Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

BAVUL DERGİ, NİSAN 2017

 

EMRE KONGAR

 

NİSAN GÜNLERİNDE AŞK
 

Bir Nisan sabahında

Aklında bir hayırla çıkacaksın yola

Yüzyıllık bir müjdeyle döneceksin

O artık hiç olamadığın kadar sensin!

Macit Koper.

* * *

Anadolu folkloruna göre Nisan yağmurlarının özel bir önemi vardır:

Nisan yağmuru suyunun, kısırlığa, baş ağrısına, bel ağrısına, göğüs ağrısına, soğuk algınlığına iyi geldiğine, insanın yüreğindeki sıkıntıyı, evhamı ve hatta kötülükleri yok ettiğine inanılır.

Gerçekten de Orta Anadolu insanı için Nisan yağmuru gökten yağan berekettir:

Tarlaların suya en çok ihtiyaç duyduğu dönemde yağan nisan yağmurları, bolluk habercisidir.

Konya'da, Selçuklular zamanında Nisan yağmur suları toplanarak hastalara şifa olarak dağıtılır, Mevlana Dergâhı'nda misafirlere ikram edilirmiş.

* * *

Nisan yağmurlarının suyunda bol miktarda demir olduğunu düşünenler ve bundan yararlanılmasını önerenler de vardır:

Nisan yağmurunda dolaşıp ıslanın, yağmur suyunu toplayıp duş yapın; hayvanlarınıza bu sudan içirin, onları da yağmurda dolaştırın; yaşlıların ellerine, yüzlerine, saçlarına yağmur suyu sürün derler.

Ayrıca, Nisan yağmurlarının sevgi, şefkat ve hoşgörü aşıladığına da inanırlar.

* * *

Ülkemizdeki bağımsızlık savaşının simgesi olan Meclis'in 23 Nisan'da Ankara'da açıldığını düşününce doğrusu ben de, Nisan yağmurlarının sularında keramet arayanların kervanına katılmakta bir sakınca görmedim:

Nisan yağmurları ile kurulan Meclis ve bu Meclis'in önderlik ettiği İstiklal Savaşı, ilan ettiği Cumhuriyet, ülkemize çağdaşlığı, kalkınmayı, sağlığı, eğitimi, demokrasiyi, kısacası uygarlığı ve bereketi getirmiştir.

Bugün bu topraklardaki insanlar yaşamlarını, 23 Nisan sayesinde, kör topal da olsa, özgür ve bağımsız olarak sürdürebilmek umudunu taşımaktadır.

Osmanlı döneminde hamam külhancılığından ileri gidemeyecek ama bugün bu topraklarda koltuk, makam, mansıp sahibi olanlar ise, bunu doğrudan 23 Nisan'a borçludurlar:

Hani şu zaman zaman nankörce bir umursamazlıkla "Parantez" olarak küçümsedikleri Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Nisan Meclisine!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk 23 Nisan'ın önemini, anlamını ve değerini bildiği için, İstiklal Savaşı'nın en kritik zamanlarında, Meclis'le ters düştüğünde bile, onu korumuş, varlığına toz kondurmamıştır:

Çünkü 23 Nisan, çürümüş bir Halife-Sultan'ın, yani Padişah'ın otoritesini, egemenliğini, dejenere olmuş bir ailenin elinden alıp ulusa vermiştir.

23 Nisan aynı zamanda, kendisine, kendini yönetme hak ve olanağının verildiği bu ulusun, hem oluşum sürecini hızlandırmış, hem de sonunda bu ulus içinde, bütün siyasal ve kültürel kimlikler, etnik gruplar, mezhepler ve dinlerle, barış ve eşitlik içinde yaşamanın hedefi olan, İnsan Haklarına Dayalı, Özgürlükçü, Parlamenter Demokrasiyi başlatmıştır!

16 Nisan'da, Parlamenter Demokratik Rejimini "Laik ve Sosyal Hukuk Devleti" hedefine doğru, ağır aksak da olsa yürütmeye çalışan ulusun (milletin-halkın-vatandaşın-seçmenin) bu egemenlik hakkını, onun elinden alıp yeniden tek bir kişiye vermek istiyorlar!

* * *

23 Nisan nedir...

16 Nisan ne getiriyor:

23 Nisan, ulusal egemenliktir...

16 Nisan, egemenliği ulustan alıp, tek bir bireye veriyor!

23 Nisan, Parlamenter Rejimin doğuşudur...

16 Nisan, Parlamenter Rejimi katlediyor!

23 Nisan, çağ gerisi kalmış padişahlığın tasfiyesidir...

16 Nisan, ülkeyi padişahlığın bile gerisine götürüyor!

23 Nisan, Meclis'i tam yetkili kılınmasıdır...

16 Nisan, Meclis'in yetkilerini sınırlıyor ve kısıtlıyor!

23 Nisan, halkın kulluktan vatandaşlığa yükselişidir...

16 Nisan, vatandaşları, yeniden kulluğa indirgiyor!

* * *

Özetle:

23 Nisan, Nisan günlerinde aşktır:

Vatan aşkıdır...

Millet aşkıdır...

Bağımsızlık aşkıdır...

Özgürlük aşkıdır...

Adalet aşkıdır...

Demokrasi aşkıdır!

16 Nisan, Nisan günlerinde karabasandır:

Darbe teşebbüsünü bahane eden bir karşı darbedir...

Olağanüstü Haldir...

Kanun Hükmünde Kararnamedir...

Memurların işten atılmasıdır...

Yazarların, çizerlerin, gazetecilerin, hapsedilmesidir...

Hapsedilenlerin, haklarında iddianame bile hazırlanmadan içerde unutulmasıdır...

İnsanların, şirketlerin, mallarına, mülklerine el konulmasıdır...

Üniversitelerin, susturulmasıdır...

Sivil Toplum Örgütlerinin baskı altına alınmasıdır...

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti"nin "AKP'nin Parti Devleti" haline getirilmesidir...

Parlamenter Demokrasinin bitirilmesi, tek adam yönetiminin kurulmasıdır!

* * *

16 Nisan, 23 Nisan'dan sadece bir hafta önce gibi görünüyor ama aslında ülkeyi bir kaç yüzyıl geriye götürecek bir tehdit, bir tehlikedir!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional