Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

BAVUL DERGİ, EYLÜL 2017

 

EMRE KONGAR

 

AŞKIN VE HAYAL KURMANIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
 

Siz hiç hayal kurar mısınız?

Ben çok hayal kurarım:

Hemen hemen her zaman ve her yerde!

Siz hiç aşık oldunuz mu?

Ben hep aşık olurum:

Hemen hemen her zaman ve her yerde!

* * *

Ne demiş şair:

"İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."

Bütün ömrümce, çevremi, olayları, insanları, gözlemleyerek, irdeleyerek, anlamaya çalışarak, onun için de olayları ve kişileri dibine kadar hissederek, gırtlağıma kadar gerçeklere batmış olarak, dolu dolu yaşamayı sevdim...

Galiba gerçek yaşamın karmaşıklığı ve yoğunluğu hayatımı dolduramadığı, monotonlaştığı zaman da derhal "Hayal Alemi"ne göç ediyorum!

* * *

Hayal kurmaya nasıl başladığımı, ilk defa, ne zaman, nerede, nasıl hayal kurduğumu...

Ve en önemlisi de, ne hayali kurduğumu çok iyi anımsıyorum:

Çarşıkapı'daki evdeydik. Ben ilkokul 3. sınıfta, Çarşıkapı'daki Balipaşa İlkokulundan ayrılmış, Şişli Terakki Lisesi'nin ilkokul bölümüne başlamıştım. Arkada bıraktığım okulda o zamanki çocukluk aşkıyla sevdiğim (ya da sevdiğimi sandığım) bir kız arkadaşım vardı...

İşte bir gece, Pekit Evi adlı apartmanın birinci katındaki küçük apartman dairesinin üç odasından birindeki yatağımda, caddeden geçen tramvay seslerinin ve sarsıntılarının böldüğü uykumun arasında, yıllar sonra o kızla karşılaştığımı hayal ediyordum:

Üzerimde kalın örgülü, dik yaka, beyaz bir kazak olacaktı...

* * *

İster inanın ister inanmayın, bütün hayal ettiğim bu kadar mütevazı bir görüntüydü:

Kalın örülmüş, dik yaka bir beyaz kazak içindeki bir yeniden karşılaşma.

Şimdi bu yazıyı yazarken düşünüyorum:

Acaba hayal ettiğim şey o aşık olduğum kızla mı karşılaşmaktı, yoksa ona üzerimde çok şık duracağına ve beni yakışıklı göstereceğine inandığım, kalın örgülü, dik yaka, beyaz bir kazak içinde görünmek mi?

Sınıf arkadaşım olan kıza mı aşıktım...

Kalın örgülü, dik yakalı beyaz kazağa mı...

Yoksa kendime mi?

* * *

"İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur" diye bir atasözümüz var.

Ben eğitime inanırım...

Ama insanın genetik mirasına ve kişiliğimizi oluşturan hormonların etkilerine de.

Eğitime olan inancım, insanın yedisinden yetmişine kadar değişmeyeceğini belirten bu atasözünü reddeder...

Genetik mirasa ve hormonlara olan inancım ise, düşünce ve inançlar değişse de tepkisel tutum ve davranışların pek değişmeyeceğine ilişkin olan bu atasözünü kabul eder:

Hayal kurmaya 7-10 yaşlarım arasında başladığım anlaşılıyor...

Şimdi, aradan geçen 70 yıldan sonra da, hayal kurma sıklığım ve yoğunluğum bakımından kendimde pek bir değişme hissetmiyorum doğrusu!

* * *

Aşk:

Dünyanın en güzel duygusu...

İnsanı yücelten, kişiye yaşadığını hissettiren duygu!

Bu duyguyu her an yaşayabilir misiniz?

İçinde yaşadığınız "Gerçek Dünya" buna izin verir mi?

İnandığınız ve uğruna savaş verdiğiniz "Soyut insanlık", somut insana, tek bir kanlı canlı bireye dönüştüğünde, aynı sevgiyi aynı coşkuyla, aşk olarak hissedebilir misiniz?

Ünlü sözde belirtildiği gibi "Aşkın güzü kör müdür?"

Adeta ilahi bir güzellik atfettiğiniz sevgiliniz gerçekten kusursuz mudur?

Ona hiç kırılmaz, kızmaz, onda hiç bir eksiklik ve fazlalık bulmaz, ondan hiç bıkıp usanmaz mısınız?

Günlük yaşamın çirkinlikleri, pislikleri, monotonlukları aşkınızı lekelemez mi?

Onunla birlikteyken her an cennette misinizdir?

"Hayal aleminde" yaşıyorsanız evet!

* * *

Hayat mücadelesinde, "Gerçek Dünya"nın her türlü pisliğine, çirkinliğine göğüs gererek, iki yüzlülüğü, ihaneti, iliklerine kadar hissederek yaşarken, aynı anda, onu, o sevgiliyi, "Hayal Alemi"nde hissetmek...

"Gerçek Dünya"daki vuslatı, o vuslattaki aşık ve maşuku, yani somuttan soyuta giden sonsuz aşkı, "Hayal Alemi"ne taşımak...

Ve ne geçmişe dönmek, ne geleceği özlemek, ama sürekli bir sonsuzluk duygusuyla "şimdiki zamanı" "Hayal Alemi"nde yaşamak!

* * *

Unutma ne diyordu şair:

"Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,

Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,

Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!...

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."

* * *

İnsan faşizme karşı direnirken:

Her zaman elinde pankart, Ankara-İstanbul yolunda, kalabalıklarla birlikte, Adalet için yürümez...

Bazen de, tek başına da kalsa direnecek gücü aldığı kişiliğiyle, yalnız başına, denizle kumun öpüştüğü sahillerde, sonsuz bir "Hayal Aleminin" "Hür maviliğinde" yürür!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 25 Mart 2019

Valid HTML 4.01 Transitional