Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

10 Mayıs 2010

Baykal'a Yapılan Saldırı: İsmail Küçükkaya'yı Kutluyorum.

Baykal hakkında gerçek mi düzmece mi oldu henüz bilinmeyen ama üretilişi ve yayınlanışı kesinlikle sadece hukuka değil, ahlâka da aykırı olan çirkin haber, medyanın "mesleki ahlak" anlayışı hakkında da bir "mihenk taşı", bir "turnusol kağıdı" oldu.

Kimi gazeteler haberi, hem de fotoğraflı olarak, birinci sayfadan manşet veya sürmanşet biçiminde verdi.

Kimi gazeteler "Alçakça saldırı" başlığını uygun görmüşlerdi.

Ama olay olan görüntüler tüm ayrıntılarıyla anlatılıyordu.

Kimi yazarlar, bu görüntülerin gerçek mi düzmece mi olduğu üzerinde hiç durmadan, sanki gerçekmiş gibi Baykal'ı istifaya davet ediyordu.

Ben görüntülerin gerçek mi yoksa sahte mi olduğu noktasının, tartışmanın odağında yer almasını zaten yanlış buluyorum.

Bence "mesleki ahlak", "medya ahlakı" açısından bu husun fazla bir önemi yok.

Önemli olan, insanların hem Anayasa ile korunan hem de genel ahlak kurallarına göre gizli kalması gereken özel hayatları!

Tabii kayıt sahte ve montaj ise katmerli bir ahlaksızlık ve iyice iğrençleşen bir suç ortaya çıkıyor.

Ama dediğim gibi bence bu noktanın fazla bir önemi yok.

Esas olan medyanın bu habere yaklaşımı.

Ne yazık ki medyamız "mesleki ahlak" ve hatta bırakınız "mesleki ahlakı", "genel ahlak" konusunda bile başarılı bir sınav veremedi.

Belki bir gazetenin, Akşam gazetesinin ve onun Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya'nın duruşu, bizi biraz teselli edebilir:

Akşam gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya bütün gazetelerde yer alan Baykal hakkındaki çirkin saldırıya gazetesinin sayfalarında yer vermedi.

"Haneye tecavüz" başlığıyla 8 Mayıs'ta yazdığı açıklama yazısında, haberi kullanıp kullanmama konusunda tarihlerinin en uzun yazı işleri toplantısını yaptıklarını vurguluyor, öteki gazetelerin yayın yönetmeleriyle temasa geçtiğini anlatıyor, toplantıda arkadaşlarının önerdikleri başlıklardan örnekler veriyor ve başka bazı gazetelerin haberi yayınlama kararına karşı ve karşın, vardıkları son noktaya şöyle açıklıyordu:

"...Bizimki ilkesel bir duruştur. Dileriz kimse için söz konusu olmaz ama her kimin başına gelirse gelsin gizli kamera tuzaklı haberler bizim sayfalarımızda yer almayacak, asla."

Üstelik aynı gün manşetten, Erzincan'a gittiği ileri sürülen Albay Dursun Çiçek'le (belki de kasten) karıştırılan Erzincan'a giden gerçek Dursun Çiçek'in kimliğini açıklayan haberi veriyor ve böylece önemli bir gazetecilik yapıyordu.

İnsan, Küçükkaya gibi genç meslektaşlarının varlığını görünce, biraz da olsa medyanın kötü gidişi konusundaki karamsarlığından kurtuluyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional