Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

BAVUL DERGİ, EKİM 2017

 

EMRE KONGAR

 

YAZ BİTER, AŞK BİTMEZ!
 

Hani bazı kamyonların arkasında yazar:

"Ömür biter, yol bitmez!"

İşte aynen onun gibi "Yaz biter, aşk bitmez!"

Peki ya "Yaz aşkları?"

Yaz bitince "Yaz aşkları" de biter mi?

* * *

"Yaz aşkları geçicidir, önemsizdir" diyenlere bir sorum var:

Hiç solmayacak diye, plastik yapay gülleri, varlığı bir mevsim süren, mis gibi kokan gerçek güllere tercih mi edeceksiniz?

* * *

Kimi yaz aşkları geçicidir...

Kimisi çok çok kısadır:

Bir yaz mevsimine birden fazlası bile sığar!

Kimi yaz aşkları ise kalıcıdır:

Uzun süren evliliklere kadar gideni az görülen olaylardan değildir.

* * *

Benim gibi aşkın kendisine aşık olanlar, her an aşk yaşayanlar için ise, ister kısa, ister uzun olsun, her aşk gibi bütün yaz akları da ömür boyu sürer!

Sakın sadece tensel aktan söz ettiğim sanılmasın:

Aşkın kendisine aşık olmaktan, soyut aşka duyulan somut aşktan, ya da somut aşka duyulan soyut aşktan söz ediyorum...

Elbette şairin dediği gibi tensel aşk olmadan zaten aşk aşk değildir ama, sadece tensel ilişkide kalan aşk da aşk sayılmaz...

Her gerçek aşk, aslında insanlığın, hatta evrenin sırrını da içinde taşır...

Aşağıdaki dizelerin tasavvuf felsefesine gönderme yaparak ifade ettiği gibi:

Kanmaz en uzun buseye, öptükçe susuzdur.

Zira susatan zevk o dudaklardaki tuzdur;

İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan,

Bir sır gibidir az çok ilah olduğumuzdan.

* * *

Evet her aşk az çok ilahidir, her aşık da az çok ilah...

Çünkü aşık insan, duyguların en ilahisi olan aşk ile bezenmiş, maşuk ile bütünleşmiştir:

İster bir mevsim süresince...

İster bir mevsimde bir kaç kez...

İsterse bir ömür boyunca!

* * *

Gerçek aşkı tatmış olanlar o dizelerdeki doyulmaz tadı bilir:

Kanmaz en uzun buseye, öptükçe susuzdur...

Zira susatan zevk o dudaklardaki tuzdur!

O öyle bir tattır ki, tuzun yarattığı susuzluk bir ömür boyu sürer!

* * *

Her mevsim dönümünde, o mevsimde yaşamış olduğum aşkları yeniden hayal ederim:

Yaz biterken yaz aşklarını...

Kış biterken kış aşklarını...

İlkbahar ve son bahar biterken kimi heyecanlı bir başlangıç, kimi de hüzünlü bir bitiş olan bahar aşklarımı!

* * *

Her yaz biterken, lise yıllarımda gittiğim, İstanbul Florya'daki belediye kampingi canlanır hayalimde:

Bir ay biçiminde dizilmiş olan odaların ortasında yer alan sahildeki restoranın deniz üstündeki beton dans pistinde, ay ışığında, "I found my love in Portofino" ile dans eden mayolu bir çift lise öğrencisi!

Mehtabın ışıltısı önündeki siluetleri, sanki dışardan bakıyormuşçasına hâlâ gözümün önündedir!

Şimdi o kız ve o oğlan nerelerdedir?

Hangi maviliklere, hangi serüvenlere yelken açmışlardır?

Hangi şömine ateşi önünde kaç tane kış aşkı yaşamışlardır?

Kaç kez aşk ateşiyle yanmış, dondurucu soğuğun yaşandığı kış günlerinde, karlara bata çıka kan ter içinde sevgililerine koşmuşlardır?

Kaç kez kilitte dönen anahtarın sesini beklemişlerdir?

* * *

O sevgililer o dans pistine nereden gelmişlerdir?

Hangi dört atlı gerdune onları oraya dolu dizgin getirmiştir?

O leziz uykularından uyandıklarında evren kapkaranlık olmuş mudur?

O saçların rayihasını unutabilmişler midir?

O aşkın insanı ilahlaştıran ateşini yüreklerinden söküp atabilmişler midir?

* * *

Bana kalsa hayatında hiç aşık olmamış insanlara kesinlikle politikayı yasaklarım:

Çünkü aşk ateşiyle yanmamış bir insana ülke yönetimini emanet edemem...

Çünkü tek bir insanı tutkuyla sevmeyi bilmeyen, bu duyguyu yaşamayan birinin, ülkesini, ülkesindeki insanları gerçekten, yürekten sevebileceğine inanmam!

* * *

Abidin elbette aşkın resmini yapar:

Çünkü o insana, insanlığa aşıktır!

Nazım elbette aşkın şiirini yazar:

Çünkü o insana, insanlığa aşıktır!

* * *

Seven insan için aşkın mevsimi olmaz:

Ya vuslatın sonsuz cennetinde yaşar...

Ya da özlemin o bitmez tükenmez cehenneminde!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 21 Ocak 2019

Valid HTML 4.01 Transitional