Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

10 Ekim 2005

AKP Neden AB Karşısında Güçsüz?

Halkımız herhalde büyük bir hayretle, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, AB ile Türkiye arasındaki Müzakere Çerçeve Belgesi krizi sırasındaki pazarlıkları AKP Genel Merkezi'nde yürüttüğünü, hatta İngiliz Büyükelçisi Westmacott'u da burada kabul ettiğini seyretti.

Sanki AB ile ilişkileri sürdüren insan, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı değil de AKP Genel Başkanıydı; ya da Recep Tayyip Erdoğan AB ile ilişkileri, Başbakan kimliğiyle değil de AKP Genel Başkanı kimliğiyle yürütüyordu.

Yanında da Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül vardı.

Ama orada Dışişleri Bakanlığı'nın bürokratları var mıydı, bilmiyoruz.

Bence bu gayriciddilik, AKP yöneticilerinin kendilerine olan güvensizliğinden kaynaklanıyor.

Bu kriz anında "devletin" uzmanlarıyla değil, "kendi cemaati" ile birlikte olmayı, onlardan güç almayı tercih ettiler.

Çünkü iktidarlarının, Meclis'te sahip oldukları çoğunluğa karşın, yine de seçmenin vicdanında bir "meşruiyet" sorunu ile karşı karşıya olduğunu biliyor, kendilerini sadece bu açıdan değil, politik ve ideolojik olarak güçsüz hissediyorlardı.

Neden bir meşruiyet sorunu ile karşı karşıyalar:

Bu meşruiyet sorunu, yasal ya da hukuki bir meşruiyet sorunu değil; seçim yasalarından, Türkiye'de sistemin temsil adaletini sağlayamamış olmasından kaynaklanıyor:

Siz kayıtlı seçmenlerin dörtte birinin, oy kullanan seçmenlerin ise ancak üçte birinin oylarıyla Meclis'te üçte iki çoğunluk sağlarsanız, tabii ki vicdanlarda bir meşruiyet sorununuz olur.

Meşruiyet sorununun ikinci kaynağı, AKP yöneticilerinin on yıllık bir sürede gösterdikleri "inanılmaz" değişimdir:

Siz on yıl önce radikal İslamcı görüşleri savunur, rejimi değiştirme eğilimleri sergiler, AB'ye "Hıristiyan kulübü" olarak karşı çıkarken, on yıl sonra "muhafazakar demokrat" olduğunuzu öne sürer ve "koşulsuz" AB destekçisi kesilirseniz, tabii ki vicdanlarda bazı soru işaretleri oluşur.

Bütün bunlara ek olarak AKP yöneticilerinin kendilerini güçsüz hissetmelerinin siyasal ve ideolojik bir başka nedeni daha var:

Ne yazık ki günümüzde siyasal İslam (ister radikal olsun, isterse ılımlı) siyasal, toplumsal ve ekonomik bir model, bir proje ortaya koyamamaktadır.

Siyasal İslam kökenli AKP yöneticileri, bu eksikliklerini yani boşluklarını, eskiden kökten karşı oldukları AB projesine kayıtsız koşulsuz bağlanmakla doldurmuşlardır.

Bu nedenle de hem bu projeye kendilerinin ne denli inandıkları kuşkuludur, hem de seçmen gözünde inandırıcılıkları çok yüksek değildir.

İşte sanıyorum, sayısal olarak güçlü, ama siyasal olarak meşruiyet ve inandırıcılık sorunlarıyla karşı karşıya olan AKP yöneticileri bu nedenlerle, kamuoyuna açık, devletin organlarıyla birlikte şeffaf, bilimsel bir kriz yönetimi yerine, bunalımı kendilerini daha rahat ve güvende hissettikleri parti cemaati ortamında çözmeyi tercih etmişlerdir.

Bu "Müzakere Çerçeve Belgesi" ile Allah sonumuzu hayır etsin!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 15 Temmuz 2019

Valid HTML 4.01 Transitional