Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

10 Kasım 2003

Avrupa Birliği neden birdenbire Kopenhag kriterleri içinde yer almayan Kıbrıs sorununu Türkiye için hazırlanan "Gelişme Raporunda" dile getirdi ve (kendi istediği koşullarla) ivedi bir çözümü bastırdı?

Hiç kuşkusuz bunun bir nedeni 1 Mayıs 2004 tarihinde Kıbrıs'ın, yani Kıbrıs Rum kesiminin Avrupa Birliği'ne üye olması.

Kıbrıs Devleti'ni Rumların temsil ettiğini kabul eden ve KKTC'yi tanımayan, Türkiye'yi de adada işgalci kabul eden Yunan görüşünü benimseyen Avrupa Birliği, üyeliği başlamadan önce Kıbrıs'taki bölünme sorununu çözmek istiyor.

Yunanistan'ın AB üyesi olmasından ve veto hakkından kaynaklanan bu durum, yani AB'nin Türkiye'ye karşı doğrudan doğruya Yunan görüşünü benimseyerek tavır alması, tabii Yunanistan için büyük bir zafer.

Zaten AB'ye üye olduğundan beri, hem dostluklarını hem de siyasal veto hakkını kullanan Yunanistan, Türkiye-AB ilişkilerinde hep kendi sorunlarını AB'nin sorunları haline getirmiş ve Türkiye'ye karşı mevzi kazanmıştır. Bu açıdan Kopenhag kriterleri arasında bulunmayan Kıbrıs sorununun son anda Türkiye raporuna sokuşturulması, eskiden beri Türkiye'ye yapılagelen haksızlıklar zincirine yeni bir halka eklemekten başka bir anlam taşımıyor gibi düşünülebilir. Ama bu doğru değil.

Bence sorunun bir başka yönü daha var:1 Mayıs 2004'ten itibaren on yeni üyenin katılımıyla genişleyecek olan Avrupa Birliği, bu kadar üye arasında "oybirliğini" sağlamak çok zor olacağı için, yeni anayasası ile birlikte karar alma mekanizmasını da değiştiriyor: Artık "oybirliği" değil, beşte üç veya üçte iki "nitelikli çoğunluk" aranacak karar vermek için.

Bu durum, yanına kardeş Kıbrıs'ı da aldığı için gücünün arttığını düşünen Yunanistan'ın "veto hakkını" elinden alıyor ve bir anlamda elini Türkiye'ye karşı güçsüzleştiriyor.

Sanıyorum, Kıbrıs'ın son rapora alel acele sokuşturulmasının altında, sadece Kıbrıs Rum kesiminin AB üyeliği değil, 1 Mayıs 2004'ten sonra Yunanistan'ın elinden veto hakkının alınması olayı da yatıyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional