Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

BAVUL DERGİ, MART 2017

 

EMRE KONGAR

 

CÜZZAMLA VE VİCDANLA BAŞLAYAN MUCİZE: AT KIZ TÜRKAN SAYLAN
 

Emre Kongar ve Türkan Saylan

Toplum, Prof. Türkan Saylan'ı genel olarak, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği bağlamında yaptığı eğitim etkinlikleriyle tanır:

Atatürkçü bir felsefeyle, başta yoksul kızlarımız olmak kaydıyla, binlerce muhtaç çocuğumuza sağladığı eğitim olanaklarıyla tarihe geçmiştir.

Oysa asıl mesleğini gölgeleyen bu toplumsal hizmet aşkının arkasında tam bir tıp/sağlık mücadelesi ve başarısı yatar.

Toplumsal Bilinç, Türkan Saylan'da Vicdandan Kaynaklanır.

Hazreti İsa'nın gösterdiği iddia edilen mucizelerin başında cüzzam hastalığını iyileştirmesi yatar.

Manastır göçmeni bir ailenin kızı olan Türkan Saylan da daha tıp öğrencisiyken cüzzamlıların sorunlarını kendi vicdanında hisseder ve Hazreti İsa'nın gösterdiği mucize gibi çalışmalarla, binlerce hastayı sağlığına kavuşturur:

"1958 yılıydı... Bakırköy Akıl Hastanesi'ni görmeye gitmiştik... Cüzzamlılar pavyonuna giderken, 'Sakın yaklaşmayın, ellerinizi değdirmeyin, uzak durun' diye uyarıyorlardı bizi. Bu bana çok ters geldi birden. Hayvanat bahçesine mi gidiyoruz, ne demek uzak durmak, biz doktor olmayacak mıyız, hastaya uzak durulur mu?... Hastalar ellerini uzattılar, ayaklarını gösterdiler; yaraları vardı, sarılmıştı. Kiminin gözleri kör olmuştu, kimi sakattı... Bu görüntü günlerce rüyama girdi. Kitaplar buldum, okumaya başladım. Ve gördüm ki bu hastalığın tedavisi var. Bunları öğrenince bir suçluluk duygusuna kapıldım, böyle basit bir çözümü olan bu hastalık neden toplumsal bir yara haline gelmiş diye "

Anılarının siyahla vurguladığım son satırlarındadır Türkan Saylan'ın kişiliği...

Türkan Saylan'ı Türkan Saylan yapan, tarihe mal eden o toplumsal bilinç, onu geceleri uyutmayan o müthiş vicdandan kaynaklanmıştır!

* * *

Bir Doktor Olarak Türkan Saylan.

1963 yılında Tıbbiyeyi bitirdikten sonra, SSK Nişantaşı Hastanesi'nde Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı olur.

1976 yılında Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı'nı 1981'de Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi'ni kurar ve 21 yıl, gönüllü olarak Başhekimliği'ni yapar. Lepra konusundaki çalışmaları 1986'da ona Hindistan'dan "Uluslararası Gandhi Ödülü"nü getirir.

Toplam 440 yayını bulunmaktadır. Bunların 50'si yabancı dergilerde yayınlanmış tıbbi çalışmaları, 204'ü tıbbi, sosyal ve siyasal içerikli gazete makaleleri, 186'sı ise Türkçe tıbbi dergilerde ve kongre kitaplarında yayınlanmış araştırma, derleme ve olgu bildirimleridir.

Derslerde okutulan "1. Basamak Sağlık Hizmetlerinde Deri ve Zührevi Hastalıklar El Kitabı" , makalelerini içeren "Cumhuriyetin Bireyi Olmak", çocukluk yaşamını anlatan "AT KIZ", son yazılarını topladığı "Cumhuriyetin Bireyi Olmak II", Mehmet Zaman Saçlıoğlu'nca kaleme alınmış yaşam öyküsü "Güneş Umuttan Şimdi Doğar", Cumhuriyet Radyo'da konuklarıyla yaptığı söyleşilerden oluşan "Geçmişten Geleceğe Radyo Cumhuriyet'te Çağdaş İnsan Söyleşileri", Zehra İpşiroğlu'nun yaptığı bir söyleşiyi kapsayan "Yapıcılığın Gücü", olmak üzere 7 kitabı vardır.

* * *

Bir Eğitim Savaşçısı Olarak Türkan Saylan.

Onu cüzzam hastalığıyla mücadeleye sevk eden toplumsal bilinç ve vicdan, Türkiye'nin azgelişmiş yapısına karşı da savaşa sokmuştu:

Kitaplarına, anılarına, duygu ve düşüncelerine baktığımızda, saçlarını at kuyruğu biçiminde bağladığı için babasının "At kız" dediği Türkan Saylan'ın, aslında Türkiye'nin geri kalmışlığını kabullenemeyen, bu geri kalmışlığa isyan eden bir toplum savaşçısı olduğunu anlarız.

Cüzzam hastalığının toplumsal yönleriyle dikkatini çeken bu geri kalmışlığa karşı olan savaşını, en anlamlı alanda, eğitim alanında başlatmış ve büyük bir başarıya erişmiştir.

Türkiye'yi dinbaz politikacıların ürettiği karanlıktan kurtarmak için giriştiği eğitim atılımı dolayısıyla, ÇYDD, dernek yöneticileri ve bizzat kendisi, Gülen Cemaati'nin tezgahladığı 1. Silivri Trajedisi zamanında büyük bir kumpasla karşı karşıya kalmış, ama zarif görüntüsünden beklenmeyecek çelik gibi bir direnişle bütün saldırılara karşı bir kale gibi sağlam durmasını bilmiştir.

Onunla, yıllar önce, bir konferans vermek için beni davet ettiğinde tanışmış, konferanstan sonra da, utangaç gülümsemeli o güzel yüzün arkasındaki rengarenk kişiliğine yakınlaşma ve iç dünyasını tanıma fırsatı bulmuştum.

O zamandan beri de dostluğumuz derinleşerek sürmüştü...

Türkiye'de Atatürk'ü, Atatürk Devrimleri'ni, çağdaşlığı, en iyi anlayan, en iyi anlatan ve en iyi uygulayan, bir doktor, bir düşünce ve bir eylem insanıdır Türkan Saylan.

Ne mutlu bana ki onu tanıma ve onunla aynı havayı soluma fırsatım oldu!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 15 Temmuz 2019

Valid HTML 4.01 Transitional