı ortada dururken, Türkiye hangi akla hizmet ederek, İran'la ittifak edecek? İran'ın, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı gibi ülkenin yetiştirdiği en seçkin aydınlarının tek tek nokta hedefleri haline getirilip yok edilmeleri stratejisinin değiştiğine ilişkin hangi somut belirtiler var ki, böyle bir ittifak bir öneri halinde bile olsa gündeme getirilebiliyor?

Türkiye'nin "ulusal güvenliği" hangi soyut gerekçelerle, somut olarak işlenen cinayetlerin önüne geçirilebilir doğrusu merak ediyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Mart 2019

Valid HTML 4.01 Transitional